Uzman eğitimci İsmail Yolcu, “Öğrenciler, yaklaşık 15 günlük yarıyıl tatilinde öğrencilik kimliğinden kurtulup özgür bir şekilde yatma saati ve beslenme alışkanlıklarının dışına çok çıkmamalılar” dedi.
Bugün tüm Türkiye’de yaklaşık 18 milyon öğrenci, karne sevinci yaşayarak yarıyıl tatiline giriyor. Uzman eğitimci İsmail Yolcu, tatilin dinlenmek kadar akademik ve kişisel gelişim açısından da önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Yolcu, öğrencilerin bir dönemin yorgunluğunu atarken tamamen derslerden kopmamaları gerektiği üzerinde durdu. Yarıyıl tatilinin, eksik konuların telafi edilmesi ve yeni döneme mental olarak hazırlanmak için önemli bir süreç olduğunun altını çizen Yolcu, ancak bu dönemin yoğun bir ders temposuna dönüşmemesi gerektiğine vurgu yaptı. Tatil sürecinde günlük kısa tekrarların faydalı olacağını kaydeden Yolcu, kitap okuma alışkanlığının da ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Öğrencilerin sosyal ve kültürel faaliyetlere zaman ayırmasının motivasyonlarını artıracağını ifade eden Yolcu, ailelerin de bu süreçte çocuklarına destekleyici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini ve onlarla beraber hareket etmelerinin uygun olacağını sözlerine ekledi.
Okuma alışkanlığı devam etmeli
Uzman eğitimci İsmail Yolcu, yarıyıl tatilinde öğrencilerin sosyalleşmesi kadar derslerine çalışmaları gerektiğini ve kitap okuma alışkanlığını sürdürmek zorunda olduklarını belirterek, “Yarıyıl tatiliyle birlikte yaklaşık 18 milyon öğrencimiz tatil yapacak. Burada öğrencileri iki gruba ayırıyorum. Birincisi sınava girecek olanlar, yani Liselere Geçiş Sınavı’na (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) katılacak olan öğrenciler, ikincisi de ara sınıflarda bulunanlar. Öğrenciler, yaklaşık 15 günlük yarıyıl tatilinde öğrencilik kimliğinden kurtulup özgür bir şekilde yatma saatleri ve beslenme alışkanlıklarının dışına fazla çıkmamalılar. Burada en önemli konu, yarıyıl tatilinden sonra öğrencilerin okula uyum problemi yaşamalarıdır. Öğrencilerin yaptığı en büyük hatalar özellikle dijital medya üzerinden ekran bağımlılığına düşmektir. Ya çokça arkadaşları ile vakit geçirerek hata yapıyorlar ya da aşırı ekran bağımlılığı ile birlikte yarıyıl tatilini değerlendiriyorlar. Ayrıca okuma alışkanlığının devam etmesi gerekiyor. Aileler de çocuklarına mutlaka bir program çıkarmalı. Özellikle uyku saati çok önemli. Öğrenciler, okul tekrar başladığında ciddi uyku sorunları yaşayabiliyorlar. Aşırı hazır gıdalarla birlikte beslenme alışkanlıkları da bozuluyor. Buradaki en büyük sorun dijital bağımlılık. Bu konuda aileler kesinlikle çocuklarıyla oturup karşılıklı bir konuşma yapmalı” diye konuştu.
Öğrencilere karneler neticesinde cezalar verilmemeli
Karnelerini alan öğrencilere aileleri tarafından büyük ödül veya büyük ceza verilmemesi gerektiğini konusunda ebeveynleri uyaran Yolcu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Karneler anlık bir bildirimdir. Çocukların yazılı notlarının ifade edildiği bir belge nihayetinde. Burada aşırı büyük ödüller ya da aşırı büyük cezalar verilmesi çocukları olumsuz etkiliyor. Nihayetinde karnedeki zayıf notlar, sadece öğrencinin bir göstergesi değildir. Aslında aynı zamanda ailelerin de bir göstergesidir. Aileler, çocuklarıyla birlikte hem bir durum değerlendirmesi yapmalı hem de barışçıl bir çözüm üretmelidir. Öğrencilere karneler neticesinde cezalar verilmemeli. Öğretmenlerimiz zaten çok yoğun bir şekilde çalışıyorlar ama öğretmenlerimizin de yarıyıl tatilinde özellikle sanatsal ve kültürel faaliyetlere katıldıklarına sıkça tanıklık ediyoruz. Asıl maraton ikinci dönemde başlayacak. Sınavlar çok yakın, çok yoğun bir şekilde çalışılacak. Burada öğretmenlerimizin sanatla, edebiyatla ve kültürle buluşmasının önemi büyüktür. Çoğu anne baba çalıştığı için özellikle çocuklarını alışveriş merkezi kültürüyle buluşturuyorlar. Bu oldukça yanlış bir yaklaşım. Tabii ki alışveriş merkezlerine gidilmeli ancak tiyatro ve sinema gibi etkinliklere ailelerin çocuklarıyla beraber katılım sağlaması çok mühim. Onlarla birlikte okuma saatleri düzenlemeleri gerekmekte. Tatilde mutlaka ama mutlaka kitaplardan kopmamalıyız.”
İhlas Haber Ajansı