ASO Başkanı Ardıç: “Ankara’nın yüksek teknoloji ihracatını kalıcı olarak güçlendirmeyi hedefliyoruz”

Editör
4 Dakika Okuma
ASO Başkanı Ardıç: “Ankara’nın yüksek teknoloji ihracatını kalıcı olarak güçlendirmeyi hedefliyoruz”

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, “ASO Teknoloji Üssü ile teknoloji tabanlı girişimciliği ve üretimi aynı ekosistemde buluşturarak, Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı biçimde güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Ankara Sanayi Odası (ASO), 2025 Yılı İhracat Değerlendirme Raporu’nu yayımladı. Türkiye’nin 2025 yılı ihracat performansını bir önceki yıl ile karşılaştırmalı olarak ele alan raporda, sanayi odaklı büyüme modeli ile Ankara’nın yüksek teknolojili üretim kapasitesi öne çıktı.

Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan ASO Başkanı Ardıç, ihracatın sadece rakamlarla değil; aynı zamanda üretim gücü, teknoloji seviyesi ve katma değer kapasitesi ile değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Ardıç, “İhracattaki her artış, arkasındaki sanayi yapısı ve üretimin niteliğiyle birlikte ele alındığında gerçek anlamını bulur” ifadelerini kullandı.

2025 yılı ihracat verilerinin, küresel belirsizliklere rağmen Türkiye’nin ve Ankara’nın ihracat performansını koruduğunu ve sanayi temelli büyüme modelini güçlendirdiğini belirten Ardıç, “Önümüzdeki dönemde teknoloji, verimlilik ve ölçek ekonomileri yoluyla yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürünler ihracatının artması, hedef politika önceliği olarak değerlendirilmektedir” diye konuştu.

Ankara, ihracatta yüksek katma değer üreten şehirler arasında güçlü biçimde ayrışıyor

2025 yılında Ankara’nın ihracatının bir önceki yıla kıyasla yüzde 24,3 artarak 17,5 milyar dolara ulaştığına ve Ankara’nın en çok ihracat yapan ilk 10 il arasında en yüksek artışı gerçekleştiren şehir olduğuna dikkat çeken Ardıç, bu güçlü artışın tesadüf olmadığını belirterek, şunları söyledi:

“Bu tablo, Ankara sanayisinin dönüşüm kapasitesinin ve teknoloji yoğun üretim yapısının ihracatta belirleyici hale geldiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Ankara bugün; savunma, havacılık, makine, elektrik-elektronik ve ileri teknoloji odaklı sanayi altyapısıyla, ihracatta yüksek katma değer üreten şehirler arasında güçlü biçimde ayrışıyor. Özellikle ülkemizde lider olduğumuz savunma sanayii ile geliştirilen ileri mühendislik, yazılım ve üretim kabiliyetlerinin diğer sektörlere de yayılması; yalnızca Ankara’nın değil, ülkemizin yüksek teknolojili ihracat kapasitesini büyütecek stratejik bir çarpan etkisi oluşturacaktır.”

Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı biçimde güçlendirmeyi hedefliyoruz

Ankara Sanayi Odası’nın vizyonunun, Başkent’in yüksek teknolojili, katma değerli üretimin ve ihracatın merkezi konumunu güçlendirmek olduğunu ifade eden Ardıç, “Bu doğrultuda; kurulum çalışmalarını hızla sürdürdüğümüz ASO Teknoloji Üssü ile teknoloji tabanlı girişimciliği ve üretimi aynı ekosistemde buluşturarak, Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı biçimde güçlendirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, İhracat Destek Ofisimiz aracılığıyla sanayicilerimize devlet destekleri, pazar bilgisi ve yol haritası desteği sunuyor; Dış Ticaret İstihbarat Merkezimiz ile de uluslararası pazarlara ilişkin güncel ve güvenilir bilgiye erişimlerini sağlıyoruz” şeklinde konuştu.

Ardıç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Zorlu küresel şartlara rağmen üretimden, yatırımdan ve ihracattan vazgeçmeyen Ankaralı sanayicilerimizi yürekten kutluyorum. Ankara Sanayi Odası olarak bu yolculukta sanayicilerimizin yanında olmaya ve Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti olarak daha ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

Sanayi ve teknolojiyle güçlenen ihracat

ASO’nun raporunda, Türkiye’nin 2025 yılı ihracat performansının; küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve yüksek maliyet ortamına rağmen sanayi odaklı büyüme modelinin dayanıklılığını ortaya koydu. Türkiye’nin mal ihracatı 2025 yılında 273,4 milyar dolara ulaşırken, sanayi sektörünün ihracat içindeki payı belirleyici olmaya devam etti. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat payındaki artış, Türkiye’nin ihracatta nicelikten niteliğe geçiş sürecini sürdürdüğünü gösterdi.

Raporda yer alan değerlendirmelerde, ihracatta sürdürülebilir büyümenin önümüzdeki dönemde miktar artışından ziyade birim fiyat, ürün niteliği ve pazar derinliği üzerinden sağlanabileceği vurgulandı. Avrupa Birliği başta olmak üzere ana pazarlarda Türkiye’nin yakın coğrafyadan tedarik avantajı, güçlü sanayi altyapısı ve lojistik kabiliyetleri öne çıkarken; ihracata yönelik finansman mekanizmalarının etkinliği, pazar çeşitlendirme stratejileri ve yüksek teknolojili üretimi destekleyen politikaların, ihracatın kalıcı biçimde güçlenmesinde kritik rol oynayacağı ifade edildi.

Bu Makaleyi Paylaş