Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denizdeki petrol sızıntısından alınan numunelerde yapılan analizlerin olumlu sonuçlar verdiği belirtildi.
Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, Rize-Çayeli açıklarındaki yıllardır bilinen petrol sızıntısına ait numunelerde gerçekleştirilen analizlerin “doğal ham petrol” bulgularını kesin olarak doğruladığını açıkladı. Prof. Dr. Maden, elde edilen sonuçların bölgenin petrol potansiyeline dair güçlü kanıtlar sunduğunu vurgulayarak, “Rize açıklarına sondaj gemisi gönderilmesi artık bilimsel bir zorunluluk haline gelmiştir” dedi.
Prof. Dr. Nafiz Maden ayrıca Türkiye envanterine eklenen “Çağrı Bey” ve “Yıldırım” sondaj gemilerinin enerji güvenliği açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, 2025’te yayımladıkları akademik çalışmada Türkiye’nin dış politika, etkinlik ve enerji güvenliği açısından artık bölgesinde ‘köprü ülke’ değil ‘merkez ülke’ konumuna yükseldiğini ifade etti.
Sızıntı doğal kaynaklı ham petrolden kaynaklanıyor
Rize-Çayeli açıklarındaki petrol sızıntılarından alınan numunelerin olumlu olduğunu açıklayan Prof. Dr. Nafiz Maden, “Karadeniz’le ilgili çalışmalarımız da mevcut. Osmanlı döneminden beri bilinen Rize-Çayeli açıklarındaki petrol sızıntısı üzerine iki numune aldık. Bunlardan biri TPAO’ya gönderildi ve olumlu sonuç geldi. Diğer numuneyi de üniversitemizin laboratuvarlarında analiz ettik; sonuçlar TPAO analizlerini destekledi. Bu da sızıntının doğal kaynaklı bir ham petrolden geldiğini ortaya koyuyor. Uydu görüntülerinde daha önce bir sızıntı noktası tespit edilirken, son çalışmalarda iki farklı noktadan sızıntı olduğunu belirledik. Bu bulgu jeofizik verilerimizle de örtüşüyor. Enerji Bakanımızın 31 Aralık 2025’te yaptığı ’Önümüzdeki aylarda Doğu ve Orta Karadeniz’de sondaj ve arama çalışmaları yapılacak’ açıklaması bizleri umutlandırdı. Hem benim hem de Rizeli hemşerilerimizin beklentisi, Rize açıklarına bir sondaj gemisinin gönderilmesidir. Enerji Bakanımızı ve TPAO Genel Müdürümüzü Rize-Çayeli’ne davet ediyoruz. Karadeniz’in adı kara olsa da bahtı açıktır. Batı Karadeniz’de doğal gaz keşfettiğimiz gibi Doğu Karadeniz’de, özellikle Trabzon ile Hopa arasındaki bölgede petrol rezervi bulacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Gümüşhane, Bayburt, Erzurum ve Erzincan’da petrol potansiyeline sahip
Akademik olarak gerçekleştirilen diğer çalışmalar hakkında bilgi veren Prof. Dr. Nafiz Maden, “Bir diğer çalışmamız, Bayburt, Gümüşhane, Erzurum ve Erzincan bölgesinin petrol potansiyeli üzerinedir. 1933’ten bu yana Bayburt’un Ortaçimağıl köyünde tespit edilmiş bir petrol sızıntısı vardır. Cevat Eyüp Taşman ve meslektaşları o dönemde ilk raporları hazırlamıştı. Biz bu çalışmaları sürdürdük ve bölgedeki vatandaşların aktarımlarıyla yeni sızıntı alanlarını belirledik. Bayburt’un Saruhan, Ortaçimağıl, Kurbanpınarı ve Uluçayır köylerinde petrol sızıntıları tespit ettik. Aldığımız numuneleri TPAO’ya gönderdik ve olumlu sonuçlar aldık. Ayrıca Gümüşhane’de iki farklı sahada petrol sızıntısına rastladık; bahar aylarında bu bölgelerde daha detaylı incelemeler yapmayı planlıyoruz. Sonuç olarak, Türkiye’nin denizde ve karada yürüttüğü enerji arama faaliyetleri oldukça olumlu sonuçlar doğurmaktadır. Aldığımız yeni sondaj gemileri, ülkemizin bölgedeki enerji güvenliğine büyük katkı sağlayacaktır. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin karşısında GKRY, Yunanistan ve İsrail’in oluşturduğu bir blok bulunuyor. Türkiye burada güçlü duruşunu sürdürmektedir. Kıbrıs Türkü’nün haklarını korumak bizim için önemlidir. Afrika’dan Hazar Denizi’ne, Balkanlar’dan Karadeniz’e kadar yaptığımız çalışmaların meyvelerini toplamaya devam ediyoruz. Bu süreçte üzerimize düşen her görevi yerine getirmeye hazırız” dedi.
İhlas Haber Ajansı

