Kılıçdaroğlu’ndan Bylock iddiası

    0
    9

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Habertürk TV’de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin direktifler yaptı. Kılıçdaroğlu, “Türkiye’yi ateşe atmak istiyorlarsa, siyaseten de bölünme noktasına taşımak istiyorlarsa ‘evet’ oyu verebilirler. Türkiye’nin bölünmesi laf konusu olabilir. Siyasal yapı adamakıllı değişecek. Sorun Türkiye’nin bekaası sorunudur” dedi.

    Siyasilerin Bylock kullandığı üzerine iddialar ortaya atan CHP lideri, “Bunlar uçaklarla Pensilvanya’ya hacca gider gibi gitmiyor muydu? Onlar konuşuyordu. Bylock kullananların çözülen isimleri seçilerek söyleniyor. Kontrollü. Savcılığa bu kişilerin isimleri bildirilmiyor. Programı bağımsız bir kuruluş incelesin. CHP içinde 1 birey için söylendi, araştırıldı çıkmadı” diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının satırbaşları şöyle:

    “GÜÇLERİN BİRLEŞMESİNE KARŞIYIZ”

    Bir ülkenin sistemini o ülkenin kültürü, tarihi belirler. Türkiye’de gerçek anlamda sağlıklı işleyen bir demokrasi istiyorsak, o vakit sorun kalmaz. ABD’nin yaşadığı tarihsel koşulları içerisinde başkanlık sistemi var. Başkan en çelimsiz halkadır. Almanya’da da eyaletler var. Parlamenter sistem içinde gayet güzel gidiyor. Öteki ülkelerde de tek adam rejimine dayalı sistemler. Biz parlamenter sistemi kurduk, ne şikayetimiz var? ‘Bununla istediğimiz tarzda yasaları çıkaramıyoruz.’ ‘Yasama, hak benim için ayakbağıdır diyor’ Cumhurbaşkanı. Yani güçlerin ayrılığı yok, güçlerin birleşmesi. Sağlıklı işleyen demokrasilerde güçler ayrılığı vardır. Bütün yetkiler bende olsun dersen, biz buna karşıyız. Binali Yıldırım neden başkanlık istediğini bir anlatsın.

    TERCIH BARAJI YÜZDE 1’E DÜŞÜRÜLMELİ

    12 Eylül döneminde çıkan yasaları bütün demokrasi bağlamında ele alıp düzenlememiz gerekiyor. Yüzde 10 tercih barajı var, dünyada örneği değil. Asker yüzde 10 tercih barajını HDP Meclis’e girmesin diye yaptı. Hemen HDP giriyor. Ama öteki partiler giremiyor. Milli irade diyorsanız, buna müsade vermeniz gerekiyor. Yüzde 1 oy alan partinin genel başkanı parlamentoya gelsin. Parlamenter sisteme darbe vuran birinci nokta budur. İkincisi darbe döneminde meydana çıkan yasalar. Sayın Davutoğlu beni ziyaret ettiğinde şu örneği verdim: ‘Basın hürdür.’ Basın acilen hür mü? Anayasa böyle diyor da basın üzerindeki zorlama nereden kaynaklanıyor, 12 Eylül döneminde çıkan yasalardan kaynaklanıyor.

    “MİLLETVEKİLİ SEÇİMİNDE ÖNSEÇİM ŞARTI GETİRİLMELİ”

    TBMM Başkanı’na bir mektup yazdık. Biz kendi görüşlerimizi aktardım. Anayasa değişikliği evet ve Türkiye’nin tam demokrasiye ihtiyacı vardır, diye. Lider sultasının kalkmadığı bir yerde parlamento, milletvekilleri bağımsızlık iradelerini kullanamıyorlar. Milletvekillerinin bağımsızlık iradelerini yerine getirmesi için önseçim getirilmeli. Türkiye’deki tüm STK’ları davet ettik, Ankara’da dinç bir parlamenter sistem için neler yapılmalıdır diye 16 maddede anlattık. Bizim dek açık ve net bu konuya yakında olacak olan ikinci bir parti değil.

    “FİİLİ DURUM HANGİ SORUNU ÇÖZDÜ?”

    Sayın Bahçeli, güçlü bir parlamenter sistem için ne öngörüyor? Bugün yapılan hükümet açıklaması var, parlamentoya gelecek maddeler 60 ila 100 aralarında olacakmış. Nedir bunlar? Bu siyasi irade ve halkı kandırmaya karşın adımdır. Bunları hükümet hazırlamıyor, Saray’da hazırlanıyor. Bir hükümetin iradesi olmazsa olmaz. Sayın Bahçeli ‘Fiili bir şart var’ diyor. Fiili durum nedir, şu an başkanlık sistemini yaşıyoruz demektir. Bu şart hangi sorunu çözdü? Bütün aksine Türkiye sorunlar yumağının içine itildi. Sorumsuzluğu tüzük ile teminat altına gücenmiş bir kişi, başbakanın görevlerini kullanıyorsa, o başbakan nasıl oturabiliyor o koltukta? Demokrasiyi sindiremeyenler kendilerine özel rejim istiyorlar.

    “ERDOĞAN TARAFSIZLIĞINI BOZMADIĞI DÖNEMDE ELEŞTİRMEDİK”

    Bizim Erdoğan’la bir sorunumuz yok. Halkın oylarıyla seçilmiştir, tarafsızlığını bozmadığı sürece tenkit almamıştır. Tarafsızlığını bozunca eleştirdik. Sen Tüzük’da yemin ettin. Ettiği yemine vefalı kalmaması son derece güvenli olmayan bir durumdur. Hukuka örnek olması gereken Sayın Cumhurbaşkanı’dır. Bizim muhatabımız Sayın Başbakan. Bizim muhatabımız Başbakan’dır. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanı’nın sorumsuzluğu esastır. O makam sadece bir partiyi temsilcilik etmiyor.

    “BAHÇELİ’NİN NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜ ANLAYAMADIK”

    Türkiye’nin bu değin sorunu varken, başkanlık sistemi tartışmaları ötelenmişken, bunun yeniden getirilmesini anlamış değilim. Önümüzdeki süreç için de Sayın Bahçeli daha detaylı data verebilir. Sayın Bahçeli’nin ne düşündüğünü bilmiyoruz. Şu aşamada Bahçeli ile görüşmemiz olmayacak.

    “SORUN TÜRKİYE’NİN BEKAA SORUNUDUR”

    Türkiye’yi ateşe atmak istiyorlarsa, siyaseten de ayrılma noktasına taşımak istiyorlarsa “evet” oyu verebilirler. Türkiye’nin bölünmesi laf konusu olabilir. Siyasal yapı iyice değişecek. Sorun Türkiye’nin bekaası sorunudur. Sayın Bahçeli de Türkiye’nin bekaasını benim değin savunuyordur. Yarın bir birey başkan olup, ‘Bu bölgeyi size veriyorum’ dese ne olacak? Biz Türkiye’nin birliğini ve bütünlüğünü düşünüyoruz. Bizim rejim sorunumuz değil.

    REFERANDUMA GİDİLİRSE…

    Ahali bu ülkenin birliğini, bütünlüğünü, geleceğini düşünmez mi? Türkiye’nin geleceğini önemseyen herkes oturup düşünmeli. Halk iç savaştan mı yahut barıştan mı yana? Hemen başkanlık sistemi, neden, muhalefet olmasın. Dünyada böyle bir sistem yoktur.

    Biz her koşulda seçime hazırız. kimsesiz iktidarken neden seçime gidiyorsun? İçlerindeki Bylockçuları elemek için. Haziran’dan daha sonra bir koalisyon ortamı çıkmıştı, o dönemi anlarım. Şu Anda, tek başına iktidarlar ve ‘Biz Türkiye’yi yönetemiyoruz’ diyorlar. 550 milletvekili çıkarsalar bile Türkiye’yi yönetemezler. Çünkü yönetme erkini kaybetmişlerdir. Kendi içlerinde de önemli sorunlar var. FETÖ’cü olan, olmayan var. Bir Cumhurbaşkanı milletin yarısına nasıl hain der. Bir Cumhurbaşkanı konuşurken kelimeleri dikkatle seçer.

    Darbe ile ilk elden ilişkisi olmayan kişilere yönelik yaptırımları mağduriyet kabul ederiz. Mağdur sayısı 1 milyonu aşkın. Bir KHK çıkarıyorsunuz, 10 binlerce kamu görevlisinin işine son veriyorsunuz. Kesin Olmama üzerine hukuk oluşturulmaz. Idare suçluyu belirlemez, hukuk karar verir. Bu süreçte kolektif kabahat yaratıldı. Bir kişi suçluysa, bütün aileyi suçluyorsunuz. Suratli bir şekilde bu Meclis’i kim bombaladıysa, Akıncı Üssü’nde kim direktifler verdiyse yakalayın, yargılayın ve bu işi bitirin. Er ve erbaşlar ne yaptı, emre uydular. Öğrenciyi, eri, erbaşı hapse atıyorsunuz. Hapse atacağın adam o talimatı veren adam. Bu ayrımı bilmiyorsanız siz devleti kinle, öfkeyle yönetiyorsunuz demektir. Şimdi bana mağdur edebiyatı yapma. Ben zalimi mi savunacağım, mazlumu mu?

    17-25 ARALIK

    17-25’te FETÖ’nün elinde silah mı vardı? Niye 17-25? Rıza Sarraf, kundura kutularında paralar, bakan çocuklarının evlerinde para kasaları, 700 bin liralık kol saati vardı. Kendi yolsuzluklarını örtme çabası içindeler. Hilmi Özkök yorumlama yaptı, ‘Biz hükümeti uyardık’ diye. Devlet uyarıyor, raporları var, ‘Yapmayın’ diyor. Hiçbir önlem alınmıyor, tam tersi yapılıyor. Fatura ere, erbaşa, hakime, savcıya, akademisyene çıkıyor. Uzlaşma bildirisini imzalayanlar niye üniversiteden atıldı bunların FETÖ ile ne ilgisi var? Merkez Bankası’nın bastığı paranın üzerine Türkçe Olimpiyatları’nı çıkaran da sizsiniz. Paralel sözcüğü doğrudur. Biri Fethullah Gülen, diğeri Erdoğan.

    BYLOCK KULLANAN VEKİLLER

    Elbette var. Bunlar uçaklarla Pensilvanya’ya hacca gider gibi gitmiyor muydu? Onlar konuşuyordu. Bylock kullananların çözülen isimleri seçilerek söyleniyor. Kontrollü. Savcılığa bu kişilerin isimleri bildirilmiyor. Programı egemen bir kuruluş incelesin. CHP içinde 1 birey için söylendi, araştırıldı çıkmadı.

    ADIL ÖKSÜZ’Ü ARAMA ÇALIŞMALARI

    Adaletli Yetim bayağı bir insan yok. Öksüz’ün gözaltı sırasında kelepçelenmediğini öğrendim. Yetim yakalandığında Akıncılar Üssü’ndeymiş. Bir pilotun açıklaması, ‘Biz talimatı Adaletli Yetim’den alıyoruz’ diyor. ‘Arsa almaya geldik’ diyen iki kişi tutuklanıyor. Ama Adil Öksüz’ün dosyaları boşaltılıyor ve özgür bırakılıyor. MIT ‘Bizim elemanımız değil’ diye yorumlama yapıyor zaten açıklamaz. Adil Yetim bu vesileyle GPS cihazının götürmesin müsade verildi. Bu cihazı Türkiye’ye kim ithal etmiştir? Oradaki herkesi tutukluyorsun fakat Adaletli Kimsesiz’ü serbest bırakıyorsun.

    Türkiye bilinerek ve bilinçli bir şekilde darbe ortamına hazırlanmıştır. Mehmet Dişli TSK’da görevini tamamlamadan Genelkurmay Merkez’e getirilmiştir, siyasi iradeyle. Daha Sonra terfi eder ve kıtaya gitmesi lüzumlu, sırf karargahta kalsın diye o dairede tutulur. Mehmet Dişli’yi Genelkurmay karargahında tutan irade, darbeye ortam hazırlayan siyasi iradedir. Darbe yargılamalarının televizyondan canlı verilmesi lüzumlu. Mağdurlar var, mağdurları ardına kadar savunacağım.

    GÜLEN’İN İADESİ

    İade edilmesi lazım. 180’e yakın dosya gönderilmiş. Bu kadar dosya göndermek ‘İade etmeyin’ anlamına kazanç. Darbe ile ilgili dosyalarını alır iadesini istersin. Çünkü böylece dosyanın önce çeviri edilmesi lazım vs. uzun bir işlem. ABD bir de hukuk devleti. Türkiye’de bir hakime telefon açarsanız karar verir. Türkiye’de hak bağımsızlığı yok. Gülen bir kere kendi iradesiyle Türkiye’ye gelmesi lüzumlu. Masum olduğuna inanıyorsa ‘Gelin beni yargılayın’ der.

    KIŞANAK VE ANLI’NIN GÖZALTINA ALINMASI

    Bir seçimle gelenin seçimle gitmesi demokasi kuralıdır. Seçimle gelenler hukukle verilen görevi yapmaları gerekir.

    29 EKİM KUTLAMALARI

    Atatürkçü Düşünce Derneği’nin düzenlediği resepsiyona katılacağım.