Haşimato Hastalığı Nedenleri

0 17

Haşimato Hastalığı

Bu hastalık 1912 yılında Japon Doktor Hakaru Hashimoto yaptığı çalışmalarla ortaya çıkarmıştır. Adını da bu bilim adamının soyadından almıştır. İlk yapılan çalışmalarda bu hastalığa tiroit bezinin fonksiyonunu kaybetmesi ve sertleşmesi deniliyordu. Bağışıklık sisteminin kendi dokularına savaş açmasından dolayı hastalığın geliştiği ileri ki zamanlarda ortaya çıkmıştır. Vücudun tiroit bezini yabancı gibi algılayıp yok etmek için antikorlar salgılamasından kaynaklanmaktadır.




Haşimato hastalığının bir diğer adı da Kronik Lenfositik Tiroidit olarak bilinmektedir. Tiroit bezi yemek borusu etrafında bulunan kelebek şeklindeki endokrin bezidir. Görevi tiroit hormonu salgılamaktır. Tiroit hormonu vücut ısısını ayarlar, enerji verir, kalp, kas ve beyin gibi organların düzgün çalışmasını sağlar, metabolizmayı düzenler. Bu hormonun vücutta az olması organların yavaş çalışması, çok olması organların hızlı çalışması demektir.

Genetik Bir Hastalıktır

Haşimato da genetik geçiş söz konusudur. Aile bireylerinden birinde bu hastalık çıkmışsa, diğer aile bireylerinde çıkma olasılığı çok yüksektir. Çok yaygın bir hastalıktır. Ülkemizde bu hastalığın görülme sıklığı yüzde 2’dir. Bu hastalık yüzde 95 oranda kadınlarda görülmektedir. Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla 15 kat fazladır. Her yaşta görülebilen bu hastalık 30 ila 50 yaşlar arasında daha yaygındır. 

Haşimato hastalarının başlarda sağlık sorunları yok gibi görülmektedir. Hastalık ilerledikçe vücudun salgıladığı antikorlar tiroit bezinin hücrelerine yerleşmekte ve iltihaplı dokular oluşturmaktadır. İltihaplanan dokular bir süre sonra ölür ve tiroit bezi doku kaybından dolayı küçülmeye başlar. Küçülen tiroit bezi yavaş çalışmakta ve fonksiyonunu kaybetmektedir. 

Belirtiler

Fonksiyonunu kaybeden tiroit bezi daha az hormon salgılamaktadır.  Vücudun ihtiyacı olan hormon salgılanmayınca;
           
Halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, unutkanlık, kilo verememe, kilo artışı, depresyon, saç dökülmesi, ciltte kuruluk, üşüme, çabuk yorulma, ses kalınlaşması, el, ayak ve yüzde şişme, solukluk, tırnak bozulmaları, kolesterol yüksekliği, uykulu olma, hafıza problemleri, eklem ağrıları, kramplar görülebilir. Kadın hastaların regl döngülerinde kısalma olabilir, regl kanama miktarı ve süresi artabilir. Gebelikler düşükle ya da ölümle sonuçlanabilir. Eksik olan hormonun yerine konması ile bu semptomlar azalabilir veya yok olabilir. Bu yakınmalardan şikayetçiyseniz bir hekime gitmeli gereken testleri yaptırmalısınız.




Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.