Bolu’daki Grand Kartal Otel’deki yangın faciasının birinci yıl dönümünde aileler sessiz yürüyüş düzenledi.

5 Dakika Okuma

Bolu’da Acılı Aileler Sessiz Yürüyüş Düzenledi

Bolu’da Kartalkaya Kayak Merkezi’nde yer alan Grand Kartal Otel’de geçen yıl meydana gelen ve 34’ü çocuk olmak üzere 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasının birinci yıl dönümünde, acılı aileler sessiz yürüyüş gerçekleştirdi.

Grand Kartal Otel’de çıkan yangında 34’ü çocuk olan toplam 78 kişi yaşamını yitirmişti. Ülkeyi derinden sarsan yangın faciasının üzerinden tam 1 yıl geçti. Acılı aileler, facianın yıl dönümünde yaşamını yitiren yakınlarını anmak amacıyla Bolu’da çeşitli etkinlikler düzenledi. Gece saat 03.17’de başlayan etkinlikler şehir merkezinde devam etti. Faciada hayatını kaybedenlerin yakınları, anma programı çerçevesinde İzzet Baysal Caddesi’nde bir araya geldi. Ellerinde karanfiller tutan aileler, herhangi bir slogan atmadan sessizce yürüyüş yaptı. Duygusal anların yaşandığı yürüyüşe, çevredekiler de aileleri teselli edip sarılarak katıldı. İzzet Baysal Anıtı önünden başlayan sessiz yürüyüş, Anıt Park’taki Atatürk Anıtı önünde sona erdi. Atatürk Anıtı önüne karanfiller bırakılırken, hayatını kaybedenlerin aileleri gözyaşlarını tutamazken.

“Bizim cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim”

Yangında 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, yangın faciasını cinayet olarak nitelendirerek, “Ben avukat Yüksel Gültekin. 21 Ocak 2025 tarihinde Kartalkaya’da, bizim cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim. İnşallah Rabbim onları şehit olarak kabul etmiştir. Yetmiş sekiz canın, sekizini toprağa veren bir babayım. Bugün 21 Ocak 2026. Dün evlatlarımız, 78 canımız yaşıyordu. Aradan, yani dün bu sıralar bir yıl önce, bu bir yıl içerisinde bugün Hakk’ın rahmetine kavuşalı bir yıl oldu. Ateş düştüğü yeri yakar. Bu 78 canın ailesinin, bu bir yıl içerisinde ne çektiklerini biz aileler ancak tam olarak idrak edebiliriz. Ama bu idrak de, bugün eksi on derecede bizimle birlikte olan bu güzel insanların hepsine yürekten, kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Siz değerli basın mensuplarına da çok teşekkür ediyorum. Bir yıl boyunca bu olayın kamuoyu gündeminde kalmasını sağladığınız için teşekkür ediyorum” dedi.

“DNA testiyle benim evladımı tespit etmişlerdi”

Otel yangınında oğlu Yiğit Gençbay’ı kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, “Yüksel abinin kaldığı yerden devam etmek istiyorum. Yüksel abi, 78 canın aileleri adına söylenmesi gerekeni fazlasıyla, yeterince ve etkili bir şekilde söylediğine inanıyorum. Ve biz aileler olarak Yüksel abinin söylediği her sözün, her cümlenin, her kelimenin altına imzamızı atıyoruz. Sizler, yine bir yıl boyunca bu organize kötülük dediğimiz bu kötülükten hesap sorma mücadelemizde bizi yalnız bırakmadınız. Soğukta, sıcakta, karda, tipide hep yanımızda oldunuz. Bugün de buradasınız. Sizlere de çok teşekkür ediyorum. Gece üçte başlayan anma etkinliklerimiz, Kartalkaya’daki otelin önünde o yetmiş sekiz canımız için planladığımız, tertiplediğimiz ve gerçekleştirdiğimiz anma etkinliklerimiz; bugün burada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önünde, Cumhuriyet Meydanı’nda devam ediyor zannedersem. Bu süreç aslında iyilerle kötülerin mücadelesiydi. Bu süreç zalimlerle mazlumların mücadelesiydi. Bu süreç, bu topluma, bu mazlum millete tepeden bakanlarla bu mazlum milletin mücadelesiydi. O nedenle bu mazlum millet, 86 milyon, televizyonlarının başında ve buraya kadar gelebilen herkesle birlikte; duruşma esnasında hepimizle beraber bizim yanımızda oldular. Ta ilk günden itibaren ben evladımı öpüp koklayarak toprağa veremedim. Yüzünü açıp bakamadım. Çünkü DNA testiyle benim evladımı tespit etmişlerdi. Ve benim evladım çıkmış olmasına rağmen, arkadaşı Alp’le beraber, o canların, o içeride kalan canların yardım çığlıklarına duyarsız kalmayarak içeri tekrar girdi ve orada şehadete erdiler” diye konuştu.

“Adeta bir paçavra gibi, hiç kimseye haber vermeden o otelden kaçtılar”

Otel sahiplerinin misafirlere haber vermeden kaçtığını belirten Gençbay, “Ama bunu yapması gereken o işletme sahipleri ise adeta bir paçavra gibi, hiç kimseye haber vermeden o otelden kaçtılar. Kaçarken de bu mahkeme kararıyla teyit altına alındı. Birbirleriyle iletişime geçerek ‘hiçbir misafire haber vermeyin, kendiniz halletmeye çalışın’ düsturuyla hareket ettiler. Ve kaybettiğimiz bütün canlar, orada kalan misafirlerdi. Yaralılarımızın tamamı da orada kalan misafirlerdi. Bir tane işletme sahibinin yakınına, işletmecisine, işletme sahibine ya da oradaki personelden hiçbir kimsenin ne canına ne de hayatına hiçbir zarar gelmedi. Bu tesadüf olamazdı. Yargılama, bu ortamda daha başlamadan bizi endişeye sevk eden de buydu. Bu olayda, Yüksel abinin de belirttiği gibi, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görevlendirdiği bilirkişi raporu ki bana göre, bugüne kadar bunu bir hukukçu olarak söylüyorum, o gözle okudum. Bugüne kadar yayımlanmış ve yazılmış bilirkişi raporlarının en donanımlısıydı. 179 sayfa ve akademik bir dille, üniversitelerde okutulabilecek yeterlilikte bir rapordu” şeklinde ifade etti.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version