Askeri lisenin çalınan soruları! Gizli tanığın anlattıkları

    0
    5

    KAYSERİ’de, askeri liselere antre sınavında usulsüzlük yapıldığına ilişkin mahkemece kabul edilen iddianamede garip bilgiler var. FETÖ’ye yönelik soruşturma kapsamında arasında iş adamları Hacı, Memduh ve Şükrü Boydak, Hamdi Kınaş ve Halit Gazezoğlu, eski ÖSYM Başkanı Ali Demir ile örgütün “il imamı” Sıtkı Baş’ın da bulunduğu 68 davalı hakkında, “Anayasayı ihlal, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini düşürmeye teşebbüs, silahlı terör örgütü yöneticisi ve üyesi elde etmek, devlete ait belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle emniyete suistimal, ÖSYM Kanunu ile Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’a muhalefet” suçlamasıyla dava açılmıştı. Sanıklar hakkında 2014 ve 2015’te açılan dağıtılmış soruşturmalara ait dosyalar da bu dava çatısı altında birleştirildi. ÖRGÜTTE ABİ OLAN ANLATTI Bu kapsamda hazırlanan iddianamede, örgütün öğrenci evinde yaklaşık 1 sene “abilik” yapan Ö.K’nin, 2014’te Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği, 2013 yılı Askeri Liselere Antre Sınavı’nda usulsüzlük yapıldığına ilişkin iddialarının bulunduğu dilekçede yer alıyor. Ö.K’nin dilekçesinde, sorumlusu olduğu 3 öğrenciye 2013 yılı nisan ayındaki sınavdan bir gün önce soru ve cevapların diğer bir “abi” göre verildiğini ve bu sorulardan 80’inin sınavda çıktığını belirttiği açıklama edilen iddianamede, bu kişinin dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Ömer Pekşen’e konuyu anlattığı fakat operasyon yapılmadığının anlaşıldığı kaydedildi.  SORULARI EZBERLETİP KUR’AN’A EL BASTIRILDI
    İddianamede, örgüte ait evde imtihan soru ve cevapları ezberletilen öğrencilerin, bunları kimseye anlatmamaları için de ‘Kur’an-ı Kerim’e el bastırılarak ant ettirildiği, öğrencilere soru ve cevapları ezberleten Mehmet Kocatürk’ün kağıtları daha sonra lavaboda yaktığı bilgisi verildi.  Ö.K’nin sonradan alınan ifadesinde de yaşadıkları nedeniyle cemaatten koptuğunu ama “Selim ve Gökhan” isimli abilerin kendisini ikna ettiğini, baştan cemaat evlerine öğrenci kazandırma çalışmalarına başladığı, ama “kapıcı çocuğu olmasın ezik olur, çok zengin olmasın, diğer bir herhangi bir tarikat mensubu olmasın” gibi kriterler konulduğu için bitmiş cemaatten koptuğunu anlattığı açıklama edildi.  KİTAPÇIKLAR DA YIKIM EDİLMİŞ ÖSYM Başkanlığının bahse konu soruşturmadan 27 Şubat 2014 tarihinde farkında edildiği belirli iddianamede, ÖSYM’nin, talep edilmesine rağmen Kayseri’den 2013 ALS’ye giren öğrencilerin soru kitapçıklarını imha edildiği gerekçesiyle göndermediği, hukuksal sürece girmiş ve kanıt niteliğinde olan 2013 ALS evrakının hem Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının keza de Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının talebine karşın bilerek tahrip edildiğinin ve bu şekilde delillerin değil edildiğinin anlaşıldığı kaydedildi. İddianamede, ÖSYM Başkanlık makamının egzersiz odasının 19 Kasım 2015 günü temizlenmesi sırasında 15 adet Kayseri’de 2013 yılında ALS sınavına giren adaylara ait soru kitapçığı, 16 adet itiraz çözümleme raporu ve 2013 ALS Sosyal Bilimler oturumuna ait 2 sayfalık alıştırma notunun bulunarak kurye vasıtasıyla Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına ulaştırıldığına dikkat çekildi. Imtihan soru ve cevaplarının ezberletildiği ileri sürülen ve şahit olarak ifadesine başvurulan öğrencilerden M.P,  6. sınıftan itibaren babasının arkadaşının tavsiyesiyle cemaate ait öğrenci evlerinde kalmaya başladığını dile getirerek, Ö.K’nin sınava 2 gün kala kendilerini diğer bir eve götürdüğünü, burada tanımadığı 3 kişiden birinin kendisine ve arkadaşlarına 80 sorudan ibaret deneme sınavı vererek ezberlemelerini söylediğini belirtti. Bu kişinin kendilerine askeri liseler sınavında bu soruların çıkacağı söylemediğini kaydeden M.P, kendilerine verilen sorulardan 60’ının tıpkı çıktığını, geriye kalan 20 sorunun da şıklarının yerlerinin değiştirilmiş olduğunu fark ettiğini ancak heyecanlandığı için sınavda başarısız olduğunu anlattı. Soruların bulunduğu fotokopiler kendilerine dağıtılmadan önce Kur’an-ı Kerim’e el bastırılarak, evde olup bitenleri kimseye söylememeleri için ant ettirildiğini belirten M.P, fotokopilerin da sonra kendilerinden geri alındığını aktardı. ŞAŞIRDIĞINIZI SAKIN EMIN ETMEYİN Şahit olarak ifadesi alınan T.F.B adlı öğrenci de kendilerinden sorumlu abilerin kaldıkları eve üzerilerinde bir kolej ve bir dershanenin isimleri yazar 3 broşür getirdiklerini, sınava bir hafta kala bu evden hiç çıkarılmadıklarını, kendilerine yemin ettirilerek soruların ezberletildiğini ve bu soruların benzerlerinin sınavda çıkacağının söylendiğini kaydetti. Nisan 2013’te girdiği sınavda soruların kendisine ezberletilen sorular olduğunu ancak şıkların yerinin değiştirildiğini ayrım ettiğini gösteren T.F.B, ismini “Enes” olarak bildiği kişinin kendilerine kitapçıkların üzerinde oynama yaparak işlem yapmalarını, soruların altını çizmelerini, kitapçığı açtıklarında şaşırdıklarını belli etmemelerini, salonda kamera olduğunu, sınavın sonuna kadar beklemelerini, erken çıkmamalarını, dışarı çıktıklarında geçti dememelerini söyleyerek telkinlerde bulunduğunu, sınav çıkışında baştan sona eve gitmelerinin söylendiğini ifade etti. KUYTU TANIK SİPAHİ’NİN ANLATTIKLARI
    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına “Sipahi” rumuzuyla bakimli tanık olarak açıklama veren birey de cemaat evinde kalan çocuğu ile 2 arkadaşını askeri lise sınavlarına hazırlayan “Selim” kod adlı Sinan Ekin’in, eşinin nüfus cüzdanındaki başı kapalı fotoğrafını değiştirmesini istediğini, oğlunun cemaat dershanesinde kaydının harp akademisi sınavlarında sorun olabileceği için kaydını silerek paravan başka bir dershaneye kayıt yaptırdıklarını söylediğini bildirdi. HEYETTE O KİŞİYİ GÖRÜNCE…
    Yazılı sınavı şampiyon oğlunun mülakat için gittiğinde heyette cemaat evinde tanıştığı bir kişinin de olduğunu gördüğünü anlatan gizli şahit, şu ifadeleri kullandı: “Bu kişi kendisini tanımamam için sinyâl verdi. Bunun üstüne Selim’i arayarak buluşmak istedim. Buluştuğumuz yerde Selim ile 4 kişi daha vardı. Çocuğumun anlattıklarını Selim’e sordum. Bana ‘Bu teşkilatın içine pak insanların girmesi için uğraşıyoruz, bu gayet normaldir” dedi. Buluşma yerine gelen kişiler aralarında görsel ve yazılmış basında adı geçen ’emniyet imamı’ olarak tanıdık Osman Hilmi Özdil de vardı.”  Rahat şahit ifadesinde, örgütün Kayseri emniyetinden sorumlu imamının Haşim Emirdağı, Bando Astsubaylık Okuluna çocuğunu kaydettirmesi konusunda zorlama yapan kişinin ise “il imamı” Sıtkı Baş olduğunu öne sürdü. ÖĞRENCİLERİ OYUNLA TAVLAMIŞLAR İddianamede ifadesine başvurulan S.C ise kendisinin örgütle 2012 yılında Erciyes Üniversitesi Turizm Fakültesinde eğitim gördüğü sırada gittiği Boydak Erkek Öğrenci Yurdu’nda “Selim” kod adlı Sinan Ekin doğruca tanıştığını belirtti. Örgüte ait evlerde yaklaşık 1 sene dek kaldığını anlatan S.C, kendisinin de içerisinde bulunduğu 2012 öğretim yılı dönemindeki yapılanma hakkında şu bilgileri verdi: “Bu inşa ilköğretim ve liselerde bambaşka, üniversitelerde öbür örgütlenmekteydi. Her öğrenci evi birbirinden bağımsızdı ve kendi abisine karşı sorumluydu. Çoğunlukla yapıya yeni dahil olan öğrencilere gizlilik kuralları çerçevesinde kod isim veriliyordu. 6. sınıflar 60’lar olarak adlandırılır bu grup öğrenciler cemaate alışması için yalnızca oyun amaçlı ve sosyal aktivite dahilinde evlere gelmeleri sağlanır. 7. sınıflar 70’ler olarak adlandırılır, bu öğrencilere genellikle askeri disiplin ile davranılır, bunlar ile evde kalan öteki şahısların muhatap olması elbette yasaktır. 8. sınıflar 80’ler olarak adlandırılır. Bunlar ile yalnızca konut abisi ilgilenir, öteki evde kalan kişilerin ya da ev abilerinin ilgilenmesi yasaktır. 7-8 evin bağlı olduğu bölge abisi vardır, bu abinin görevi ise evlerin maddi ihtiyaçlarını karşılamak ve evlere finansman sağlamaktır.” SORU KİTAPÇIKLARI ŞAŞIRTTI İddianamede, ÖSYM Başkanı’nın makam odasındaki temizleme esnasında ele geçirilen soru kitapçıklarının bilirkişi tahlil raporlarına da yer verildi.  Yapılan incelemede, A.A’nın matematik testinde 30 sorudan 28’ini doğru, 2’sini hatalı olarak cevapladığı, dürüst cevapladığı 28 sorunun 16’sında ya sorulan sorunun çözümü ile ilgisi olmayan birtakım matematiksel işlemler yapılarak ya da tanıdık cevaba karşın lakin hakiki çözümle ilgisi olmayan bazı numaradan işlemler yapılarak içten cevabın işaretlendiği görüldüğü belirtildi.  C.H’nin de aynı testte içten olarak cevapladığı 23 sorunun bir çocuğunu hiç operasyon yapmadan işaretlediği ve operasyon yaptığı sorularda ise sonucu bulmaya tatmin edici işlem yapmadan cevaba karşın, hakiki çözümle ilgisi olmayan birtakım işlemlerle içten cevapları işaretlediğinin saptama edildiği açıklama edildi.   M.Ö’nün dürüst olarak cevapladığı 30 sorunun 11’inde, M.U’nun 29 sorunun 11’inde, M.S’nin 27 sorudan 12’sinde, E.F.J’nin 29 sorunun 6’sında, Y.K’nin  27 sorudan 19’unda, A.A’nın 29 sorunun 19’unda, Ş.F.A’nın 26 sorunun 21’inde, S.A’nın 29 sorunun 13’ünde, O.E’nin 27 sorunun 8’inde, S.K’nin 29 sorunun 10’unda, F.C.G’nin 26 sorunun 14’ünde, R.K’nin 20 sorunun 11’inde, M.N.Ö’nün 25 sorunun 13’ünde öteki öğrenciler gibi ya sorulan sorunun çözümü ile ilgisi olmayan birtakım matematiksel işlemler yaparak ya da bilinen cevaba karşın fakat gerçek çözümle ilgisi olmayan bir takım numaradan işlemler yaparak doğru cevabı işaretlediklerinin belirlendiği kaydedildi.