‘İslami finansın payının yüzde 15’lere ulaşmasını hedefliyoruz’

    0
    24

    Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Hasan Kalyoncu Üniversitesinde (HKÜ) düzenlenen “İslami Muhasebe ve Finans Konferansı“nın açılışında, İslami finansın yeni bir bölge olduğunu söyledi.

    Geçen sene G20 başkanlıkları döneminde konunun gündeme getirildiğini anımsatan Şimşek, bu alanda yapılacak fazla egzersiz olduğunu söyledi.

    İslami finans alanının tez büyüdüğünü, hükümetin bu konuda kayda değer hedefleri bulunduğunu dile getiren Şimşek, manâlı destekler sağlayarak bu alanı geliştirmeyi arzuladıklarını kaydetti.

    Kısa zamanda İslami finans sisteminin gelişme hızının artacağına inandığını ifade eden Yıldırım, “Kuytu anlamda katılım bankacılığı olarak nitelendirilen İslami finans, şu an Türkiye’de yüzde 5’lik pazar payına sahip. 2023 yılında minimum bu payın yüzde 15’lere ulaşmasının hedefliyoruz. Sektörün tüm konularına çalıştık ve görevlendirmeler yaptık. Türkiye’yi İslami finans alanında kayda değer bir merkez haline getirmek istiyoruz. O yüzden bugün yapılan akademik incelemeler da fazla önemlidir.” şeklinde konuştu.

    Devlet olarak katılım bankalarının yaygınlaşmasını istediklerini anlatan Şimşek, sadece özel bankaların değil kamu bankalarının da bu alanda daha fazla hizmet geliştirmesi gerektiğini kaydetti.

    “Dünyanın İslami finansa, hoşgörüye ihtiyacı var”

    Yakın dönemde ABD’nin yanı sıra İtalya, Almanya ve Fransa gibi çoğu Avrupa ülkesinde seçimlerin olacağını andıran Şimşek, bu seçimlerin ve öncesinin iyi izlenmesi gerektiğini söyledi.

    Genel anlamda aşırı sağın zemin kazandığını dile getiren Şimşek, “Merkez zemin kaybediyor. İslam ve göçmen karşıtı, küreselleşmeyle ticaretin serbestleşmesine yönelik ciddi tepkiler var. Bir Takım yerlerde aşırı sol, bazı yerlerde fazla sağ yükseliyor. Bugün dünyanın karşı karşıya olduğu sorunlardan bir adam başına gelir dağılımındaki adaletsizliktir. Yani dünya az da olsa büyüyor lakin bunun paylaşımında adaletsizlikler var. Dünyadaki 62 kişinin serveti 3,62 milyar kişinin servetine bedeldir. Dünya nüfusu yaşlanıyor. Peki böyle bir dünyanın neye ihtiyacı var? İslami finansa, hoşgörüye ihtiyacı var. Birlikte yaşamaya kültürüne ihtiyacı var. İslami finans da aç gözlülük kısmen törpüleniyor. Çünkü kar zarar ortaklığı var. Örneğin borç meselesi biraz daha yönetilebilir hale geliyor. Fiilen İslamın temellerinden birisi adalettir. Paylaşım ve zekat da oradan geliyor. Mal mülke görüntü açısının değişmesi sorunların büyük çoğunu idare edilir ışık halkası getiriyor.”

    Dünyanın çoğu sorununa çözüm üretilebileceğini, bunun da reform ve felsefe anlamında ayrı bakış açılarıyla gerçekleştirilebileceğini bildiren Şimşek, şöyle devam etti:

    “Ama gelin görün oysa İslam dünyası, büyük resimde en acınacak halde bölgeyi oluşturuyor. Ortadoğu’nun haline bakın, ırksa ve mezhep eksenli çatışmalar almış başını gitmiş. Oysaki bu bölgelerin daha fazla demokrasi, yargı ve özgürlüğe, daha toleranslı topluma ihtiyacı var. Bunlar beraberinde kararlılık, rahatlık ve kolaylık getirir. Bizim ülke olarak yakın coğrafyadaki gelişmelere görüntü açımız bu. Sorunları ağız dalaşı ederek yok, kardeşlik hukukuyla daha çok özgürlük ekseninde çözebiliriz. Bunları çözersek mezhep eksenli yeni yeni ufak devletçikler yerine, ebediyen sürecek çatışmalar yerine, bütün bölgede çok eskiden AB’nin başardığı gibi uzlaşma ve kolaylık havzası oluşur. Bu noktada da tekrar inancımızın temellerine gitmemiz gerekir.”

    Kerem Kocalar