Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde konser harcamaları nedeniyle 14 sanığın yargılanmasına devam edildi.

5 Dakika Okuma

Ankara Büyükşehir Belediyesinin (ABB) 2021-2024 dönemindeki konser harcamalarının “kamu zararına sebebiyet verdiği” iddiasıyla 5’i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davaya bugün devam edildi.

Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar eski ABB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, eski ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Haluk Erdemir, eski ABB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkan Vekili Hüseyin Zehir, Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon şirketi sahibi Onur Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirketinin sahibi Selahattin Çelikkaya ile tutuksuz sanıklar Universe Prodüksiyon organizasyon şirketi sahibi Sıla Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirketi ortağı Kaan Alp, ABB çalışanı Celal Akbaş, Gurudan Turizm Organizasyon şirketi sahibi Arda Akman, Yalınayak Gıda Organizasyon şirketi sahibi Eren Demir, ABB çalışanı Kurtuluş Bakır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirketi ortağı Levent Erdoğan ve Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi Üstün Alpay ile taraf avukatları katıldı.

“Tüm niyetimiz Ankara halkına hizmet üretmekti”

Duruşmada söz alan tutuklu sanık Haluk Erdemir, “Yerel yönetimlere örnek olacak başarılı işlere imza attık. Eğitimci olduğum için bu birimde olmaktan da mutluluk duydum. Hacı Ali Bozkurt emekli olunca Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkan Vekilliği ve Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekilliği tebliğ edildi. Yöneltilen suçlamaları kabul etmiyorum. Tüm niyetimiz Ankara halkına hizmet üretmekti. Bu ekonomik olarak zor dönemlerde halkımızı ücretsiz halk konserleriyle buluşturmak ve keyifli vakit geçirmelerini sağlamak istedik. Ortada bir suç yokken kamuoyuna suçumuz varmış gibi lanse edildik. Oysa bir trafik cezam bile yok benim. Bir anda hayatımız altüst oldu. Haber bültenlerinde ismim açıkça verildi. Bütün memlekete rezil olduk diyebilirim. Böyle bir durumda kalmayı Allah kimseye nasip etmesin” dedi.

Erdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Memuriyet hayatım boyunca bir kuruş haram lokma yemedim. Tarafıma yönelik herhangi bir menfaat getirisi, para transferi olmamıştır, olması da mümkün değildir. Bu göreve getirildikten sonra hayat standardımda hiçbir değişiklik olmamıştır, edindiğim bir mal varlığım da yoktur bu süreçte. 2015 yılında bir ev aldım, 7 yıl boyunca kredi ödemeli. Sadece maaşım vardır, başka bir yan gelirim yoktur. Sayıştay denetiminden geçmiş dosyalar olduğu için imzaladım ve bu konuda yanlış yaptığımı da düşünmüyorum. Bu işler zaten daha önceden planlıydı. Bu yüzden kamudaki işleri aksatmamak için imzaladım. Yasal anlamda da hiçbir sorun teşkil etmeyen işlerde gecemizi gündüzümüze katarak çalışırken karşımıza suç olarak getirilmesini kabul etmiyorum. Kurumu zarara uğrattığımızı düşünmüyoruz. Açıkçası üç buçuk aydır cezaevindeyken de bir suçlu psikolojisine bürünmedim, çünkü suçlu değilim. Sadece bir mahcubiyet yaşadım. Bunun nedeni de benim altımda çalışan insanların düştükleri durumlar. İki küçük kız çocuğum beni yurt dışında görevde bilmekte hala. Ama televizyonlarda daha akşam gördüm ismimiz açık açık yayınlanıyor sanki suçluymuşuz gibi. Artık çocuklarıma kavuşmak istiyorum.”

“80 metrekare mütevazı bir evim var”

Tutuklu sanık eski ABB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkan Vekili Hüseyin Zehir ise, “Görev sürem boyunca hiçbir soruşturma geçirmedim. Daire başkanı yıllık izindeyken çok kısa bir süreliğine yerine vekaleten baktım. Üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Ortak baz konusuna gelirsek sadece mesaime denk gelmektedir zaten. Menfaat sağlama iddiasına gelirsek; eğer böyle bir yarar sağlasaydım mal varlığımda artış olması gerekirdi. Böyle bir durum da yok. 80 metrekare mütevazı bir evim var, bir de arabam var sadece eşimin üstüne. Benim herhangi bir hesap hareketliliğim de yok” diye konuştu.

“Benim için önemli olan daha iyi iş yapmaktır”

Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon Şirketi sahibi tutuklu sanık Onur Evren, “Tam 48 yıldır Ankara’da aynı sektörde hizmet veren bir firmanın sahibiyim. Babadan gelen bir firma. En iyi teknolojik malzemeleri kullanmayı tercih ettik. Çünkü sanatçılar tarafından her zaman teknolojiyi takip eden firmalar tercih edilir. Atılan iftiralar şahsi hesaplaşmaların sonucu olsa da bu iftiralar bizi de kapsamakta. Teknik kurulum ve söküm yaklaşık 20-25 gün boyunca sürüyor. 100 kişiyi aşkın işçi var. Onların üç öğün yemekleri var, ücretleri var, taşıma için kullanılan araçlar var, elektrik sistemi döşemesi, en az 5 jeneratör ve daha pek çok şey kullanılıyor. Sahne güvenliğini sağlamak için yüzlerce metrelik bariyerler kullanıyoruz. Dekor hazırlanıyor her sahneye göre. Bunların hepsi kiralanıyor. Bu hizmetlerin ödemesini de biz yapıyoruz. Ücretler peşin ödeniyor. Belediye ise bize taksit taksit ödeme yapıyor. Ancak benim için önemli olan daha iyi iş yapmaktır. Ama tüm bunların neticesinde geldiğimiz nokta sizin karşınıza çıkmak oldu. 106 gündür cezaevindeyim. Aylarca yerde yattım 65 kişilik koğuşta. Üç çocuğum var, onlarla ilgilenemedim. Eşim ve çocuklarım psikolojik destek alıyor. Kaçma şüphem yoktur, tahliyemi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

Savunmaların ardından duruşma yarın devam etmek üzere sona erdi.

Bu Makaleyi Paylaş
Exit mobile version