Ali Yalçın: “4688 Sayılı Yasa’nın Yeniden Gözden Geçirilmesi ve Reform Şart”

Editör
5 Dakika Okuma
Ali Yalçın: “4688 Sayılı Yasa’nın Yeniden Gözden Geçirilmesi ve Reform Şart”

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın: “4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun yerine sıfırdan bir kanun yapılması gerekiyor”

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, “4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun yerine sıfırdan bir kanun yapılması, Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır bir yasa için herkesin sorumluluk alması gerektiği bir zemindeyiz ve bu konuda bir reforma ihtiyaç var” açıklamasında bulundu.

Memur-Sen tarafından, kamu görevlilerinin sendikal hak ve özgürlükleri ile mali ve sosyal haklarını belirleyen Toplu Sözleşme sistematiğini düzenleyen ‘4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun ele alındığı ‘4688 Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Yargı Kararları ve Hukuki Tartışmalar 2’ Sempozyumu düzenlendi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilen programda, ilgili kanunun eksik ve tamamlayıcı yönleri masaya yatırıldı.

Programda bir açılış konuşması yapan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 1995 yılı anayasa değişikliğinden sonra 4688 sayılı Yasanın 2001 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, “Bu yasa 2010 yılında referandum sürecinde Memur-Sen olarak yaptığımız çalışmayla ve hükümetin referandum paketine dahil etmesiyle birlikte toplu sözleşme hakkını içerecek şekilde değiştirildi, gözden geçirildi ve o günkü şekliyle mevcut toplu sözleşme sistemi ile üç en fazla beş toplu sözleşme gerçekleştirilebiliyordu. Ardından bu yasa tıkanıyor ve yeni tartışmalar kaçınılmaz hale geliyordu. Gerçekten de 25 yıl geçmiş durumda. Toplu sözleşme hakkını elde edişimizin 16’ıncı yılı ve 2001 yılında 873 bin olan kamu görevlisi sayısı bugün 4 milyonu aştı. Memur emeklisi sayısı da 2,5 milyonu geçti” ifadelerini kullandı.

Reform İhtiyacı Vurgusu

Yalçın, 4688 Kanunu’nun kamu görevlileri sendikacılığına ilişkin yükü taşımaya yetersiz olduğunu belirterek, “4688 Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun uluslararası hukuku dikkate alarak yeniden gözden geçirilmesi ve reforma tabi tutulması gerekmektedir. Memur-Sen olarak, bu yasanın eksik ve sorunlu taraflarını hazırladığımız raporlarla, düzenlediğimiz sempozyumlar, kongreler, çalıştaylarla, Kamu Personeli Danışma Kurulu Toplantılarında yaptığımız tespitlerle, hükümet yetkilileriyle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle ve toplu sözleşme süreçlerinde yaşadığımız krizlerle detaylı bir biçimde ortaya koyduk. Geride bıraktığımız 7’inci dönem toplu sözleşmesinde de yasanın değişikliğine yönelik bir çalışma yapıldığını ve bunun hükümete sunulmasını karara bağladık ancak iki yıl içinde bu çalışma tamamlanamadı. Birkaç göstermelik toplantıyla süre uzatıldı, oyalandı ve 8’inci dönem toplu sözleşmede aynı yasal boşlukla masaya tekrar oturulmak zorunda kalındı ve bu masa krizle sonuçlandı” dedi.

Toplu Sözleşmede Süre Sorunu

Yalçın, toplu sözleşme görüşmelerinde bine yakın maddenin ele alındığını ve 30 günlük sürenin hiçbir meselenin sağlıklı bir şekilde tartışılmasına olanak tanımadığını ifade etti. Toplu sözleşmede uzlaşma halinde gidilen hakem heyetinin de yeterli bir yapıda olmadığını belirten Yalçın, “Alternatif uzlaştırma yolları ve arabuluculuk sistemi ne yazık ki bu süreçte devreye alınmamıştır. Ortaya çıkan sorunların çözümü için yargı yolu dışında bir mekanizma bulunmamaktadır. Oradan da sonuç elde etmek pek mümkün değil. Toplu sözleşme kazanımlarımızın güvencesi yok ve toplu sözleşme hükümleri bir idari kararla iptal edilebilmektedir. Bu durum oldukça komik bir hal almıştır. Bazı kurumlar, sözleşme hükümlerini çeşitli gerekçelerle uygulamaktan kaçınmaktadır” şeklinde konuştu.

Sendika Yasasının Yetersizliği

Yalçın, toplu sözleşmede tarafların eşitliği ilkesinden dayanışma aidatına, sendikal güvencelerden yedekli masa sistemine kadar birçok sorunun var olduğunu savunarak, “Bizim sendika yasamız, altına imza attığımız Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) sözleşmeleri ile uyumlu değildir. İç hukuk ILO normlarına uygun olmadığı gibi uygulama ve uyuşmazlıklarda da Anayasa’nın 90’ıncı maddesi işletilmemektedir. Kanunlar sosyolojiye uyum sağlamalıdır. Değişen koşullara göre yenilenmelidir. Aksi takdirde ihtiyaçlara cevap veremez hale gelirler. Bugün yaşadığımız durum tam da bu noktada geçerlidir. Sonuç itibariyle kanun ortadadır. Yaşanan sorunlar da apaçık. Eski bir deyimle, ‘tatbiki mümkün olmayanın ıslahı da mümkün olmaz’ demişlerdir. Bu nedenle kanunun yerine sıfırdan bir yasa yapılması, Türkiye Yüzyılı vizyonuna uygun bir yasa için herkesin sorumluluk alması gerektiği bir zemindeyiz ve bu konuda bir reforma ihtiyaç vardır. Sıfırdan bir çalışmaya gereksinim vardır.”

Emeğin Adaleti İçin Çabalar

Memur-Sen olarak 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun yenilenmesi için çalışmalar yürüttüklerini ve bu çalışmaları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına sunduklarını ifade eden Yalçın, “Emeğin değerini bulması ve hakkaniyetli paylaşımın ilk şartı olduğuna vurgu yaptık. Adaletin de ancak adil yasalarla mümkün olabileceğini belirttik. Adaletin olmadığı bir ortamda insanın ve emeğin güvende olmadığını herkes biliyor. Bu nedenle düzenlediğimiz bu sempozyumun amacı da adil bir sendika yasasının inşa edilebilmesi, hayata geçirilebilmesidir. Bu mevzuatı mümkün kılmak için tartışmalarımızı nitelikli bir şekilde yapmaya çalışıyoruz” dedi.

Program, Memur-Sen Başkanı Yalçın’ın konuşmasının ardından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un konuşmasıyla devam etti.

İhlas Haber Ajansı

Bu Makaleyi Paylaş