Ankara Ticaret Odası (ATO) ev sahipliğinde ‘Yasa Dışı Ticaretle Mücadele’ konferansı düzenlendi.
Ankara Ticaret Odası (ATO) ev sahipliğinde ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla ‘Yasa Dışı Ticaretle Mücadele Konferansı’ gerçekleştirildi. Yasa dışı ticaretin ekonomik ve toplumsal etkilerinin masaya yatırıldığı konferansta, bu alanda uygulanabilecek çözümler tartışıldı.
Programda bir açılış konuşması yapan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin coğrafi konumunun, nüfus ve ekonomik dinamiklerinin pek çok açıdan avantajlar sağladığını, yasa dışı faaliyetlerle uğraşmak için cazip bir nitelik taşıdığını ifade etti.
Yasa dışı ticaretin, bir yandan vergi gelirlerinde kayba yol açarken, diğer taraftan yasal zeminde faaliyet gösteren sektörler ve ticaret erbabı için haksız rekabet ortamı yarattığını belirten Hisarcıklıoğlu, “Bizler, özel sektörün çatı kuruluşu olarak devletimizin bu çabalarına destek olmak amacıyla, sorunların çözümüne yönelik ortak bir duruş sergiliyoruz” dedi.
Yasa Dışı Ticaretle Mücadele Konferansı’nın ilkinin TOBB ev sahipliğinde yaklaşık 4 yıl önce yapıldığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, o günden bugüne, mücadele eden tüm kamu kurumlarının attığı adımlar sayesinde Türkiye’nin bu alanda önemli kazanımlar elde ettiğini aktardı.
Bu süreçte 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda yapılan değişikliklerle cezaların daha caydırıcı hale geldiğini belirten Hisarcıklıoğlu, “Yine yasa dışı ticaretin yoğun olarak yaşandığı alkollü içecekler ve tütün mamulleri piyasasında kapsamlı iyileştirmeler yapıldı. Akaryakıt alanında UTTS sisteminin devreye girmesi ile birlikte önemli mevzuat düzenlemeleri hayata geçirildi. Tüm bu mevzuat düzenlemelerinin etkili uygulanmasını sağlayacak sürekli denetim ve kontroller sayesinde, devletimiz milyarlarca liralık vergi geliri korumuş, yasal sektör korunmuş ve yasa dışı faaliyetlerden elde edilen gelirin kanalize edildiği alanlara büyük darbe vurulmuştur” ifadelerini kullandı.
Hisarcıklıoğlu, yasa dışı ticaretle mücadelenin süreklilik gerektirdiğini belirterek, konferansın gelecekte Türkiye’nin menfaatlerini koruma açısından atılabilecek ilave adımları tartışmak için oldukça faydalı olacağını ekledi.
Tüm kurumların dayanışmasıyla yasa dışı ticaretle mücadelede çok daha iyi bir konuma geleceğiz
Birlik olarak mevzuat düzenlemelerine katkı ve farkındalık oluşturma amacıyla kamu kurumlarına her türlü desteği sağladıklarını aktaran Hisarcıklıoğlu, “Bakanlığımızla oda ve borsalarımıza ihracatta kaçakçılıkla mücadele eğitimi verdik. Sektör meclislerimiz bünyesindeki bazı meclislerde kaçakçılıkla ilgili alt komisyonlar kurarak konuyu mevzuat anlamında çalışıyoruz. Kamu kurumlarımıza kaçakçılık ve yasa dışı ticaretin önüne geçebilecek tüm önerilerimizi iletiyoruz. Tüm kurumların işbirliği ve dayanışmasıyla yasa dışı ticaretle mücadelede çok daha iyi bir konuma geleceğiz” dedi.
ATO Başkanı Gürsel Baran ise ticaretin, dünyanın neresinde olursa olsun güven üzerine inşa edildiğini ve hukuka, ahlaka ve kurallara dayanmayan ticaret anlayışının ekonomiye ve toplumsal refaha katkı sağlamadığını vurguladı.
Yasa dışı ticaret, iş barışını zedelediği gibi ekonomik istikrarı da tehdit ediyor
Yasa dışı ticaretin çok katmanlı, kapsamlı ve karmaşık bir sorun olduğunu belirten Baran, bunun kurumlar, sektörler ve ülkeler arası sınırları aşan tehlike ve tehditleri içermekte olduğunu ifade etti. Baran, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Küresel ekonominin karanlık yüzü olarak tanımlanan yasa dışı ticaret, ekonomik faaliyetler üzerinde daraltıcı bir etki yaratmakta, vergi gelirlerinde kayıplara yol açarak büyümeyi tehdit etmektedir. Akaryakıttan tütüne, ilaçtan alkole, sahte ve taklit ürünlerden kaçakçılığa kadar pek çok alanda ortaya çıkan yasa dışı ticaret, günümüzde tüm dünyanın ortak sorunu haline gelmiştir. Vergi kayıplarına yol açarak kamu gelirlerini azaltan, kurallara uygun çalışan işletmeler açısından haksız bir rekabet ortamı oluşturan yasa dışı ticaret, iş barışını zedelediği gibi ekonomik istikrarı da tehdit ediyor. Kamu gelirlerinde azalma yarattığı için kamu hizmetlerinin kalitesini de olumsuz etkiliyor.”
Yasa dışı ticaretle mücadelede en iyi yöntemlerden birisinin, kayıtlı ekonomiye geçişin güçlendirilmesi olduğuna da dikkat çeken Baran, “Ülkemiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu alanda çok önemli mesafeler kat etmiştir. Geleneksel yöntemlerden dijitalleşmeye geçiş; faturadan irsaliyeye, muhasebe kayıtlarından beyanname süreçlerine kadar ticaretin her aşamasının dijital ortama taşınması; kayıtlı ekonomiyi güçlendirmiş, denetim ve izleme kapasitesini önemli ölçüde artırmıştır. Dijitalleşme süreci, bir yandan verimliliği artırırken, diğer yandan yasa dışı ticaretin önlenmesi için yürütülen mücadele açısından da güçlü bir araç haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.
ATO olarak, yasa dışı ticaretle mücadelede üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız
Baran, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Eylem Planı’nın Türkiye’nin yasa dışı ticaretle mücadelede kararlılığını açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, “Bu mücadelenin başarısı, toplumsal farkındalığın artırılması, veri paylaşımının güçlendirilmesi, hukuki ve idari altyapının geliştirilmesi ve denetim kapasitesinin etkin biçimde kullanılmasıyla mümkündür. Tüm bunların başarıyla uygulanabilmesi için bakanlıklardan yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına kadar her kurum ve kuruluşun işbirliği içinde çalışması gereklidir. ATO olarak, rekabet gücümüzü zayıflatan, ekonomimizi ve toplum sağlığını tehdit eden yasa dışı ticaretle mücadelede üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya, elimizi taşın altına koymaya, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmaya hazır olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim” değerlendirmesinde bulundu.
Program, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve ATO Başkanı Baran’ın konuşmasının ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın konuşmasıyla devam etti.