Array

Yatırım Danışma Konseyi Toplantısı sonuç bildirgesi

Türkiye Yatırım Danışma Konseyi’nin (YDK) 9’uncu toplantısının netice bildirgesinde, “Yatırım yeri olarak Türkiye ile ilgili sezgi ve gerçekler aralarında çok kayda değer farklılıklar olduğunu gözlemliyoruz. Hükümete, uluslararası meslek dünyasının tüm kesimleri ile irtibat kanallarını daha etkin bir şekilde kullanmasını öğüt ediyoruz. YDK, laf konusu idrak farklılığının giderilmesi için hükümetle birlikte çalışmayı taahhüt etmektedir.” denildi.

9. Yatırım Danışma Konseyi Toplantısı’nın netice bildirgesi, Başbakan Binali Yıldırım ve konsey üyelerinin katıldığı basın toplantısında kamuoyuyla paylaşıldı.

United Technologies Corporation Başkan Yardımcısı David Hess kadar okunan netice bildirgesinde, Yatırım Danışma Konseyi’nin üyelerinin, pazar istikrarının, büyümenin ve yatırım ortamının iyileştirilmesinin sürdürülmesi doğrultusunda, hükümetin son 3 yıldır gösterdiği çabaların değerlendirilmesi ve Türkiye’nin yatırımlar açısından çekici bir merkez olma özelliğinin devam ettirilmesi için zorunlu önceliklerin belirlenmesi amacıyla tavsiye ve önerilerde bulunmak üzere bugün buraya misafir etme edilmekten büyük bir övünç duyduğu kaydedildi.

Bildirgede konseyin, Türkiye’deki yatırım ortamının iyileştirilmesine karşın politikaların etkinliğinin arttırılmasına sağlayacağı katkısına ilişkin duymuş oldukları güvenden ötürü Başbakan Binali Yıldırım ile 12 sene önce ileri görüşlü liderliği ile milletlerarası meslek dünyasına Türkiye’deki politikalara ilişkin yönlendirici bir rol veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür edildi.

Hükümetin milletlerarası iş dünyasının yatırım ortamının önde gelen sorunlarının ele alınmasıyla ilgili öğüt ve görüşlerine ilişkin kararlı ve arkadaş canlısı yaklaşımına duydukları güvenin her yerde ifade edildiği bildirgede, “Büyük bir merakla gözden geçirdiğimiz ve bir önceki konsey toplantısı tavsiyeleri doğrultusunda oluşturulan ilerleme raporunun sekizinci sayısı, yatırım politikalarıyla ilgili hususların bütün ulus kurumlarınca sahipleniyor olduğunu göstermekte ve daha da önemlisi sağlanan ilerlemelerin ölçülmesi için kayda değer bir araç niteliği taşımaktadır.” ifadelerine yer verildi.

Türkiye’de gerçekleşen darbe girişimi sonucunda meydana gelen talihsiz olaylar karşı politika yapıcıların iş dünyasının rekabetçi şartlarının korunması nedeniyle gösterdiği kararlılık ve başarı ile Türk milletinin kendi yolunda ilerleme yönündeki birlik ve bütünlüğünün takdire şayan olduğu vurgulanılan bildirgede, şunlar kaydedildi:

“Türkiye’nin potansiyeli ve geleceğine ilişkin büyük ilgi duyan milletlerarası meslek dünyasının temsilcileri olarak, Türkiye’nin gücünü ve dayanışmasını sürdürmekte olduğunu görmekten büyük bir hoşnutluk duyuyoruz. Türkiye’nin G-20 içerisindeki liberal ve devingen yatırım politikalarının savunucusu olarak enerjik duruşu ve sürdürmekte olduğu artma performansı, ülkenin geleceğine ilişkin çekici fırsatlar hakkında fazla beklentilere yol açmaktadır. G-20 aza ülkeleri aralarında dördüncü sırada olmasına niçin olan milletlerarası aracısız olarak yatırımın (UDY) GSYH’ya oranındaki çoğaltma ve 2015 yılında UDY girişinde yüzde 36 olan takvim artışın yüzde 25 olan G-20 ortalamasının üzerinde olması, sergilenen bu siyasi yaklaşımın enerjik bir göstergesidir.”

-“Bilirkişilik ile ilgili yeni düzenlemenin Meclise sevk edilmiş olmasından büyük hoşnutluk duyduk”

Türkiye Yatırım Danışma Konseyi’nin netice bildirgesinde, YDK’nın 9’uncu toplantısını, küresel ekonominin gelecek sene güçleneceğinin öngörüldüğü, lakin 2016 yılı sonu itibarıyla yüzde 3,1’lik yükselme tahmini ile özlem edilen seviyelerin aşağı bir hızla toparlanmasının öngörüldüğü bir dönemde gerçekleştirdikleri aktarıldı.

Bir Takım ekonomilerde gözlemlenen toparlanmaya karşın, düşük verimlilik ve işsizlik artışı, emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar, durağan yatırım ve ticaret hacmi, jeopolitik anlaşmazlıklarda gözlemlenen büyüme ile sığınmacı akımlarının yanı sıra terörizm konularının küresel idareli toparlanmanın önünde engel teşkil eden en temel faktörler olduğu işaret edilen bildirgede, şöyle denildi:

“Bu görüşme, hükümetin ülke ekonomisini bu yıl yüzde 3,2 civarında çoğaltma hedefini yakalama konusundaki üstün çabaları ve komşu ülkelerdeki politik çalkantıların yanı sıra zorlu küresel ekonomik koşullarda parasal, mali ve yapısal politikalar aralarında sinerji oluşturarak yaratıcı artış politikaları kabul etme yönündeki çalışmaları arasındaki ilişkiyi onaylamak üzere uygun bir bağ kurmaktadır.”

Bildirgede, Türkiye’nin çoğaltma performansının son yıllarda Çin ve Hindistan hariç gelişmekte olan ülkeleri geride bırakmasının bu çabaların somut bir kanıtı olduğunun da altı çizildi.

Bu ay 2017-2019 dönemi için duyurulan Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında beşeri sermayenin geliştirilmesi, iş gücü piyasasının etkinleştirilmesi, teknoloji ve yenilikçilik kapasitesinin geliştirilmesi, maddesel altyapının güçlendirilmesi ve kurumsal altyapının iyileştirilmesi temelinde beş stratejik politika hedefine odaklanarak gelecek yıl yüzde 4,4, 2018 yılı için ise yüzde 5 büyüme hedefi belirleyen hükümetin yüksek artma performansına ilişkin kararlılığının baştan vurgulanıldığına dikkat çekilen bildirgede, şu fikirler paylaşıldı:

“Türkiye’nin çekici bir yatırım yeri olarak konumunu koruması nedeniyle değişen ve bunun yanı sıra zorlaşan hesaplı ve jeopolitik koşullara yönelik politikalar oluşturulmasında hükümetin büyük bir mücadele sergilediğini görmekteyiz. Bu sabahleyin Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, laf konusu hedeflere sür’atle ulaşılmasına karşın politika tedbirleri ile hükümet kadar ilgili ve yerinde politika icraatlarının oluşturulması amacıyla yakından peşine düşüp takip edilen güncel hesaplı gelişmeler ve cari açığın iyileştirilmesi hakkında değerlendirmeler ile yakın geçmişte hayata geçirilen kapsamlı yapı reform çalışmaları hakkında bilgilendirmelerde bulunmuştur. Tüm bu reform çalışmalarına ek olarak, yargısal süreçlerde meslek dünyası açısından kayda değer bir iyileştirme sağlayacak olan bilirkişilik ile ilgili yeni düzenlemenin yasalaşmak üzere Meclise sevk edilmiş olmasından büyük hoşnutluk duyduk. Buna ilave olarak Türk Hükümeti, hukukun üstünlüğü ve bağımsızlık piyasa ilkelerini teşvik etmek ve uygulamaktaki kararlılığını ifade etmiştir.”

– “Türkiye’nin inovasyon ve verimlilik odaklı bir ekonomiye dönüşmesi sürecindeki çetin konuların ele alınmasının manâlı olduğunu düşünüyoruz”

Bildirgede, Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Cyril Muller’in de küresel dalgalanmalara rağmen geçen 10 sene içinde Türkiye’nin idareli büyümede ve yoksulluğun azaltılmasındaki başarısının altını çizdiği belirtildi.

Başkan yardımcısının Türkiye’nin nüfus istatistiklerine göre olarak avantajlı bir yapıya sahip olduğunu, bu çerçevede zorunlu eğitime sahip şekilde meslek gücüne katılan gençlerin ve kadınların hızlı bir şekilde istihdam edilmelerinin sağlanması halinde Türkiye’nin yaşlanmadan refaha kavuşma imkanına sahip olacağını söylediği aktarılan bildirgede, “Tarım sektöründeki meslek gücünün öteki sektörlere kaymasıyla birlikte, Türkiye’nin çözmesi gereken en kayda değer konunun imalat ve hizmetler alanlarında verimliliğin arttırılması olarak öne çıktığını belirten Muller, bunun başarılması için teknoloji, yenilikçilik ve denek çalışmalara siklet verilmesi gerektiğini anlatmıştır.” denildi.

Bildirgede, bu çerçevede Muller’in KOBİ’lerin potansiyelini de kullanacak şekilde, aracısız olarak yabancı yatırımların teknolojinin yayılması ve küresel bedel zincirleri içinde firmaların yukarıya dürüst tırmanmasında oynadığı rolün önemine değindiği dile getirildi.

Muller’in kurumsal reformların hızlandırılmasının önemine dikkati çekerek, hukukun üstünlüğü ve piyasa kurallarının işleyişine ilişkin kuralların sıkı bir şekilde yerleşmesinin Türkiye’nin kendi güçlü yanlarının yardımıyla daha yüksek bir kazanç seviyesine ulaşan yolu bulmasına muavin olacağının altını çizdiği vurgulanılan bildirgede, son toplantılarını gerçekleştirdikleri 2013 yılında hükümetin Türkiye’de özel sektör yatırımlarını arttırma yolunda yapılan iyileştirmeleri uygulamaya geçirmesi sürecinde yoğunlaştırılmasında fayda gördükleri hususları, 9 başlıca başlık aşağı belirttikleri hatırlatıldı.

Bu alanların tümünde önemli ilerlemeler kaydedildiği vurgulanan bildirgede, şunlar da kaydedildi:

“Bunların bazılarına değinmek istiyoruz: Kişilerin esas hak ve özgürlüklerini korumayı amaçlayan Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu 2016 yılı Nisan ayında yürürlüğe girmiştir. Uygulamaya yönelik mevzuat çalışmaları devam etmektedir. Yargı süreçlerinin kolaylaştırılması ile Yargıtay ve Danıştay’a gelen dosyaların büyük bir kısmının azaltılmasını amaçlayan alan adliye ve bölge yöneticilik mahkemelerinin faaliyete geçmesi; yatırımcıların yatırım yeri kararında kolaylık karşılayan Ulusal Coğrafi Data Sistemi ATLAS web uygulamasının geliştirilmesi; 25 Kasım 2014 tarihinden itibaren Çevrimiçi Çevre Etki Değerlendirmesi Süreci Yönetimi Sistemi (e-ÇED) uygulamasına geçilmesi; tasarım faaliyetlerine yönelik teşvikleri ve aidat muafiyeti tedbirlerini de kapsayan Ar-Ge Reform Paketinin uygulamaya konmasıyla birlikte hükümetin Ar-Ge faaliyetlerine karşın desteklerin sürdürülmesi; özel sektörün tartma ve yolcu taşımacılığı faaliyetinin önünün açılması nedeniyle demir yolu ulaştırmasının serbestleştirilmesine devam edilmesi; nitelikli yabancı personele Türkiye’de süresiz çalışma hakkı, ailesine de ikamet hakkı verilmesini öngören Turkuaz Kart sistemine karşın düzenlemelerin yer aldığı yeni Milletlerarası Meslek gücü Kanunu ile yabancı egzersiz izinlerinin kolaylaştırılması; bilişim teknolojileri sektörünün benimsenmesi ve geliştirilmesinde rol oynayan 4.5 teknolojisinin başarıyla hayata geçirilmesi; yatırımcıların önündeki bürokratik engellerin kaldırılması; işlem maliyetlerinin ve süreçlerin azaltılması ile yatırımcıların üzerindeki aidat yükünün azaltılması nedeniyle değişik ücret mevzuatının da değiştirilmesini kapsayan ayrıntılı yatırım ortamının iyileştirilmesi reform paketinin uygulamaya konulması; ülkemiz için stratejik önemi haiz özel kaliteli projeler için Proje Bazlı Yatırım Özendirme Sisteminin duyurulması; sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğinin arttırılması, stratejik ve büyük ölçekli yatırımların finansmanına katkı sağlanması nedeniyle Türkiye Varlık Fonu’nun kurulması; KOBİ’lerin teminat olarak gösterebilecekleri taşınır varlıkların kapsamını genişleterek, bu alandaki bambaşka hukuki düzenlemeleri birleştiren kanun tasarısının TBMM’ye sunulması; sağlık durumu hizmetleri alanındaki etkinliğin ve verimliliğin arttırılması amacıyla özel sektör göre yapılması ve işletilmesi öngörülen, 30 milyar lira yatırım tutarında, toplam 41 bin yataklı 29 büyük kasaba hastanesi kurulması için yasal ve bürokratik altyapılar çalışmalarına başlanması ve bu kapsamda 10 kent hastanesi için özel sektör tarafından 4,1 milyar dolar tutarında kredi tedarik edilmesi; meslek gücü piyasasının etkinleştirilmesi nedeniyle hazırlanan Milli İstihdam Stratejisi ve Eylem Planı ile meslek gücü piyasasındaki yapısal sorunların çözülmesi hedeflenmektedir. Bu kapsamda, orta ve uzun vadede büyümenin istihdama katkısını arttırmak ve işsizlik sorununa yönelik daimi çözümler ilerletmek nedeniyle büyüme ve istihdam kapasitesi yüksek 7 sektöre ilişkin tedbirlerin belirlenmesi. Hükümetin Türk ve uluslararası yatırımcıların katkı maddesi sağladığı bir kamu-özel sektör platform olan Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulunun (YOİKK) yapısını için sarf ettiği değerli çabaların öneminin altını çizmek isteriz. Orta Vadeli Program, 10. Yeniden Yapılanma Planı ve Hükümet Programı gibi strateji belgelerinin Türkiye’nin inovasyon ve verimlilik odaklı bir ekonomiye dönüşmesi sürecindeki çetin konuların ele alınmasında kayda değer olduğunu düşünüyoruz.”

– “2023 strateji belgesi gelişmekte olan teknolojiler çerçevesinde gözden geçirilmeli”

Bildirgede, mevcut küresel şartların ülkeler açısından zorluklar kadar fırsatları da beraberinde getirdiği hatırlatıldı.

Bu çerçevede hükümetin bir sonraki konsey toplantısına kadar aşağıda detaylandırılan konulara öncelik vermesinin tavsiye edildiği bildirgede, yatırımcılar için daha öngörülebilir bir yatırım ortamı temin etmek, kararlı bir makro-idareli iklimin sürdürülmesi için, Türk Hükümeti’nin sağduyulu ve zinde makro-hesaplı politikaları sürdürmesi gerektiği dile getirildi.

Yapı reform gündeminin devam ettirilmesinden bahsedilen bildirgede, “Türkiye, iç tasarruf oranlarının artırılması ile sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeyi teşvik etmek nedeniyle; üretim faktörlerinin birikimini geliştirmeli, eğitim, teknoloji ve altyapı alanlarında daha artı harcama yapmalı ve yapısal reformları uygulamaya koyarak verimliliği artırmalıdır.” denildi.

Bildirgede, bilişim teknolojileri sektörünü stratejik bir sektör olarak konumlandırılacak şekilde önceliklendirilmesi gerektiği de vurgulanarak, “Halihazırda mevcut olan 2023 strateji belgesi gelişmekte olan teknolojiler çerçevesinde gözden geçirilmelidir. Plan aşağıdaki unsurları içermelidir: Fiber altyapıya erişimin kolaylaştırılması için herkese eşit şartların sağlanması, ulusal geniş bant altyapısının inşasının teşvik edilmesi, gelecekteki bilgi taleplerinin karşılanması için tatmin edici spektrumun sağlanması, telekomünikasyon operatörlerinin gelecekteki yatırımlarının devamlılığını sağlayacak ve tüketicilerin alım gücüne elverişli ücret ve düzenleyici harçların sürdürülmesi.” ifadelerine yer verildi.

Yeni cins teknolojiyle inovasyonun daha üst seviyeye çıkarılmasına da değinilen bildirgede, Türkiye’nin dijital dönüşümünün teşvik edilmesi için “big data, bulut depolama, suni zeka ve nesnelerin interneti” gibi yeni teknolojilerin içten kullanımını özendirme edecek politikalara ve öteki uluslararası uygulamalarla örtüşen inovasyonlara ve girişimlere odaklanılması gerektiğinin altı çizildi.

Bildirgede, şunlar da kaydedildi:

“Küresel değer zincirlerine katılımın kolaylaştırılması: Lokal tedarikçilerin, bilhassa de KOBİ’lerin küresel değerinde zincirlerine katılımının arttırılmasına yönelik kapasitelerinin güçlendirilmesi ve sertifikasyon gerekliliklerine ilişkin yönlendirilmeleri gerekmektedir. Küresel layık zincirlerine daha artı entegre olmuş KOBİ’ler Türkiye’nin ihracatının artmasına katkı sağlayacaktır. Yerel firmaların, yenilikleri özümseme kapasitesini arttırmak, fikri sahiplik haklarını destekleyen etkin bir inovasyon ve Ar-Ge ekosisteminin temin edilmesiyle birlikte, yüksek-kazanç ülkesi olma yolunda Türkiye’nin önceliği olmalıdır.

Elektronik ticaretin geleneksel ticaret akımlarıyla birleştirilmesi: Türk Hükümeti dünyanın şipşak dijitalleşmesi ve geçtiğimiz on yılda dijital ticaretin artışını dikkate alarak ihracat pazarlarını çeşitlendirmek için e-ticaret, siber güvenlik ve bireysel verilerin korunması hususlarını teşvik etmelidir. Kadın, genç ve dezavantajlı grupların meslek gücüne katılımının arttırılması: OECD içerisinde, Türkiye’nin iş gücüne katılımı özelikle kadınlarda en düşükler arasında yer almaktadır. Kadınların meslek gücüne katılımını arttırmaya karşın desteklenecek tüm politikalar, Türkiye’de hesaplı büyümeye katkıda bulunacaktır.

Karşılaştırmalı üstünlüklere yerinde endüstrilere odaklanılması için çözümsel yaklaşımların kullanılması: Hükümet bütün bölgelerdeki sektörlerin çoğalma potansiyeli ve karşılaştırmalı üstünlüklerini belirlemek, nispeten daha yüksek olan verimlilikleriyle idareli faaliyetlere kanalize etmek için derinlemesine bir alıştırma yapmalıdır. Yakın zamanda gerçekleştirilen Milletlerarası İşgücü Mevzuatı ve Türkiye Varlık Fonu’nun kurulmasına ilişkin reform çalışmalarının zorunlu mevzuatları ile birlikte etkili olarak uygulamaya konulması: Yabancıların egzersiz izni işlemlerinin kolaylaştırılması ve büyük ölçekli yatırımların finansmanına devlet desteği sağlanması için kurulan Türk Varlık Fonu’nun kurulmasına karşın olarak yakın zamanda çıkarılan kanunlara ilişkin başvuru esasları ile gerekli kurumsal yapıların bir lahza önce uygulamaya geçilmesi.

Yatırım yeri olarak Türkiye ile ilgili algı ve gerçekler arasında fazla kayda değer farklılıklar olduğunu gözlemliyoruz. Hükümete, milletlerarası iş dünyasının tüm kesimleri ile irtibat kanallarını daha etkin bir şekilde kullanmasını öğüt ediyoruz. YDK, laf konusu kavrama farklılığının giderilmesi için, Hükümetle birlikte çalışmayı vaat etmektedir. Bizler, hükümetin her alanda reform yapma yolundaki aralıksız kararlılığını destekliyor, yatırım ortamına ilişkin kayda değer başarıları tasdik ediyoruz. Öncelikli politikaların uygulamasında sağlanacak gelişmelerin yatırım yeri olarak Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü güçlendireceğine inanıyoruz. Bahse konu hususlara ilişkin gelişmeleri izlemeyi ve gelecek YDK toplantısında her yerde bir araya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.”

BENZER HABERLER

Burçlar Nuray Sayari 24 Ağustos 2019 Cumartesi Günlük Burç Yorumları – Astroloji

Günlük Burç Yorumları,Koç Burcu Yorumu Günlük Burç Yorumları,Boğa Burcu Yorumu Günlük Burç Yorumları,İkizler Burcu Yorumu Günlük Burç Yorumları,Yengeç Burcu Yorumu Günlük Burç...

Sevgiliye Söylenecek En Güzel Aşk Sözleri

Sevgilinize söylenecek en anlamlı en güzel aşk ve sevgi sözlerini haberimizde topladık. Geçmişten günümüze kadar değişmeyen temel duyguların başında sevgi vardır. Sevginin birçok şekli ile...

Zona Hastalığı Nedir? Zona Nasıl Anlaşılır? Zona Belirtileri

Son dönemlerde dermatolojik hastalıkların artması ile birlikte Zona hastalığı da ön plana çıkmaya başladı. Deri hastalıklarından en fazla görülen fakat olağan bir...

Burçlar Nuray Sayari 23 Ağustos 2019 Cuma Günlük Burç Yorumları – Astroloji

Günlük Burç Yorumları,Koç Burcu Yorumu Günlük Burç Yorumları,Boğa Burcu Yorumu Günlük Burç Yorumları,İkizler Burcu Yorumu Günlük Burç Yorumları,Yengeç Burcu Yorumu Günlük Burç...

Burçlar Nuray Sayari 22 Ağustos 2019 Perşembe Günlük Burç Yorumları – Astroloji

Günlük Burç Yorumları,Koç Burcu Yorumu Günlük Burç Yorumları,Boğa Burcu Yorumu Günlük Burç Yorumları,İkizler Burcu Yorumu Günlük Burç Yorumları,Yengeç Burcu Yorumu Günlük Burç...