BURTOM Konur Cerrahi Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, diz ağrılarının ortopedi polikliniklerine yapılan başvurular arasında en fazla görülen sorunlardan biri olduğunu belirterek, “Diz ağrısına eşlik eden eklemde şişlik, kızarıklık, sertlik, ateş gibi belirtiler mevcutsa ve diz ağrısı günlük yaşamı etkiliyorsa, hastalığın ilerlemesini engellemek için doktora başvurulması gereklidir” dedi.
Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ kopmaları, diz kapağı kıkırdak sorunları ve diz kireçlenmesi gibi yaygın görülen rahatsızlıklarla ilgili değerlendirmeler yaptı.
Op. Dr. Çuhadar, diz ekleminin yapısı gereği büyük bir yük taşıdığını ve iç-dış menisküsler ile ön-arka çapraz bağların eklem stabilitesinde kritik rol oynadığını ifade ederek, ani burkulma ve dönme hareketleri sırasında en sık menisküs yırtıklarının meydana geldiğini belirtti. Menisküs yırtıkları; ağrı, takılma hissi, merdiven inip çıkarken zorluk ve bazı hastalarda eklemde kilitlenme gibi belirtilerle kendini gösterdiğini aktaran Op. Dr. Çuhadar, tanıda fizik muayene ve MR görüntülemenin birlikte değerlendirildiğini vurguladı.
Günümüzde menisküs tedavisinde sıklıkla artroskopik (kapalı) cerrahinin tercih edildiğini kaydeden Op. Dr. Çuhadar, diz içine yerleştirilen kamera ve özel cerrahi aletler aracılığıyla hem tanının doğrulandığını hem de yırtık bölgenin onarıldığını, çoğu durumda yırtık kısmın çıkarıldığını; iyileşme potansiyeli gösteren seçilmiş hastalarda ise menisküs tamirinin mümkün olduğunu dile getirdi.
Özellikle sporcularda yaygın görülen ön çapraz bağ kopmalarına değinen Op. Dr. Çuhadar, dizde şiddetli şişlik, boşalma hissi ve kontrol kaybının tipik belirtiler arasında yer aldığını ifade ederek, kesin tanının MR ile doğrulandığını, aktif yaşam süren ve dizde instabilite yaşayan hastalarda ön çapraz bağ rekonstrüksiyonunun artroskopik yöntemlerle gerçekleştirildiğini belirtti. Bu operasyonlarda hastanın kendi tendonlarının kullanıldığı bilgisini paylaştı.
Diz kapağı kıkırdak aşınmalarının önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Çuhadar, merdiven çıkmak, uzun süre oturmak ve çömelmek gibi hareketlerde artan ön diz ağrısının bu durumu işaret ettiğini söyleyerek, kilonun kıkırdak üzerindeki baskıyı artırdığını hatırlatarak uygun egzersiz programları, özel dizlikler ve kıkırdak yapısını destekleyici tedavilerin başarılı sonuçlar sunduğunu aktardı.
İleri yaşta daha sık görülen diz kireçlenmesinin eklem deformitesine, hareket kısıtlılığına ve dinlenme dönemindeki ağrılara yol açabileceğini belirten Op. Dr. Çuhadar, tedavi sürecinde egzersiz, kilo kontrolü, ilaç uygulamaları, enjeksiyon tedavileri ve fizik tedavinin önemli yer tuttuğunu ifade etti. İleri düzey kireçlenmelerde ise total diz protezi ameliyatının gündeme geldiğini, bu cerrahinin hasarlı eklem yüzeylerinin çıkarılarak yerine özel protezlerin yerleştirilmesiyle gerçekleştirildiğini belirtti.
İhlas Haber Ajansı

