Rüşvet ve yolsuzluk iddiaları üzerine Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik hazırlanan iddianamede dikkat çeken detaylar
Antalya Büyükşehir Belediyesine ilişkin “rüşvet” ve “yolsuzluk” iddiaları doğrultusunda oluşturulan iddianamede, soruşturmanın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan anonim ihbarlar, bağış adıyla gerçekleştirilen ödemeler ve milyonlarca liralık para transferleri sonrasında derinleştirildiği belirtildi. İddianamede, iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığı, bu paraların bir kısmının vakıflar ve çeşitli finansal işlemler aracılığıyla sisteme entegre edildiği yönünde tespitlere yer verildi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkisizlik kararı vermesi neticesinde Antalya’ya gönderilen 1 Temmuz 2025 tarihli soruşturma dosyası temelinde başlatıldığı ifade edildi. Dosyanın Antalya’ya ulaşmasının ardından yapılan çalışmalar çerçevesinde birçok mali hareket, ruhsat işlemi ve belediyeyle bağlantılı ödemeler mercek altına alındı.
112’ye yapılan anonim ihbar soruşturmayı derinleştirdi
İddianamede yer alan bilgiler ışığında, Muhittin Böcek’in 5 Temmuz 2025’de tutuklanmasının ardından, 10 Temmuz 2025 tarihinde 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen anonim bir ihbar soruşturmanın seyrini değiştirdi. İhbarda, iskan ruhsatı verilmesi karşılığında rüşvet alındığı, rüşvet bedellerinin bir kısmının Konyaaltı Turizm Kültür ve Eğitim Vakfı’na (KONTEV) bağış adı altında aktarıldığı ve bu ödemelerin sonrasında belediyedeki işlemlerin hızlandığı iddia edildi.
Bu ihbar üzerine savcılık talimatıyla KONTEV’in Muratpaşa ilçesindeki merkezinde arama yapıldığı, bağış makbuzları ile çeşitli belgelerin ele geçirildiği iddianamede yer aldı. Yapılan araştırmalarda, Altıntaş bölgesinde inşaat gerçekleştiren bazı kişilerin bağış tarihlerini takiben iskan ruhsatı aldığı tespit edildi.
“Boşanma masrafı” iddiası
Dosya çerçevesinde alınan ifadeler ve mali incelemelerde, Mustafa Gökhan Böcek’in, Zeynep Kerimoğlu ile süregelen boşanma sürecinde, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden ihale alan iş insanı B.Ç.’den para talep ettiği iddiasına yer verildi. İddianamede, B.Ç.’nin bir döviz bürosu aracılığıyla iki ayrı işlemle toplam 55 milyon 200 bin lira gönderdiği belirtildi.
Söz konusu paranın, Mustafa Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’e ulaştığı, Mustafa Gökhan Böcek ile Zeynep Kerimoğlu’nun 30 Ekim 2024’te boşandığı, para transferinin ise 26 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirildiği iddianamede yer aldı.
Rüşvetin döviz ve altın üzerinden sisteme sokulduğu iddiası
İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in, haksız bir şekilde elde edildiği değerlendirilen paraları çeşitli taşınır ve taşınmaz alımları yoluyla sisteme dahil etmeye çalıştığı, bazı ihaleler karşılığında Muhittin Böcek adına üçüncü şahıslara saat hediye edildiği ve yine üçüncü kişiler üzerine araç devri yapıldığı iddialarına yer verildi. Ayrıca, iskan verilmesi karşılığında gayrimenkul devri yoluyla rüşvet alındığı yönünde tespitler olduğu kaydedildi.
Savcılık, belediyeden ihale alan bazı iş insanlarının hak edişlerini alabilmeleri için Mustafa Gökhan Böcek’in baskı yaptığı, bu süreçte elde edilen paraların döviz firmaları aracılığıyla altın veya döviz alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek sisteme sokulduğunu değerlendirdi.
Uyuşturucu kullanımı iddiası ayrı dosyada
İddianamede, Zuhal Böcek’e ait el konulan dijital materyallerin incelenmesi ve kimliği belirsiz bir kişi tarafından yapılan e-posta ihbarı üzerine, Zuhal Böcek ile Mustafa Gökhan Böcek’ten alınan vücut örneklerinde kokain kullanımına rastlandığı bilgisine de yer verildi. Bu tespitler neticesinde, “uyuşturucu madde kullanmak” suçuna ilişkin her iki şüpheliye yönelik dosyanın ayrılarak ilgili soruşturma bürosuna gönderildiği belirtildi.
Cansel Tuncer’in ifadesi alındı, takipsizlik verildi
KONTEV yöneticileri arasında yer alması ve aynı zamanda Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak görev yapması nedeniyle, belediyenin genel işleyişine dair bilgi alınması amacıyla Cansel Tuncer’in ifadesine başvurulduğu iddianamede yer aldı. Yapılan detaylı malvarlığı araştırması ve elde edilen deliller doğrultusunda Tuncer hakkında takipsizlik kararı verildiği kaydedildi.
Şirketlere kayyım, soruşturma sürüyor
İddianameye yansıyan tespitler kapsamında, döviz ve kuyumculuk firmalarına TMSF tarafından kayyım atandığı, bazı işletmelerde yönetim kayyımlığının daha sonrasında denetim kayyımlığına dönüştürüldüğü ifade edildi. Tutuklu şüpheli Mehmet Okan Kaya’ya ait 8 şirkette yönetim kayyımlığının hâlâ devam ettiği, toplam 15 şirketle ilgili soruşturmanın sürdüğü bilgisine yer verildi.
Hazırlanan iddianamede, rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla suçlanan Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek, Zuhal Böcek ve Zeynep Kerimoğlu’nun savunmalarına da detaylı biçimde yer verildi.
Kimseyi menfaat sağlamaya zorlamadım
İddianamede yer alan savunmasında Muhittin Böcek, belediye başkanlığı görevi nedeniyle kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmedi. Böcek, ifadesinde, “Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığım süre içerisinde hiçbir kişi ya da firmayı maddi menfaat sağlamaya zorlamadım. Belediye işlemleri ilgili birimler tarafından mevzuat çerçevesinde yürütülmüştür” beyanında bulundu.
Böcek, malvarlığına ilişkin suçlamalara da değinerek, “Üzerime atılı haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması iddialarını kabul etmiyorum. Sahibi olduğum taşınır ve taşınmazlar ile banka hesaplarım yasal gelirlerime dayanmaktadır” ifadelerini kullandı. Savunmasının devamında Böcek, hakkında yöneltilen suçlamaların gerçeği yansıtmadığını ve kamu yararı dışında hareket etmediğini ileri sürdü.
Babam adına herhangi bir işlem yapmadım
Mustafa Gökhan Böcek savunmasında, babasının görevinden kaynaklanan bir nüfuz kullanımı ya da menfaat temini sürecinde yer almadığını ileri sürdü. İddianamede, Gökhan Böcek’in ifadesinde, “Babamın belediye başkanlığı görevinden kaynaklanan herhangi bir yasa dışı faaliyetin içinde olmadım. Para hareketleri bana ait kişisel işlemlerdir” dediği belirtildi.
Boşanma sürecine ilişkin para transferleriyle alakalı suçlamalara da yanıt veren Gökhan Böcek, “Boşanma sürecimde tarafıma gönderilen paralar özel hayatımla ilgilidir, belediye ihaleleriyle veya kamu gücüyle bağlantısı yoktur” şeklindeki savunmasını dile getirdi.
Hesaplarımdaki paralar yasal gelirlerimdir
Zuhal Böcek, iddianamede yer alan savunmasında, banka hesapları ve taşınmaza sahip olmaları üzerinden kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Zuhal Böcek, ifadesinde, “Banka hesaplarımda bulunan paralar bana aittir ve yasal gelirlerimden oluşmaktadır. Suçtan elde edilen herhangi bir gelirin tarafımca aklanması söz konusu değildir” dedi.
Zuhal Böcek, adına yapılan para transferleriyle ilgili olarak da, “Hakkımda ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, üzerime atılı suçlamaları kabul etmediğimi beyan ediyorum” ifadelerini kullandı.
Suç gelirleriyle hiçbir ilgim yok
Dosyada tutuksuz yargılanan Zeynep Kerimoğlu da savunmasında suçlamaları reddetti. Kerimoğlu, ifadesinde, “Suçtan elde edildiği iddia edilen herhangi bir para veya malvarlığıyla ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum” dedi. Kerimoğlu, dosyada yer alan para hareketleri ve dijital materyallerle ilişkilendirilmesine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.
İddianamede, mevcut deliller, mali incelemeler, tanık anlatımları ve teknik tespitler doğrultusunda bu savunmaların suç şüphesini ortadan kaldırmadığı değerlendirilerek cezalandırılmaları talep edildi.
İstenen cezalar
Hazırlanan iddianamede, tutuklu bulunan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in, zincirleme suç hükümleri çerçevesinde icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçlarından hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Savcılık, bu suçlar kapsamında ele geçirilen para, taşınır ve taşınmaz malvarlıkları yönünden müsadere uygulanmasını da istedi.
İddianamede, Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in, bazı eylemlerde yardım eden sıfatıyla hareket ettiği değerlendirilerek bu kapsamda yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nüfuz ticareti ve yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme suçlarından hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Savcılık ayrıca, Gökhan Böcek’in eylemlerinin süreklilik gösterdiği gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 58/9 maddesi kapsamında “suçu meslek edinen kişi” olarak cezalandırılmasını iddianamede talep etti.
Tutuksuz yargılanan Zuhal Böcek hakkındaki iddianamede, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçunu işlediği iddiasıyla hapis cezası ve adli para cezasıyla cezalandırılması istendi. Savcılık, bu suç kapsamında elde edilen para ve malvarlıklarına yönelik müsadere uygulanmasını da talep etti.
Dosyada tutuksuz yargılanan Zeynep Kerimoğlu hakkında da savcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçundan hapis cezası ve adli para cezasıyla cezalandırılması talep etti. İddianamede, bu suç kapsamında elde edilen malvarlıkları yönünden de müsadere hükümlerinin uygulanması istendi.
Soruşturma geçmişi
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen “rüşvet” ve “yolsuzluk” soruşturması, 5 Temmuz 2025’te başlayan operasyon sürecinin ardından tamamlandı. Soruşturma kapsamında, tutuklu bulunan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de dahil olduğu toplam 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame hazırlanarak Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Dosyada, bu aşamada tespit edilen 26 ayrı eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldığı kaydedildi. Halihazırda 5 kişinin tutuklu yargılandığı bilgisi verildi.
Soruşturma süreci, 5 Temmuz 2025 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen “rüşvet” soruşturması çerçevesinde tutuklanmasıyla başlamıştır. Bu tarihten itibaren yürütülen soruşturma dahilinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince çeşitli tarihlerde operasyonlar gerçekleştirilmiş, birçok kişi gözaltına alınmış ve tutuklama ile tahliye kararları süreci dalgalar halinde genişletmiştir.
İhlas Haber Ajansı