Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonunun en önemli konuda güçlü bir veri bütünlüğü sağlayacağını belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak yerel yönetimler ile merkezi idare arasında güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir. Bu bütünlük, şehirlerimizin planlanmasında, yatırımların yönlendirilmesinde ve risklerin yönetilmesinde devletimizin karar alma kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecektir” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu olarak kurumlar arasında güçlü bir iş birliği tesis edilmesiyle coğrafi bilgiyi üreten, karar süreçlerine yön veren ve katma değere dönüştüren bir yapıyı kararlılıkla inşa ettiklerini ifade etti. Yılmaz, Ulusal Coğrafi Bilgi Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesinde 2025 yılı için öngörülen 64 eylemin yüzde 91 oranında başarıyla gerçekleştirildiğini de sözlerine ekledi.
Coğrafi bilginin afet yönetiminde kullanılmasına yönelik önemli adımlar atıldı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, coğrafi bilginin afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası iyileştirme süreçlerinde etkin kullanılmasına yönelik önemli adımlar atıldığını belirtti. “Afet ve acil durumlara ilişkin coğrafi veri üretimi ve paylaşımına dair usul ve esaslar güncellenmiş; 200’ün üzerinde coğrafi veri katmanı tanımlanmıştır. Böylece afet yönetiminde; doğru, güncel ve bütünleşik coğrafi veriye dayalı olarak risklerin önceden tespit edilmesini, müdahale kaynaklarının doğru yerde ve doğru zamanda kullanılmasını mümkün kılan veri temelli yönetim kapasitesi önemli ölçüde güçlendirilmiştir. Ayrıca, şehirlerimizin ve yerleşim alanlarımızın geleceğini güvence altına alacak doğru, güncel ve bütünleşik coğrafi veri altyapısına kavuşturulması hedefi kapsamında kent ölçeğindeki verilerin ulusal sistemlerle uyumunun güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak yerel yönetimler ile merkezi idare arasında güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir. Bu bütünlük, şehirlerimizin planlanmasında, yatırımların yönlendirilmesinde ve risklerin yönetilmesinde devletimizin karar alma kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecektir” diye konuştu.
Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu, e-Devlet kapısından 700 bini aşkın kullanıcıya ulaştı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, coğrafi bilginin vatandaşlar ve kamu kurumları tarafından erişilebilir, kullanılabilir ve katma değer üreten bir yapıya kavuşturulmasına özel önem verdiklerini kaydetti. “Bu doğrultuda, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu 01 Ocak 2025 tarihi itibariyle e-Devlet kapısıyla tam entegre şekilde kullanıma açıldı. 2025 yılı başında 14 bin kullanıcısı olan platform, e-Devlet kapısı üzerinden kullanıma açıldıktan sonra, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 700 bini aşkın kullanıcıya ulaşma başarısı göstermiştir. Platform, kamudan özel sektöre, genel yönetimlerden akademiye kadar geniş bir kesime hizmet sunmaktadır. Özel sektör tarafından geliştirilen Coğrafi Bilgi Sistemi projeleri, yalnızca teknik çalışmalar değil; yatırım, üretim ve rekabet gücünü artıran stratejik kalkınma araçları hâline gelmiştir” ifadelerini kullandı.
Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisinde coğrafi veri katmanı artırıldı.
Kurul tarafından alınan kararlar doğrultusunda, stratejik önceliklere uyumlu biçimde veri üretiminden kurumsal entegrasyona kadar birçok alanda somut, ölçülebilir ve sahaya yansıyan ilerlemeler kaydedildiğini aktaran Yılmaz, “Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisinde yapılan güncelleme ile 630 adet olan coğrafi veri katmanı 730’a çıkarılmıştır. 730 coğrafi veri katmanını güncellenmiş veri sözlüğü ile birleştiren bu sistem, kurumlar arası veri paylaşımını hızlandırmakta, mükerrer veri üretimini önlemekte, kaynak verimliliğini artırmakta ve veri temelli kamu yönetimini güçlendirmektedir. Ulusal Bina Envanteri çalışmalarına ivme kazandırılmış; bina ve yapı verileri, ilgili kurumlar tarafından güncel, güvenilir ve bütünleşik bir envanter yapısına kavuşturulmuştur. Yapı güvenliğinin sahada izlenmesine yönelik en temel araçlardan biri olan Bina Kimlik Sertifikası uygulaması kapsamında, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde 2026 Ocak ayı itibariyle yaklaşık 272 bin yapı sisteme dâhil edilmiştir. Yapı güvenliğinin, yapıların kullanım ömrü boyunca izlenmesi gerekliliğini esas alan Periyodik Yapı Denetimleri süreci, ikincil mevzuat çalışmalarının tamamlanmasının ardından, 2026 yılı itibarıyla sahada fiilî denetimlerle hayata geçirilecektir” açıklamasında bulundu.
Türkiye, coğrafi bilgi alanında öncü ülke olarak rol oynamaktadır.
Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye, coğrafi bilgi alanındaki birikimini; küresel yönetişim süreçlerine katkı sunan, bölgesel iş birliklerini derinleştiren ve kardeş ülkelerle kurumsal kapasiteyi birlikte güçlendiren bir dış politika ve kalkınma enstrümanı olarak da konumlandırmaktadır. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Küresel Coğrafi Bilgi Yönetimi Uzmanlar Komitesi (UN-GGIM) çatısı altında sürdürülen çalışmalara katkı sağlıyoruz. Diğer taraftan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile yürütülen Ulusal Coğrafi Veri Altyapısı Projesi de Türkiye’nin kardeş ülkelerle bu konudaki iş birliklerine önemli bir örnek teşkil etmektedir. Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde yürütülen çalışmalara da katkı yapıyoruz. Türkiye, bu süreçte; tecrübesini paylaşan, kapasite geliştiren ve bölgesel iş birliklerini somut projelerle derinleştiren öncü ülke rolü oynamaktadır. Önümüzdeki dönemde; kurumlarımız arasındaki veri paylaşımını daha da güçlendirecek, standartları yaygınlaştıracak ve yerel yönetimlerimizi bu sürecin aktif bir paydaşı hâline getirecek adımları kararlılıkla sürdüreceğiz.”
İhlas Haber Ajansı
