Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Midvar Dashdamirova, “Serviks (rahim ağzı) kanseri, rahim ağzındaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkar. Önlenebilir ve erken tanı ile tedavi edilebilir bir hastalıktır” dedi.
Samsun Büyük Anadolu Darıca Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Midvar Dashdamirova, Ocak ayının Serviks kanseri farkındalık ayı olduğunu hatırlatarak, toplumda bilinç oluşturmanın ve düzenli taramaların önemini vurguladı.
Opr. Dr. Midvar Dashdamirova hastalık hakkında, “Serviks kanseri, rahim ağzını oluşturan hücrelerden kaynaklanan ve çoğunlukla Human Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonu ile ilişkili bir hastalıktır. Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanserlerden biri olan serviks kanseri, erken tanı ile büyük oranda önlenebilir ve tedavi edilebilir” şeklinde konuştu.
Serviks kanserinin nedenleri
Rahmin vajinaya açılan alt kısmı olan serviksin, üreme ve doğum sürecinde kritik bir rol oynadığını belirten Dr. Midvar Dashdamirova, “Hücrelerde zamanla oluşan anormal değişiklikler tedavi edilmezse kansere dönüşebilir. Serviks kanseri, rahim ağzındaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkar. En önemli neden, yüksek riskli HPV tipleriyle uzun süreli enfeksiyondur. HPV oldukça yaygın bir virüs olup çoğu birey yaşamının bir döneminde HPV ile karşılaşır. Bağışıklık sistemi çoğu zaman virüsü temizlerken, kalıcı enfeksiyonlar kansere yol açabilir. Serviks kanseri en sık 30–50 yaş arası kadınlarda görülür. Başlıca risk faktörleri arasında: Erken yaşta cinsel ilişki, çok sayıda cinsel partner, HPV enfeksiyonu, sigara kullanımı, bağışıklık sisteminin zayıflaması, düzenli jinekolojik taramaların yapılmaması yer alıyor. Erken evrelerde genellikle belirti vermeyen serviks kanseri, ileri evrelerde şu şikâyetlerle kendini gösterebilir: adet dışı veya ilişki sonrası kanama, kötü kokulu vajinal akıntı, kasık ve bel ağrısı; ileri dönemlerde de idrar ve bağırsak sorunlarıdır” dedi.
Serviks kanserinde tarama, erken tanı ve tedavi
Serviks kanseri tarama testleri ile erken dönemde saptanabileceğini ifade eden Dr. Midvar Dashdamirova, “Bunlar Pap Smear testi ve HPV DNA testidir. Türkiye’de 30–65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir HPV ve Pap smear testi taraması önerilmektedir. Bu sayede kanser öncüsü lezyonlar erken dönemde tespit edilerek kansere dönüşmeden tedavi edilebiliyor. HPV aşısı, serviks kanserine neden olan yüksek riskli HPV tiplerine karşı koruma sağlıyor. 9–45 yaş arasında uygulanabiliyor. Cinsel ilişki başlamadan önce yapılması en yüksek korumayı sağlıyor. Cinsel olarak aktif bireylerde de faydalı. Aşı, serviks kanserinin yanı sıra genital siğiller ve diğer HPV ilişkili kanserlere karşı da koruyucudur. Fakat taramanın yerini almıyor, birlikte uygulanması gerekmektedir.” şeklinde konuştu.
Hastalıktan korunma yolları
Dr. Midvar Dashdamirova, şu şekilde dönüt verdi: “HPV aşısı yaptırmak, düzenli jinekolojik muayene ve tarama testleri, güvenli cinsel yaşam, sigaranın bırakılması ve bağışıklık sistemini güçlendirmek gereklidir. Serviks kanseri önlenebilir ve erken tanı ile tedavi edilebilir bir hastalıktır. Ocak ayı Serviks Kanseri Farkındalık Ayı, toplumda bilinç oluşturmak, tarama ve aşılamanın önemini vurgulamak için önemli bir fırsattır. Kadınların düzenli kontrollerini yaptırmaları ve HPV aşısı konusunda bilgilendirilmeleri son derece hayati önem taşımaktadır.”
İhlas Haber Ajansı
