Diyanet’ten FETÖ’cülere yemin fetvası lanetlenmekten…

    0
    27

    15 Temmuz darbe girişiminde 240 kişi şehit düşmesine, 2 bin 191 birey de yaralanmasına neden olan FETÖ üyeleri, “Örgüte girerken ettikleri yemini bozarlarsa çarpılacaklarına inanıyor, lanetlenmekten korkuyorlarmış.” Bazı başsavcılıklar da bunun üzerine Diyanet ’in fetva makamı Din İşleri Yüksek Kurulu ’ndan gösterme istemiş. Bağımsızlık gazetesi yazarı Akif Beki, “İtirafçılara ‘ant’ fetvası mı lazımmış” başlıklı bugünkü yazısına FETÖ’cüler, savcılık ve Diyanet aralarında yaşanan trafiği konu etti.  FETVA VERİLMİŞ Akif Beki’nin aktardıkları şöyle: “… Fetva kurulu, bir yazıyla görüşünü bildirmiş. Örgütün dine tutarsız işler çevirdiği ortaya çıkarsa sadakât yemininin geçerliliğini yitireceğini söylemiş. Hükümsüz kalacağı için de yemine ve örgüte sadakatsizliğin dinen hiçbir sakıncası olmazmış. Bilakis, insanların canına ve malına hasar veren, millete topyekûn musibet taşıyan sonuçlar doğuruyorsa o yeminin derhal bozulması icap edermiş. Yani şuncacık şeyi aklettirmek için Diyanet ’in fetvası gerekiyor. Aralıksız ‘akletmez misiniz, hiç düşünmez misiniz ’ emrine muhatap bir Müslüman için, daha acıklısı olabilir mi? Ama bitmiyor burada… Meğer FETÖ, dahası sigorta cümlesi yerleştirmesin mi ant metnine! ‘Yeminin bozulmayacağına veya bozulsa bile tekrarlanacağına ’ dair bir ibareymiş. İşte bunun da dinen geçersiz olduğuna hükmedip gerekçe ve kanıtlar sunmuş komite. Neresinden tutacağınızı şaşırıyorsunuz. Çünkü muhataplar ne dense yapan kurşun askerler, buradaki mantık açığını kendi başlarına sorgulayıp bulamıyor. Hayretengiz yok mi? Kanlı bir darbe girişimine katılan sanıkların dili bir türlü çözülemiyor. Üzerine gidilince anlaşılıyor ancak bir yemin etmiş dönemiyorlar. FETÖ ’nün içyüzünü anlatacaklar ama şakıyamıyorlar. Çünkü apaçık bir sükunet yemini var, onları tutuyor. Ve savcılar, itirafçı adaylarının içini rahatlatmak için Diyanet ’cilt fetva istiyor. Hayır hayır, savcılara kusur, suç bulmuyorum. Eğer Allah indinde günahkâr sayılmayacaklarına ikna ederlerse sanıkların çözüleceğine inandıkları için bunu yapıyorlar. Diyanet ’e de sözüm yok. Hak makamları bir hususta dini görüş istiyor, onlar da asistan oluyor. Beni hayrete düşüren şu… ‘Kanunsuz emre itaat edilmez ’ terbiyesiyle yetiştirilmiş subaylar, polisler var o sanıklar arasında. ‘Hileli yere bir cana kıyan, tüm insanları öldürmüş gibi olur ’ ayetine iman etmiş kimseler hepsi. Düşünün ama yeminlerini bozarlarsa günaha girmekten, Allah ’ın gazabını üzerlerine çekmekten korkuyorlar. O derece hassaslar, o derece dinlerine düşkün. Fakat gözlerini kırpmadan kalabalıkların üstüne ateş açabiliyor, masumların kanına girebiliyor, insanların başına bomba yağdırabiliyorlar. Benim de aklım, havsalam almıyor bunu. Sahte delil üretirken, düzmece ihbarlarla insanların hayatını karartırken, yalan ve iftiralarla idrak operasyonları yürütürken hiç mi Allah ’tan korkmadılar? Ahirete, mahkeme-i kübraya, büyük hesap gününün geleceğine sahiden inanmış biri, yaptıklarını yapmayı hayalinden bile geçiremezdi. Çatır çatır yaptılar. Yürekleri cız bile etmedi, şeytana ‘kış ’ bile demediler. Fakat yeminlerini çiğnemeye gelince cehennem azabını hatırlıyor, Allah ’ın gayretine dokunma korkuları mı depreşiyor? Size şu kadarını söyleyebilirim. FETÖ ’yle ilgili başından beri beni en fazla sarsan şey, bu çarpıklık oldu. Her seferinde ‘içinde zerre miskal Allah korkusu taşıyan, nasıl böyle acımasızlıklar yapabilir ’ diye kalakaldım. Kendimce Diyanet ’i, yemin fetvasından daha kayda değer bir devir bekliyor. Diyanet ’i ve bütün ilahiyat camiasını… Böyle sakat bir din anlayışı hangi zeminde yeşerdi? Başlıca, sakatlığın kaynağını tespit edip onu çürütmeliler.