CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “İktidar yürüyüşümüz için Ekonomi Eşgüdüm Konseyi kuruldu” ifadelerini kullandı.

8 Dakika Okuma

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “İktidar yürüyüşümüzü hem kamuoyuna aktaracakları hem de planlayacakları bir ortak zemine ihtiyaçları var. Bu zeminin adını Ekonomi Eşgüdüm Konseyi olarak belirlendi” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı sonrası düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Özel, “Değerli basın mensupları, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimize hoş geldiniz. İki gün önceki 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününüzü bir kez daha kutluyor, doğru ve tarafsız gazetecilik faaliyetlerinde her birinize başarılar diliyorum. Mesleğinizi en özgür biçimde ve en güzel yarınlarda icra edebilmenizi ümit ediyoruz” şeklinde konuştu. Özel, şunları ifade etti:

“Bugün Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizde 2026 yılının ilk toplantısını gerçekleştirdik. Bu aday ofisinde ikinci toplantımızı yapmış olduk ve ilk toplantı sonrası sizlerle tekrar bir araya geldik. Bugün yapılan konsey toplantısındaki alınan ve resmileşen kararlardan bir tanesini sizlerle paylaşmak isterim. Hem burada Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde hem de MYK’da ekonomi alanında çok deneyimli isimlerle çalışıyoruz. Hepsi kendi alanlarında yaptıkları çalışmaları bir araya getirerek daha sonra da ülkede ve dünya üzerindeki muhataplarıyla kurullar halinde paylaşacakları, tartışacakları ve iktidar yürüyüşümüzü hem kamuoyuna iletecekleri hem de planlayacakları bir ortak zemine ihtiyaçları var. Bu zeminin adı Ekonomi Eşgüdüm Konseyi olarak belirlendi. Konseyde Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizdeki Yürütme Kurulumuzdan Hazine ve Maliye Politikaları Kurulu Başkanımız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanımız, Ticaret Politika Kurulu Başkanımız, Sanayi ve Teknoloji Politika Kurulu Başkanımız, Kültür ve Turizm Politika Kurulu Başkanımız, Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanımız, Enerji ve Tabii Kaynaklar Politika Kurulu Başkanımız, Ulaştırma ve Altyapı Politika Kurulu Başkanımız, Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizden Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız, İşveren Örgütleri, Meslek Birlikleri ve Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız, İşçi-Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız ve partimizin Genel Sekreteri ile CAO Genel Koordinatörümüz yer aldı. 11 üyeden ve iki koordinatörden oluşan bu Konsey sayesinde ekonomi birimlerimiz, politikaların hazırlanması ve uygulanması konusunda çok daha verimli ve aktif bir çalışma süreci geçirecekler.”

Dış politikayı şahsilik ve keyfiyete indirdiler

Mustafa Kemal Atatürk’ün ve kurucu kadroların komşularıyla iyi ilişkiler kurmayı, ekonomik ve sosyal devrimlerle bölgesine ilham olmayı, dünyada saygı gören bir devleti kendilerine miras bıraktıklarını ifade eden Özel, “Sonrasında ise İsmet Paşa’nın liderliği ülkemizi İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıcı ortamından uzak tutmayı başardı. Cumhuriyet’in her döneminde bölgesinde örnek alınan, saygı duyulan bir ülke olarak öne çıkarken; Kıbrıs Barış Harekâtı gibi kararlarda yedi düvelin tehditlerine, ambargolarına ve yaptırımlarına pabuç bırakmayacak kararlılık ve cesaret gösterilmişti. Bugün de dünyanın geçtiği bu zorlu süreçte dış politikamızı siyaset üstü bir anlayışla, ülkemizin ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda bir devlet ciddiyetiyle ele alma gereği vardır. Ancak Adalet ve Kalkınma Partisi, uzun zamandır bu ciddiyetten ve kurumsallıktan bilerek uzaklaşmış, dış politikayı şahsiliğe, keyfiliğe ve karşılıklı ikili ve kişisel ilişkilere, pazarlıklara indirgemekten çekinmemiştir. Dış politikamız, özellikle son dönemde Sayın Erdoğan’ın Sayın Trump ile kurduğu kişisel ilişkiler, menfaat ilişkileri, çıkar çatışmaları ya da birlikleri üzerine şekillendirilmeye çalışılıyor. Bu ilişki pratiği, Türkiye’nin menfaatlerini geri planda bırakmaktadır. Sayın Erdoğan’ın Trump ile ilişki kurma çabası, Türkiye için değil, şahsi geleceği ya da kendi kadrolarının iktidarını devam ettirme umudu üzerine inşa edilmektedir. Bu durum hepimiz için en büyük risk olmuştur” dedi.

Türkiye müzakere ve diplomasiden yana tutum almalıdır

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu askeri bir müdahale ile kaçırma girişimi, ardından komşu ülkelere yönelen tehdit ve Grönland’ı işgal etme planlarının küresel gerilimi artırdığına dikkat çeken Özel, sözlerine şöyle devam etti:

“Kural temelli küresel sistem sarsılmıştır, yıkım hedeflenmektedir. Aynı zamanda İran’daki toplumsal hareketler partimiz tarafından takip edilmekte; sivilleri hedef alan askeri müdahaleler ve olası senaryolar üzerinde durulmaktadır. Söz konusu gelişmelerin Türkiye açısından sınır güvenliği, göç riski, sosyal ve kültürel gerilimlerin yayılması gibi sonuçları ve bölgesel istikrar üzerindeki muhtemel etkileri irdelenmektedir. Böyle bir ortamda komşumuz Suriye’nin yeniden çatışmalı bir sürece girmesi ciddiyetle ele alınmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Suriye’nin toprak bütünlüğü ve istikrarını savunuyoruz. 10 Mart mutabakatına uyulmasını önemsiyoruz. Tarafların çatışma olmaksızın masada uzlaşmasını arzu ediyoruz. Suriye’de her inancın ve her kimliğin anayasal bir düzen içinde özgürce yaşayacağı bir demokratik sistemin kurulmasını zaruri görmekteyiz. Fakat geçen bir yılda maalesef bunun başarılamadığını gözlemliyoruz. Türkiye, müzakereden ve diplomasiden yana tavır almalı, çatışmasız çözüm ve sivillerin korunması için inisiyatif almalıdır.”

Emekliye verilen 20 bin lira harçlık düzeyinde kalmıştır

Yüksek enflasyon ve düşük ücretlerle sonuçlanan hatalı ekonomi politikaları sonucunda Türkiye’nin Avrupa’nın en yoksul ülkesi haline geldiğini belirten Özel, bu durumun en büyük mağdurlarının emekliler olduğunu ifade etti. Özel, şunları kaydetti:

“AK Parti’den önce en düşük emekli maaşının 1,5 asgari ücret olduğunu bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Bugün, memnun olmadığımız 28 bin liralık asgari ücret üzerinden bile, AK Parti’nin önceki dönemindekilere benzer maaş alabilseler emekliler 42 bin lira emekli maaşı alacaklardı. Türkiye’nin dört bir yanındaki meydanları dolduran emekliler, AK Parti öncesi 8 çeyrek altın olan en düşük emekli maaşının, bugün 2 çeyrek altına gerilediğini ve aylık 6 çeyrek altın kaybının anlamını yaşayarak biliyor. İsyanları gözlerine yansımış durumda. Emeklilerin, enflasyon farkıyla 18 bin 938 lira maaş alacakları açıklandı. Buna itiraz ettik ve tepki gösterdik. Meclis’te grubumuz emekliler için kesintisiz nöbete başladı. Ardından bir kanun teklifi sunacaklarını ve düzeltme yapacaklarını belirttiler. Hep birlikte bu teklifin ne olacağını bekledik. Ne yazık ki emeklilere 1,062 liralık bir düzeltme teklif ediyorlar. En düşük emekli maaşını 20 bin lira yapmayı öneriyorlar. Açlık sınırı 30 bin lirayken, 20 bin lira artık bir maaş değil, neredeyse emekliye verilen bir harçlık düzeyinde kalmıştır. Bugün resmi yoksulluk sınırı 98 bin liradır. Dört emekli bir araya gelse bir yoksulu bile geçimlerinden çıkaramaz. Daha 2019 yılında, sadece altı yıl önce en düşük emekli maaşı ortalama emekli maaşının yarısıydı. Bugün ise ortalama emekli maaşı 23 bin liradır. En düşük emekli maaşı da 20 bin liradır. Yani altı yıl önce ortalama maaşların 40 bin lira olduğu bir durumda, ancak asgari ücret 20 bin lira olabilirdi. Bu durum, tüm emekli maaşlarının nasıl en düşük emekli maaşına yaklaşmakta olduğunun bir göstergesidir. Bugün arkadaşlarımızın paylaştığı çarpıcı bilgi, sadece son altı ayda 1,2 milyon emeklinin daha en düşük emekli maaşı alanlar arasına katıldığını, altı ay önce 3,7 milyon olan bu kişilerin sayısının 4,9 milyona yükseldiğini göstermektedir. Bu korkunç bir rakamdır. Türkiye’de 5 milyon emekli en düşük emekli maaşı almaktadır. Türkiye’de en yoksul yüzde 10’luk kesimin gelirlerinin üçte ikisi emekli maaşı ve sosyal yardımlardan oluşmaktadır. Yanlış duymadınız. Türkiye’nin en yoksul yüzde 10’unun gelirinin yüzde 65’i emekli maaşı ve sosyal yardımlardır. Bu, görülmemiş bir gelir adaletsizliğidir.”

Emekliye nefes aldıracağız

Emekli maaşlarının bir asgari ücret düzeyine çıkarılması için gerekli kaynağın ilgili politika kurulu başkanları tarafından yapılan değerlendirmede 650 milyar lira olarak belirlendiğini ifade eden Özel, “Bu geçtiğimiz hafta bin liralık zammın maliyeti ile de uyumludur. Bugün emeklilere bir asgari ücret, 28 bin lira verseniz elbette onları yoksulluktan kurtaramayacağız, açlık sınırının üzerine çıkaramayacağız; ancak bir nefes aldırmış olacağız. Önemli bir adım atmış olacağız” dedi.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version