Eşarj, elektrikli araç şarj altyapısını güvenilirlik ve kullanıcı deneyimiyle güçlendiriyor.

Editör
3 Dakika Okuma

Elektrikli araç pazarının hızla büyümesiyle birlikte, şarj altyapısı da ikinci fazına giriyor.

Elektrikli araç şarj ağı operatörü Eşarj, şarj ağının yaklaşık yüzde 85’ini oluşturan hızlı (DC) istasyonlarıyla, bu ikinci fazın gerektirdiği güvenilirlik, operasyonel süreklilik ve zahmetsiz şarj deneyimini merkeze aldığını duyurdu.

Elektrikli araç pazarı Türkiye’de ve dünyada hızla büyürken, şarj altyapısı da yeni bir evreye giriyor.

Enerjisa Enerji’nin yüzde 100 iştiraki ve elektrikli araç şarj ağı operatörü olan Eşarj, elektrikli araç kullanımını daha erişilebilir ve cazip hale getirme hedefiyle hayata geçirdiği yatırımlarla, pazarda önemli bir deneyim birikimi oluşturduğunu bildirdi. Şirket, Türkiye genelinde yaklaşık bin 500 istasyon ve 2 bin 500’e yakın soket ile faaliyet göstermekte olup, şarj altyapısının yaklaşık yüzde 85’ini hızlı (DC) şarj istasyonları oluşturmaktadır.

Şirket, yalnızca hızlı büyümeye değil; süreklilik ve kullanıcı deneyimine odaklanıyor.

Yaklaşık 200 operatörün faaliyet gösterdiği pazarda, güvenilir ve sorunsuz bir şarj deneyimi kullanıcılar için giderek daha belirleyici hale gelirken; Eşarj, operasyonel yapısı, teknik ekibi ve stabil dijital altyapısıyla bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlamaktadır. Yapılan açıklamaya göre; genel kullanım koşullarında, DC şarj istasyonlarında araçların yüzde 20’den yüzde 80 doluluk seviyesine ortalama bir kahve molası süresinde ulaşabilmesi, bu yaklaşımın sahadaki yansıması olarak öne çıkmaktadır.

“E-mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsur güven ve sürdürülebilirlik”

Türkiye’de ve dünyada elektrikli araç pazarının çok hızlı büyüdüğünü belirten Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, sektörün geleceği hakkında şu şekilde ifade etti: “Uluslararası projeksiyonlar, önümüzdeki yıllarda satılan araçların büyük bir bölümünün elektrikli olacağını göstermektedir. Bu büyüme, şarj altyapısında da sadece daha fazla istasyon kurmayı değil; daha sağlam, daha güvenilir ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı zorunlu kılmaktadır. Bugün şarj altyapısı, ikinci fazına girmiş bulunmaktadır. Artık sadece ‘kaç istasyon var’ sorusu değil; bu istasyonların ne kadar çalışır olduğu, nasıl işletildiği ve kullanıcıya ne kadar güven verdiği konuşulmaktadır. Bu dönüşümün önemli adımlarından biri de EPDK’nın hayata geçirdiği lisans düzenlemeleridir. Lisanslama süreciyle birlikte sektör daha net kurallara kavuşurken, operasyonel kapasite, finansal dayanıklılık ve marka itibarı çok daha belirleyici hale gelmektedir. Eşarj olarak 2 milyon 650 bin şarjlanmayı aşmış durumdayız. Sektörün ilk oyuncularından biri olmanın getirdiği deneyimle, bu dönüşümü uzun süredir öngörüyoruz. Amacımız hızlı büyümenin ötesinde; kullanıcıların yolda kalmadığı, hizmetin kesintisiz sürdüğü ve her noktada aynı güven duygusunun yaşandığı bir şarj ekosistemi oluşturmaktır. Önümüzdeki dönemde elektrikli mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsurun da bu güven ve sürdürülebilirlik yaklaşımı olacağına inanıyoruz.”

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş