Manisa’daki Aigai Antik Kenti’ne Bağlı Apollon Khresterios Kehanet Merkezi
Manisa’da yer alan Aigai Antik Kenti’ne bağlı Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, özgün mimari bloklarının büyük bölümünü koruması ve restore edilebilir yapısıyla, hem antik dünyanın gizemli inanç merkezlerinden biri hem de kültür turizmi açısından büyük bir potansiyel sunmaktadır.
Aigai Antik Kenti, Manisa’nın Yunusemre ilçesinde konumlanmakta olup, antik dönemlerde yalnızca siyasi ve ekonomik değil, inanç alanında da büyük bir öneme sahip olmuştur. Kentten yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta bulunan, doğal su kaynakları bulunan Kocaçay Vadisi içerisinde yer alan Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, Tanrı Apollon’un “kahin” sıfatıyla insanlara kehanet sunduğu nadir merkezlerden biridir. Helenistik dönemde, milattan önce yaklaşık 280 yıllarında inşa edildiği bilinen bu tapınak, sadece Aigai’nin değil, antik çağda Aiolis olarak adlandırılan bölgenin de en önemli kehanet merkezlerinden biri olarak dikkat çekmektedir. Anadolu’daki Didyma ve Klaros gibi ünlü kehanet alanlarıyla aynı inanç geleneği içinde değerlendirilen bu kutsal alan, özellikle su kaynaklarıyla ilişkili yapısıyla Apollon kehanet merkezlerinin yer seçiminde izlenen dini ve ritüel anlayışını da gözler önüne sermektedir.
Tapınağın Yeniden Ayağa Kalkması Mümkün
Tapınağa ulaşım ise oldukça zorlu bir parkurdan geçmektedir. Aigai Antik Kenti içerisinde yer alan ancak henüz gün yüzüne çıkarılmamış antik yol üzerinden ulaşılan bu tapınak, Roma döneminde de önemli bir kehanet merkezi olarak işlev görmüştür. Dönemin Roma yönetimi tarafından kapsamlı bir yenilemeden geçirildiği, günümüzde alanda görülen sütunlar ve mimari blokların büyük bölümünün bu döneme ait olduğu ifade edilmektedir. Tapınağa ulaşan modern bir yolun bulunmaması ve alanın kırsal bir coğrafyada yer alması, tapınağın büyük ölçüde özgün taşlarıyla günümüze ulaşmasını sağlamıştır. Aynı zamanda, bu durumu sayesinde tapınağın yeniden ayağa kaldırılabilmesine yönelik önemli bir potansiyel ortaya çıkmaktadır.
Kutsal Alanın Tanrı Apollon’a Adandığını Biliyoruz
Tapınak hakkında bilgi veren Pergamon Koordinatör Kazı Başkanı ve Aigai Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Sezgin, “Şu anda bulunduğumuz yer Aigai Antik Kent’in yaklaşık 2,5 kilometre uzağında bir nokta. Bilindiği üzere Aigai Antik Kenti yüksek bir tepe üstünde kurulmuş. Burası Aigai’ın yanından geçen Kocaçay vadisinin içinde dere kıyısında kurulmuş bir tapınak. Burası aslında bir kutsal alan ve bir kehanet merkezi olarak geçiyor. Kutsal alanın tanrı Apollon’a adandığını biliyoruz” dedi.
Bölgedeki En Önemli Kehanet Merkezlerinden Birisiydi
Bölgedeki en önemli kutsal alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sezgin, “Kısa bir bilgi vermek gerekirse; Antik dönemde kehanet ve kahinlik çok önemlidir. İnsanların gündelik hayatında kehanetin çok önemli bir yeri vardır. Şu an bulunduğumuz yerde bu kehanetlerin gerçekleştirildiği bir kahinlik merkezi. Anadolu’da bilinen birkaç önemli kehanet merkezi var. Didyma en önemlisi. İkincisi ise Klaros’taki Apollon kehanet merkezidir. Bizim bulunduğumuz bölgede, antik dönemde adına Aiolis denilen bu bölgede, herhâlde en önemli kehanet merkezlerinden biri buradaki Apollon’un kehanet merkeziydi” ifadelerini kullandı. Tanrı Apollon’un kahin sıfatıyla insanlara hizmet verdiğini vurgulayan Prof. Dr. Yusuf Sezgin, “Buranın adı orijinalinde Apollon Khresterios kehanet merkezi. Khresterios, eski Yunancada kelime anlamı olarak kahinlik, kehanet, kehanet saçan gibi anlamlar taşır. Yani tanrı Apollon’un sıfatlarından biri budur. Tapınaktaki Tanrı Apollon burada kahin sıfatıyla insanlara hizmet vermiştir” diye konuştu.
Roma Valisi Tapınağı Restore Ettirmiş
Tapınağın Roma Valisi tarafından büyük bir yatırımla yeniden inşa ettirildiğine değinen Prof. Dr. Sezgin, “Tapınak Aigai Antik Kenti açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Hemen bulunduğumuz bu noktadaki tapınak, milattan önce yaklaşık 280 yıllarında inşa edilmiştir. Yani Helenistik dönemde inşa edildiği biliniyor. Fakat sonrasında, milattan önce 1. yüzyılda tapınak yenilenmiştir. Roma valisi Publius Servilius Isauricus, bölgede önemli bir konumda bulunarak tapınağı yeniden inşa ettirmek için büyük bir yatırım yapmıştır. Şu an etrafımda gördüğünüz tüm sütunlar ve mimari bloklar o dönemdeki tapınağa aittir” dedi.
Modern Yolun Bulunmaması Tapınağı Günümüze Ulaştırdı
Aigai Antik Kenti’nden yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta bulunan ve herhangi bir yolun bulunmadığı antik yapı, tüm parçalarıyla günümüze kadar ulaşmıştır. Tapınağın orijinal bloklarıyla yeniden restore edilebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Sezgin, “Buraya ulaşan modern bir yol yok. Buraya yürüyerek gelmek zorundasınız. Oldukça kırsal bir alan günümüzde ve ulaşımı çok zor. Bu bağlamda bu durum bir avantaja dönüşebilmektedir. Yani tapınağın enkazının büyük bir kısmı hala burada duruyor. İleride yapılacak bir çalışmayla bu tapınağın ayağa kaldırılması mümkün olabilir. Belki yüzde 70, yüzde 80’e kadar tapınağın orijinal bloklarıyla restorasyonu yapmak mümkün olabilecek” dedi.
Antik Kentte Yaşamış Önemli Kahinlerin İzlerine Rastlandı
Öte yandan Prof. Dr. Sezgin, antik dönemde yaşamış önemli kahinlerin isimlerine de ulaştıklarını ve bu isimlere atfedilen bir takım sıfatların bulunduğunu belirterek “Apollon kehanetleriyle ilişkili olabileceğini düşündüğümüz çok önemli bir figür var. Aigai’da yaşamış ünlü bir kahin. Bu kahinin adını da biliyoruz; adı Pollees. Milattan sonra 10. yüzyıla ait sözlük tarzı bir kitapta bu kahinin adı geçiyor. ‘Aigai’li Kahin Pollees’. Helenistik dönemde yaşadığını tahmin ettiğimiz Pollees çok ünlü olmuş ve çok önemli kehanetler göstermiştir. Mesela kuşlarla ilişkili kehanetler hakkında bir kitabı bulunmaktadır. İç organlarla ilgili yapılan bir takım kehanetler ile ilgili de bir kitabı vardır. Bu Pollees o kadar ünlü olmuştur ki döneminde ‘Pollees gibi olmak’ diye bir deyim oluşmuştur. Bu durum, antik dönemde Pollees’in çok önemli bir kahin olduğunu göstermektedir. Pollees’e atfedilerek ‘Pollees gibi olmak’ yani bir şeyi önceden tahmin eden insanlara ‘Pollees gibi’ sıfatı yakıştırılmıştır. Tabii bu noktada düşününce, bu kahin Pollees kehanetlerinin nelerle ilişkili olabileceği sorusu akla geliyor; büyük ihtimalle buradaki Apollon Tapınağı ile ilişkili olabilir diye düşünülmektedir” dedi.
Aigai’den Tapınağa Ulaşılan Antik Yol Var
Aigai Antik Kentinden tapınağa ulaşan antik yol bulunduğu ve bu yolun gün yüzüne çıkarılmasının mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yusuf Sezgin, “Kutsal alan kente 2,5 km uzakta olmasına rağmen Aigai Antik Kentinin bir tapınağı olduğu açıktır. Kente bu kadar uzak olmasının nedeni, buradaki su kaynakları ve dere kıyısına yakın konumu nedeniyle tercih edilmiş olmasıdır. Elbette ki insanlar buraya belli dönemlerde festivaller ve törenler için geliyorlardı. Bunun için yapılmış muhteşem taş döşeli bir yol bulunmaktadır. Yani Aigai Antik Kent’ini ziyarete geldiğinizde neredeyse yüzde 50, yüzde 60 açıkta olan antik dönem yolundan yürüyerek tapınağa ulaşabilirsiniz. Tabii ki antik dönemde insanlar da o yolu kullanarak buraya geliyorlardı ve Tanrı Apollon’a özel günlerde, bayramlarda boğa kurbanı gerçekleştiriyorlardı” dedi.
Tapınak 2005 Yılında Saldırıya Uğrayarak Tahrip Edildi
Öte yandan tapınağın günümüze kadar ulaşan önemli bir parçasının 2005 yılında bölgeye gelen defineciler tarafından tahrip edildiği belirtilmektedir. Tapınağın kapısının iki sütununun üzerinde bulunan lento, defineciler tarafından kırıldığı bilgisi verilmektedir. Prof. Dr. Sezgin, “Tapınağın bulunduğu alanda aslına bakarsanız çok fazla kaçak kazı gerçekleşmiyor. Ancak belki ufak tefek birtakım girişimler oluyor günümüzde. Fakat 2005 yılının kış ayında maalesef çok büyük bir felaket gerçekleşti. Arkamda gördüğünüz o iki tane dikili taş aslında bir kapının iki yanında duran söve taşlarıdır. Bunların üstünde bir de lento bulunmaktadır. Şu an lento eksik. Ancak 2005 yılından önce o lento yerindeydi. 2005 yılında bir karlı havada gelip burada kamyon krikosuyla o lento düşürülüyor ve parçalanıyor. Bir taşın içinde define ya da kıymetli bir şeyin bulunması mümkün değildir tabii ki. Hangi gerekçeyle yapıldıklarını açıklamak belki mümkün değil ama maalesef çok kötü bir görüntü oluştu. Yani 2005 yılından önce gelseydiniz bu tapınağa giriş yapılan kapıyı sağlam olarak ayakta görecektiniz” diye konuştu.
Yer Altı Sularıyla Beraber Çıkan Gazlar Kahinlerin Bir Takım Görüntüler Görmesini Sağlıyor
Bu tür tapınakların su kaynaklarına yakın bölgelerde kurulduğunu belirten Prof. Dr. Yusuf Sezgin, “Bu tapınağın olduğu alan kırsal bir arazi olmakla birlikte hemen yakınımızdan bir dere akmaktadır. Kocaçay Deresi antik dönemde Titnaios ya da Pytikos isimleriyle anılmıştır. Bölgenin en önemli su varlıklarından biri olan Kocaçay’ın bu bölümünde, dere kenarlarında doğal su kaynakları bulunmaktadır. Apollo’nun kehanet merkezleri için özellikle suya yakın yerlerin tercih edildiği bilinmektedir. Çünkü yer altından çıkan bu kaynak suyuyla beraber gazlar da çıkmakta ve Apollo’nun rahibeleri kehanetleri aktarmaktadır. Bu gazın etkisiyle tanrıyla iletişim kurdukları ve bu iletişim sonucunda da kehanetler ve haberler getirdiklerine inanılmaktadır” ifadelerini kullandı.
Tapınağın Taşları Kullanılarak Değirmen İnşa Edilmiş
Öte yandan tapınağın işlevsiz hale gelmesi sonrasında hemen 20 metre yakınında tapınaktaki taşlar kullanılarak bir değirmen inşa edilmiştir. Tapınak taşları ve sütunlarının değirmende kullanılmış olması, bölgedeki çok katmanlı kültürel mirası gözler önüne seren bir başka unsur olarak dikkat çekmektedir. İnşa edilen değirmen kalıntılarının da tarihi bir öneme sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Sezgin, “Günümüzden yaklaşık 150 yıl önce, tapınak işlevsiz hale gelmiş ve yıkılmıştır. Tapınağın enkazındaki özellikle duvar taşları alınarak hemen 20 metre yakınında bir değirmen inşa edilmiştir. Aslında o da bir kültürel miras olup, onun da korunması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Keşif Rotası İçin Güçlü Bir Potansiyel
Bugün Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, yalnızca arkeolojik bir kalıntı olarak değil; özgün mimari dokusu, antik yol bağlantısı ve inanç tarihindeki yeriyle, Aigai Antik Kenti’ni ziyaret edenler için yeni bir keşif rotası ve kültür turizmi açısından güçlü bir potansiyel alan olarak değerlendirilmektedir. Bugün büyük bölümü özgün mimari bloklarıyla ayakta kalan Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, bilimsel kazı, belgeleme ve restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılabilecek önemli bir arkeolojik miras olarak öne çıkmaktadır. Modern yapılaşmadan uzak kalması sayesinde büyük ölçüde korunmuş olan tapınağın, kontrollü bir restorasyon süreciyle hem mimari bütünlüğünün yeniden ortaya çıkarılması hem de Aigai Antik Kenti ile birlikte bütüncül bir ziyaret rotasına dönüştürülmesi mümkün görünmektedir.
İhlas Haber Ajansı









