Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Antalya’da İnfertilite Kongresi: Düşen Doğurganlık Oranları ve Gelecek İçin Acil Önlemler Gündemde

    Antalya’da gerçekleşen 13. Üreme Sağlığı ve İnfertilite Kongresi’nde konuşan Doç. Dr. Ali Sami Gürbüz, Türkiye’deki düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Gürbüz, erken evliliğin ötelendiğini vurgulayarak, ailelerin üç veya dört çocuk sahibi olmalarını önerdi. EYT sonrası genç nüfus üzerindeki ekonomik yükün arttığını belirtti.

    Antalya'da gerçekleşen 13. Üreme Sağlığı ve İnfertilite Kongresi'nde konuşan Doç.

    Antalya’da Üreme Sağlığı ve İnfertilite Kongresi Gerçekleştirildi

    Antalya’da düzenlenen 13. Üreme Sağlığı ve İnfertilite Kongresi, Türkiye’deki doğurganlık oranlarının hızla düşmesi, IVF uygulamalarının toplumsal ve ekonomik etkileri ile yumurta dondurma işlemlerindeki başarı oranlarının yaşla ilişkisi gibi önemli konuları bilimsel verilerle gündeme taşıdı. Kongrenin kapanışında konuşan Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği (TSRM) Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ali Sami Gürbüz, genç nüfus sayısındaki azalmaya dikkat çekerek, “İki çocuktan daha az doğurma lüksümüz yok” ifadesini kullandı.

    Doğurganlık Oranları Üzerine Endişeler

    TSRM tarafından gerçekleştirilen bu yılki kongrede, Türkiye’nin doğurganlık sorunu ve IVF süreçlerinin çeşitli yan etkileri detaylandırıldı. Doç. Dr. Gürbüz, ülkede evlenme yaşının giderek ertelendiğini vurgulayarak, bu durumun doğurganlık üzerinde olumsuz bir etki yaptığını belirtti.

    Toplum Çocuk Sahipliğini Erteliyor

    Gürbüz, günümüz toplumunun, erken evlilik ve çocuk sahibi olmanın gereksiz yere ertelendiği bir noktaya geldiğini ifade etti. “Evlenme yaşımız sürekli uzadı. Bir kariyer peşindeyiz denilse de bunun gerçekte çok da bağlantılı olduğunu düşünmüyorum. Kendi deneyimimden yola çıkarak söyleyebilirim ki ben tıp fakültesinin son senesinde evlenmiştim, fakat günümüzde gençler daha uzun süre evlilikten kaçınıyor. ‘Kariyer yapacağım’ gibi bahanelerle bu dönemi geciktiriyorlar” dedi. Ayrıca, çocuk sahibi olmanın kariyeri engellemediğine dikkat çeken Gürbüz, kendi meslektaşlarının çocuk sahibi olduktan sonra da akademik kariyerlerine devam ettiklerini aktardı.

    Çocuk Sayısının Artması Gerekli

    Ekonmik kaygılar nedeniyle çocuk sahibi olma isteğinin geri plana itildiğini dile getiren Gürbüz, “Ekonomik şartlar, ‘Biz çocuk bakamayız’ düşüncesine neden oluyor. Ancak herkesin rızkını Allah’ın verdiğine inanıyorum. Şu anki koşullarda iki çocuktan daha az çocuk sahibi olma lüksümüz yok. İmkânı olanların mutlaka üç veya dört çocuk yapması gerekiyor. Bu, tüp bebek yöntemini kullanmak anlamına gelmiyor; herkesin çocuk sahibi olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    Genç Nüfus ve Ekonomik Yük

    Doç. Dr. Gürbüz, erken emeklilik düzenlemeleri sonrası genç nüfusun üzerindeki ekonomik yükün arttığını belirtirken, Türkiye’nin geleceği konusunda ciddi endişeleri olduğunu ifade etti. “EYT sonrası durum daha da zorlaştı. Çalışan genç kesim, emekli olan kesimi desteklemek zorunda kalıyor. Emeklilik yaşını düşürdüğümüzde çalışan sayısı her geçen gün azalacak ve bu, gelecekte ciddi sorunlara yol açacaktır. Önümüzdeki 20 yıl içinde büyük problemlerle karşılaşma ihtimalimiz çok yüksek” şeklinde görüşlerini belirtti.