Balıklı Rum Hastanesi’nde usulsüz reçete iddialarıyla 5 sanık ilk kez mahkemede ifade verdi. Duruşma ertelendi.

Editör
5 Dakika Okuma
Balıklı Rum Hastanesi’nde usulsüz reçete iddialarıyla 5 sanık ilk kez mahkemede ifade verdi. Duruşma ertelendi.

İstanbul’da Balıklı Rum Hastanesi Çocuk Psikiyatrisi bölümünde usulsüz reçete düzenlendiği iddiasıyla sanıklar hakim karşısında

İstanbul’da yer alan Balıklı Rum Hastanesi Çocuk Psikiyatrisi bölümünde, usulsüz reçeteler düzenlenerek muayene olmadan hastaların tedavi edilmiş gibi gösterilmesi ve SGK ile hastanenin zarara uğratıldığı iddialarına ilişkin sanıklar ilk kez hakim karşısına çıktı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme, tüm tutuklu sanıkların tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.

Balıklı Rum Hastanesi’nde, çocuk psikiyatri doktoru Prof. Dr. A.E. ve tıbbi sekreter N.D. ile bir eczanede kalfa olarak çalışan R.Ç. dahil olmak üzere 16 kişinin, sahte reçete düzenleyerek hastaneyi zarara uğrattığı, durumun hastane tarafından yapılan iç denetimde ortaya çıktığı olaya ilişkin 5 sanık ilk kez hakim önüne çıkarıldı. Duruşma Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi ve duruşmaya 4’ü tutuklu 5 sanık ile bazı müştekiler ve tarafların avukatları katıldı.

’’Vezneye ödeme yapmadılarsa bu benim sorumluluğumda değildir’’

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık A.E., kendisine yönelik suçlamaları kabul etmediğini ifade ederek, “Sanki çalışan bir e-reçete sistemi varmış da ben kullanmıyormuşum gibi belirtilmiş. Çalıştığım dönemde hastanede SGK sistemi çoğu zaman çalışmıyordu. İşlemler kağıt reçetelerle yapılıyordu ve hastane bize SGK sisteminin çalışmadığını belirten bir kaşe de verdi. Tapelerde yer alan eczane kalfasıyla aramda geçen konuşmalarda, zaten e-reçete sistemi çalışıyor olsaydı ben eczane kalfası Resul’e sorduğum bazı soruları sormak zorunda kalmayacaktım. Hastaneye gelmeyen hastalara reçete yazdığım yönündeki iddialar kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Reçete yazdığım hastalar, benim kendi baktığım hastalardır. Reçete yazılan kişiler hastaneye gelmiş kişilerdir. Vezneye ödeme yapmadılarsa bu benim sorumluluğumda değildir. Bu iş veznenin kontrolündedir. Bunun dışında muayene ücreti ödeyemeyen hastalar için ücret almadan baktığım hastalar var; bu hasta sayısı 20’dir. Aslında hastanenin böyle hastalar için bir kotası varmış ancak bunu bana söylemediler.” şeklinde konuştu.

’’Böyle iddialara maruz bırakılmaktan utanıyorum’’

Savunmasına devam eden A.E., 10 günlük sürenin dışında reçete yazdığı iddialarını ret ederek, “Bazen hastaların ilaçları 11’inci veya 12’nci günde biterdi ve reçetelerini almak için tekrar muayene ücreti ödemek zorunda kalırlardı. Ben de, durumu olmayan hastalardan muayene parası almadan reçete yazardım. Paranın yarısı benim. Ben kendi hakkımdan da fedakarlık ediyorum. Ayrıca, çocuklar bazen ilaçları ellerinden düşürüyorlar, kusabiliyorlar veya kaybedebiliyorlardı. Bu nedenle ilaçlar zamanında erken bitebiliyordu. Bu durum, randevu tarihleri 6 ay sonrasını bulan hasta ve çevresi için olumsuzluklara yol açabiliyor. Bu nedenle böyle zamanlarda ilacı erken yazmak durumunda kalıyorduk. Böyle iddialara maruz bırakılmaktan utanıyorum. Tek yaptığım hata hastaları fazla kayırmak. İsterseniz bunu da yargılayın ama ben her hastayı evladım gibi görürüm. Hastaları başka hastanelere yönlendirerek hastaneyi gelir kaybına uğrattığım iddiası asılsızdır. Ben bir psikiyatristim, hastaya ben bakarım niye başka hastaneye yönlendireyim? İddiaya ilişkin bir tane isim verilmiş mi? Hayır, verilememiş.” ifadelerini kullandı.

Duruşmada savunma yapan diğer sanıklar da üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini belirterek, mahkemeden beraatlarını talep ettiler.

Bir kısım müştekiler şikayetlerinden vazgeçti

Duruşmada konuşan müştekilerin bir kısmı, sanıklardan şikayetçi olmadıklarını ifade ettiler. Beyanı alınan iki müşteki ise şikayetlerinin devam ettiğini belirtmişlerdir. Görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, dava dosyasındaki eksik hususların giderilmesini talep etti. Savunma yapan sanık avukatları, müvekkillerinin beraatlarını istediler.

Tüm sanıklar tahliye edildi

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu olan 4 sanığın ayrı ayrı tahliyelerine ve tutuksuz sanık Ahmet’in adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar vererek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan 157 sayfalık iddianamede; Balıklı Rum Hastanesi Vakfı “müşteki”, 18 kişi “mağdur”, 16 kişi “müşteki”, 5 şahıs ise “şüpheli” sıfatıyla yer aldı. İddianamede, tıbbi sekreter N.D. ve eczacı kalfası R.Ç.’nin, diğer sanıklarla birlikte sahte reçeteler düzenleyerek resmi evraklarda sahtecilik yaptığı, müşteki hastane başta olmak üzere pek çok kişi ve kuruma zarar verdiği, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı’nın kendi bünyesinde yaptığı iç denetim sonucunda hastanede “Çocuk Psikiyatristi” olarak görev yapan sanık Prof. Dr. A.E. ve tıbbi sekreter N.D.’nin, dışarıdan eczacılarla anlaşarak kimlik kontrolü yapmadan hastaları muayene ettikleri, resmi evrak düzenledikleri, hastaneye gelen kişiler adına SGK sisteminde sorun olmadığı halde “Sistemde Problem Var” mazeretiyle kayıt açmadan işlem yaptıkları ve yeşil ile kırmızı reçete düzenledikleri, bunun sonucunda da kamu kurumlarını zarara uğrattıkları ifade edildi.

Sanıklar hakkında değişen oranlarda hapis talebi

İddianamede, sanık A.H. hakkında 5 suçtan 21 yıldan, 46 yıla kadar, sanık A.E. başta olmak üzere diğer sanıklar C.K., N.D. ve R.Ç. hakkında ise 11’er yıldan 26’ar yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.

Bu Makaleyi Paylaş