FETÖ mağduru albaya 1 milyon lira tazminat

    0
    7

    Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın birincil duruşmasına, Zorlubaş ile avukatı İhsan Nuri Tezel katıldı.

    Zorlubaş, görevi başındayken bir gecede “Vatan haini, bayan satıcısı, şantajcı” gibi çoğu suçlamayla aleyhinde karşıya kaldığını belirterek, “Bana bunu yapanların FETÖ terör örgütünden olduğu anlaşıldı. En başından itibaren evimi aramaya gelen savcının ve basının pek fazla iğneleyici hitaplarına maruz kaldık. Keza fiziki ve manevi acılar çektik. Bu sebeple kan basıncı hastası oldum. Bu yaşadıklarım ve haksız tutuklama sebebiyle dilekçemde belirtildiği gibi 3 milyon lira tazminat istek ediyoruz.” dedi.

    Avukatı Tezel ise müvekkilinin diğer 56 sanıkla hükümlü edildikleri söz konusu davanın soruşturmasında atama alan polis müdürleri ve daha alçak aşama personelin, FETÖ üyesi, sahte deliller ürettikleri için haklarında davalar açılan, meslekten atılan ve tutuklanan kolluk görevlileri olduğunu açıklama ederek, bu çerçevede tazminat taleplerinin bulunduğunu söyledi.

    Mahkeme heyeti, 1 milyon lira manevi tazminatın, haksız gözaltı tarihinden itibaren işleyecek hukuki faiziyle sanık Hazine’den alınarak davacıya verilmesine karar verdi.

    – Sahte CD yüzünden suç oluşturan almış

    Duruşma tutanağında bulunan bilgilere tarafından, İstanbul 13. Ağır Suç Oluşturan Mahkemesi, 25 Ekim 2010’da, Ankara’da Genelkurmay Başkanlığında atama yapan Deniz Kıdemli Albay Tamer Zorlubaş hakkında arama, el atama ve tahlil kararı vermiş, gözaltına alınan, konut ve iş yerlerinde arama yapılan Zorlubaş, 28 Ekim’de söz konusu mahkemece tutuklanmıştı.

    Zorlubaş hakkında 9 Şubat 2011’de hazırlanan iddianamede, “kabahat örgütü yöneticisi edinmek, askeri casusluk, devletin güvenliğine ilişkin bilgi/evrak tedarik etmek, yasaklanan belgeleri tedarik etmek, fuhuş, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, kişisel verileri kayda geçirmek, verileri hukuka tutarsız olarak atamak” suçlarından suç oluşturan istek edilmişti. O dönemde özel yetkili İstanbul 11. Ağır Canice Mahkemesinde 56 sanıkla yapılan yargılama sonucunda Zorlubaş, 7 sene 11 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

    Yargıtay 9. Suç Oluşturan Dairesi de Zorlubaş’a bahşedilen “devletin güvenliğine ilişkin data/belge temin etmek” suçundan verilen 4 yıl 2 ay ile “bireysel verileri kayda geçirmek, verileri hukuka tutarsız olarak belirlemek” suçundan verilen 1 sene 3 aylık cezaları onadı, “kabahat örgütü üyesi elde etmek” suçundan aldığı 2 yıl 6 ay cezayı ise usulden bozmuştu.

    Tüzük Mahkemesi ise “hakkında hükümlülük onaylanmış tüm sanıkların savunma hakkının kısıtlandığı, şahitlerin dinlenmediği ve sadece dijital delillerle yargılama yapılamayacağından bahisle, kişi hürriyeti ve güvenliği zarfında Tüzük’nın 19. maddesinin 8. fıkrasının ihlal edildiğine, gereğinin yapılması ve başvurucunun terhis talebi hakkında karar verilmesi”ne karar vermişti. Bunun üzerine İstanbul Anadolu 5. Ağır Suç Oluşturan Mahkemesi, hakkındaki infazın durdurularak, Zorlubaş’ın tekrar yargılanmasını kararlaştırmıştı.

    Zorlubaş’ın sahte olarak üretildiği ortaya meydana çıkan bir CD içinde kurgulanmış yazılı dijital evraklar yüzünden yargılandığı belirlenerek, bütün suçlardan ayrı ayrı beraatına karar verilmişti.

    Cezaevinde, 1 yıl 9 ay 11 gün kalan ve 2 Ağustos 2012’de tahliye olan Zorlubaş, içinden gelerek emekli olmuştu.

    Mustafa Yılmaz