Tohumculuk sektörünün temsilcilerinden önemli açıklamalar
Tohumculuk sektörünün temsilcileri, Türkiye’nin dünya genelinde hızla güçlenen bir tohum üreticisi ve ihracatçısı haline geldiğini ifade ederek, İsrail tohumuna bağımlılık iddialarının gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım Konseyi iş birliğinde düzenlenen Tarım Gündem Programı’nın konukları Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı M. Kayhan Yıldırım ile Türkiye Tohumculuk Endüstrisi Derneği (TÜRKTED) Başkanı Burak Gönen oldu. ATB Basın Danışmanı Vahide Yanık’ın hazırlayıp sunduğu programda tohum ve tohumculuk sektörü ele alındı.
“İsrail tohumuna bağımlılık algısı bilgi kirliliği”
Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı M. Kayhan Yıldırım, tohumun tarım için başlangıç noktası olduğunu belirtirken, “Tohum bir ülke için milli güvenlik meselesidir. Tohumu üreten ülkeler, tarımda özgürlüğünü ve gıda güvenliğini sağlamıştır” dedi. Ülkedeki tarım ürünlerinde “İsrail tohumuna bağımlı” olunduğu iddialarının tamamen yersiz olduğunu kaydeden Yıldırım, “İsrail’den ne ithalatımız ne de ihracatımız var. 1980-90’lı yıllarda hibrit tohumda İsrail firmalarının sebep olduğu dominant etkideki algı hala devam ediyor. Bu bilgi kirliliğidir. Türkiye, bırakın İsrail’e tohumda bağımlılığı, tohum ihracatında önemli bir yere sahiptir” dedi.
Sertifikalı tohum 1,3 milyon tona ulaştı
Yerli tohumun stratejik önemine dikkat çeken Yıldırım, pandeminin ardından, gıdaya bağımlılığın ön plana çıktığı ve savaşların olduğu bir dünyada tohumun öneminin daha da anlaşıldığını ifade etti. Türkiye’de 2002 yılında 145 bin ton olan sertifikalı tohum miktarının, 2024 yılında 1,3 milyon tona ulaşacağını bildiren Kayhan Yıldırım, “2018’den beri ülkemiz gerçek bir tohum ihracatçısı konumundadır. 2018’de tohumda ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 8 iken, 2024’te bu rakam yüzde 134’e çıkmıştır. Türkiye, dünya pazarında önemli bir aktördür. Tohumda 70 milyar dolarlık dünya pazarının içinde, Türkiye 750 milyon dolar ile 11’inci sıradadır. Kamunun desteği ve özel sektörün Ar-Ge çalışmalarıyla tohumda 1 milyar doları aşma hedefindeyiz. Tohumda dünyada ilk 5’e girmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
14 bin 500 tescilli tohum
Türkiye’de 14 bin 500 tescilli tohum ürünü bulunduğuna dikkat çeken Kayhan Yıldırım, “Çeşitliliğimizin çok olması büyük avantaj. Sektörün talebi doğrultusunda raf ömrü uzun çeşitten, soğuğa dayanıklı çeşide kadar her türlü ıslah çalışmasını yapıp sektörün hizmetine sunabiliyoruz. Tarım milli meselesi, gıda güvenliğimizi garantiye almamız şart, tarım stratejik bir üründür. Bu nedenle tarıma öncelik verilmeli. Ekstra finans kaynakları ve teşviklerle tarım desteklenmelidir. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ‘Köylü milletin efendisidir’ demiştir. Evet, ‘çiftçi bu ülkenin ikinci ordusudur, milli güvenliğidir.’ Kırsaldan başlayarak tarımı desteklemeliyiz” ifadelerini kullandı.
Antalya, sebze tohumculuğunun başkenti
Türkiye Tohum Endüstrisi Derneği Başkanı Burak Gönen, İsrail ile 2023-2024’ten sonra ithalat ve ihracatın tamamen kapandığını vurgularken, “İsrail’den ne ithalat ne de ihracat yapıyoruz” dedi. Tohumculuğun özel sektörün katkısıyla ivme kazandığını, Antalya’nın da bir üs haline geldiğini kaydeden Gönen, “Tarımın merkezi Antalya, tohumculuğun merkezi Antalya vasfını kazandı. Bir çok tohum firması 1984’ten itibaren Antalya’da kurulmaya başladı. Uluslararası tohum firmaları da Antalya’da şirketler, tesisler kurmaya, ortaklıklar oluşturmaya başladı. Sebze tohumculuğu alanında faaliyet gösteren firmaların yaklaşık yüzde 80’i Antalya merkezlidir. Antalya, sebze tohumculuğunun başkenti haline geldi” diye konuştu.
İklim krizine dayanıklı yeni nesil tohumlar
TÜRKTED olarak tohumculuğun gelişmesi için vizyon ortaya koyduklarını belirten Burak Gönen, “Tohum firmaları olarak ıslah çalışmalarımızı hastalık ve zararlılara karşı geliştiriyoruz. İklim krizinin olduğu şu dönemde birim alandan daha yüksek verimi alacağımız çeşitleri üretmemiz lazım. İklim değişikliğiyle birlikte hastalık ve zararlılar artıyor, çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.
Hedef: Tohumda dünyada ilk 5
2000’li yıllardan sonra çiftçinin sertifikalı tohuma yöneldiğini belirten Gönen, “Sertifikalı tohum demek yüzde 30 oranında verim artışı, hastalıktan ari çeşit kullanılması demektir” dedi. 2024’te 1,3 milyon ton olan sertifikalı tohum miktarını 2030 yılında 1,5 tona çıkarma hedefinde olduklarını belirten Gönen, “Sertifikalı tohum demek kaliteli tohum demektir” dedi. Tohumda ihracatın da sertifikalı tohumdan geçtiğini belirten Burak Gönen, bir domatesin renginden, raf ömrüne kadar, bir salkımda kaç domatesten olacağına ve hangi hastalıklara dayanıklı olacağına kadar ıslah çalışmalarıyla belirlendiğini ifade etti. Gönen, Türkiye’nin tohum ticaretinde 11’inci sırada olan yerini 5’inci sıraya yükseltme hedefinde olduklarını aktararak, “Tarımda mevcut politikalar güçlendirilmeli. Güçlü adımlar atılmalı” dedi.
2026 Asya Pasifik Tohumculuk Kongresi Antalya’da
Asya Pasifik Tohumculuk Kongresi’nin 1-5 Aralık tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirileceğini belirten Gönen, Çin’de yapılan kongreye 1400 delege, Hindistan’daki kongreye ise 600 civarında delegenin katıldığını, Antalya’daki kongreye 2 binin üzerinde katılımcı beklediklerini kaydetti. Gönen, “APSA 2026’ya rekor katılım bekliyoruz” dedi. Ayrıca, Tohumculuk Kongresi’nin ticarete ve teknolojik alana olumlu yansıyacağını da sözlerine ekledi.
İhlas Haber Ajansı
