Dijital İletişim Sorunları Hukuki Tartışmalara Yansıyor: Psikolojik Şiddet Değerlendirmeleri Artıyor

2 Dakika Okuma

Dijital çağda iletişim alışkanlıklarının değişmesiyle, eşler ve partnerler arasında yaşanan sorunlar yeni hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Sessize alma, engelleme ya da mesajlara bilinçli şekilde cevap vermeme gibi durumların psikolojik şiddet sayılıp sayılmayacağı, son dönemde aile mahkemelerine yansıyan dosyalarla birlikte gündeme geldi.

Aile mahkemelerinde görülen davalarda, klasik fiziksel şiddetin yanı sıra duygusal ve dijital baskı unsurlarının delil olarak sunulduğu görülüyor. Uzmanlar, dijital ortamda sergilenen bu tür davranışların sistematik ve kasıtlı olması halinde hukuki sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Avukat Burak Evci, şiddetin artık yalnızca fiziksel eylemlerle sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Günümüzde iletişimin büyük bir kısmı dijital mecralar üzerinden yürütülmektedir. Eşin ya da partnerin sürekli olarak sessize alınması, engellenmesi veya mesajlara kasıtlı şekilde cevap verilmemesi, karşı tarafta değersizlik ve dışlanmışlık hissi oluşturmaktadır. Bu durum süreklilik arz ederse psikolojik şiddet olarak değerlendirilmektedir” dedi.

Eşin diğer eşi yok sayması, iletişimi bilinçli biçimde kesmesi kusur olarak kabul edilmektedir.

Mahkemelerin bireyin ruhsal bütünlüğüne zarar veren davranışları da dikkate aldığını ifade eden Evci, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına dikkat çekerek, “Eşin diğer eşi yok sayması, küçük düşürmesi, iletişimi bilinçli biçimde kesmesi kusur olarak kabul edilmektedir. Dijital platformlar üzerinden yapılan bu eylemler de aynı doğrultuda değerlendirilmektedir” diye konuştu.

Her iletişim kopukluğu hukuki netice doğurmuyor.

Uzmanlara göre, her iletişim kopukluğu hukuki sonuç doğurmuyor. Bu tür davranışların tek seferlik değil, sistematik ve kasıtlı bir şekilde gerçekleştirilmesi önem taşıyor. Boşanma davalarında delillendirmenin kritik olduğunu vurgulayan Evci, “Ekran görüntüleri, mesaj kayıtları ve tanık beyanlarıyla desteklenen dijital davranışlar, mahkeme nezdinde ciddi şekilde değerlendirilmektedir. Vatandaşlarımız dijital ortamda sergiledikleri tutumların hukuki sonuçlar doğurabileceğini unutmamalıdır” şeklinde konuştu.

Hukukçular, dijitalleşen dünyada iletişim biçimlerinin yalnızca sosyal değil, aynı zamanda hukuki sorumluluk doğuran alanlar haline geldiğini belirterek, bireyleri dijital davranışları konusunda daha dikkatli olmaya davet ediyor.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version