Yüksek karlı gizli fon vaadiyle dolandırıcılık
Yüksek karlı gizli fon vaadiyle aralarında Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu gibi isimlerin de bulunduğu birçok kişiyi dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan banka müdürü Seçil Erzan’ın davasında gerekçeli karar açıklandı. Gerekçeli kararda, Erzan’ın eylemleriyle genel olarak katılanların iradelerini sakatladığı ifade edildi.
Dolandırıcılık iddiaları
Yüksek karlı güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi ünlü isimlerin de bu fona dahil olduğunu belirterek, aralarında tanınmış futbolculardan Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 30’dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan banka şube müdürü Seçil Erzan’ın davasında gerekçeli karar açıklandı.
Fonun Fatih Terim adına olduğunu ve Terim’in bu fondan kazandığını belirterek, ne kadar para yatırırlarsa getiri tutarının o kadar fazla olacağı bilgisini paylaştığı belirtildi.
Mağdurların iradelerini sakatlama
Açıklanan gerekçeli kararda, Erzan’ın katılanlara genel olarak banka nezdinde getirisi çok yüksek olan bir fon bulunduğunu ve bu fona herkesin alınmadığını söylediği, söz konusu fonun Fatih Terim adına olduğunu, fonun başında o dönemde bankada genel müdür ve genel müdür yardımcısı olarak görev yapan, sonrasında sanık olarak yargılanan Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu’nun bulunduğu aktarıldı. Fonun kapalı bir fon olduğunu ve Fatih Terim’in de bu fondan kazandığını belirterek, ne kadar para yatırırlarsa getiri tutarının o kadar fazla olacağını söylediği ifade edildi.
Katılanların güvenini pekiştirdiği vurgusu
Erzan’ın katılanlara, bahsi geçen fona paranın döviz üzerinden yatırıldığını söylediği, paranın bankanın genel merkezine fiziki olarak götürülerek elden alındığını ve oradan sisteme sokulduğunu, bu nedenle uygulamadan görünmediğini belirterek genel olarak katılanların iradelerini sakatladığı belirtilmiştir. Kararda, Erzan’ın katılanlardan ilk başta aldığı paranın getirisi diyerek fazlasını iade ettiği, bu şekilde katılanların güvenini pekiştirip, tekrar kazanacakları vaadiyle bazı katılımcılardan bir kısmını, bazılarından tamamını ve bazılarından daha fazlasını alarak sonunda sistem içerisinde ödeme yapamadığından olayın ortaya çıktığı kaydedildi.
Maddi varlıkların kullanılmadığı tespiti
Seçil Erzan’ın bankanın bir faaliyeti kapsamında bankayı temsilen hareket etmediğinin ve suçun işlenmesi sırasında bankanın herhangi bir maddi varlığının kullanılmadığının vurgulandığı gerekçeli kararda, Erzan’ın sadece banka müdürü olmasının, mağdurlardan elden alınan paranın banka veya kredi kurumunun dolandırıcılık suçunda araç olarak kullanıldığını kabul etmek için yeterli olmadığı ifade edildi. Bu nedenle Erzan’ın eylemlerinin ’banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle’ nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı kaydedildi.
Bankacılık zimmeti suçu ile ilgili tespitler
Gerekçeli kararda ayrıca, bankacılık zimmeti suçundan sanık hakkında kesin bir karar bulunduğundan bu suçtan yargılama yapılmasının usulen mümkün olmadığı, bankacılık zimmeti yönünden bankacılık sistemine girmiş bir paranın bulunmadığı belirtildi. Zimmet suçunun söz konusu olabilmesi için, failin zimmetine geçirdiği para ve diğer varlıkların bankaya ait olması gerektiği, üçüncü kişilere ait malların zimmete geçirilmesinin yalnızca hırsızlık, dolandırıcılık gibi başka suçlara yol açabileceği ifade edildi. Dolayısıyla, Erzan’ın mağdurların hulus ve safiyetinden yararlanarak, imzalarını da almak suretiyle bordrodaki miktarlardan noksan ödeme yapmasının zimmet değil, zincirleme dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirtildi.
İhlas Haber Ajansı