SAMSUN (İHA) – Uzman Dr. Nurullah Dikmen, akciğer veremi tedavisinin süresinin kısaldığını ancak tüm tedavi süreçlerinin tamamlanmasının önemli olduğunu vurguladı.

Editör
3 Dakika Okuma
SAMSUN (İHA) – Uzman Dr. Nurullah Dikmen, akciğer veremi tedavisinin süresinin kısaldığını ancak tüm tedavi süreçlerinin tamamlanmasının önemli olduğunu vurguladı.

SAMSUN (İHA) – Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurullah Dikmen, verem (tüberküloz) tedavilerinin eski yıllara oranla daha kısa sürdüğünü ancak akciğeri tutan verem türlerinin özellikle ölümcül olabileceğini belirterek, en az 6 ay süren tedavilerin mutlaka tamamlanması gerektiğini ifade etti.

Medicana International Samsun Hastanesi’nden Uzm. Dr. Nurullah Dikmen, verem hastalığı, korunma yöntemleri, belirtileri ve tedavisi hakkında bilgiler sunarak, verem tedavisinin en az 6 ay sürdüğüne ve özellikle akciğerleri tutan bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Uzm. Dr. Dikmen, “Verem, kanamalı balgam çıkararak bize ipuçları vermektedir. Verem, eskisi kadar yaygın olmasa da hâlâ ölümcül olabilir. Verem tedavisini sonuna dek sürdürmek gerekiyor. Tam iyileşmeden tedavinin bırakılmaması şarttır. Bu tedaviler Verem Savaş Dispanserleri tarafından izlenmektedir. Uzun süren bu tedavi dispanserler tarafından ücretsiz olarak sağlanmaktadır. Ancak, maalesef eskiye oranla daha az olsa da verem hâlâ ciddi, ölümcül hastalıklardan biridir” dedi.

“Aktif verem hastalarının evlenmesi yasak”

Frengi gibi veremde de, aktif basili taşıyan hastaların, virüs yaymayı durdurana kadar evlenmelerinin yasak olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Dikmen, “Veremin nedenleri arasında yetersiz beslenme ve zor yaşam koşulları bulunmaktadır. Havasız ortamlar veya ortak yaşam alanları hastalığın bulaşmasını kolaylaştırır. Verem her yaşta görülebilir ve yaşam koşullarıyla yakından ilişkilidir. Birlikte yaşanan ve uygun havalandırma olmayan ortamlarda bir hasta varsa hastalık herkese bulaşabilir. Verem öksürme ve aksırma yoluyla bulaşabilir. Mikrobu soluyan kişilerde hastalık gelişir. Veremden korunmak için uygun yaşam koşulları oldukça önemlidir. Tedaviye başlayan hastaların, tedaviyi mutlaka tamamlamaları gerekir. Eskiden bu tedaviler çok uzun sürüyordu, 1-2 yıl boyunca sürebiliyordu. Şimdi ise 6 aylık bir tedavi süreci ile sonuca ulaşabiliyoruz. Basili yayan biri varsa çevreyle teması istenmez, ancak belirli bir tedavi sürecinden sonra, 1-2 ay içinde hastanın virüs yayma durumu negatifleşebilir. Basili yaymayanlar test sonuçlarına göre iş hayatına geri dönebilir. Aktif basili taşıyan bireylere evlilik yasaktır. Bu durum frengi için de geçerlidir. Tedavileri tamamlanan kişiler ise normal şekilde evlenebilirler” şeklinde konuştu.

“Öksürük balgamında kan varsa kişi tüberküloz olabilir”

Tüberkülozun en önemli belirtisinin öksürükle birlikte gelen kanlı balgam olduğunu dile getiren Dikmen, “Verem mutlaka belirti gösterir. Basil müspet dediğimiz balgam testlerinden kolayca sonuç elde edebiliyoruz. Balgam incelemesinde basil tespit ediliyorsa, tedavi edilmesi şarttır. Bu süre zarfında hastanın belirli birkaç ay işine de gitmemesi gerekebilir. Ancak düzenli takip ile hastalık kontrol altına alınabilir. Kanlı balgam, veremin ilk belirtilerinden biridir ve oldukça önemlidir. Kişinin balgamında kan varsa, durum şüpheli olabilir. Bu sadece verem belirtisi değildir; malign hastalıklarda veya kanserde de görülebilir. Öksürük balgamında kan varsa, kişi tüberküloz riski taşıyabilir. Basit testlerle bu durumlar kolayca taranıp ortaya çıkarılabilir” şeklinde konuştu.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş