Böke: Türk lirası neden değer kaybediyor?

    0
    26

    Böke, CHP Trabzon İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin 15 Temmuz gecesi bir yıkım yaşadığını ve daha da büyük bir felaketin ucundan döndüğünü söyledi.

    Darbe girişimi gecesi, TBMM’de temsil edilen 4 siyasi partinin bir araya geldiğini ve temel mesajı, Türkiye’nin bir darbe karşıtı pozisyon alması ihtiyacı ve darbelerin her yerde etmemesi için Türkiye’nin fazla tez demokrasisinin güçlendirilmesi olan müşterek bildirgeye imza attığını anımsatan Böke, “Ortak bildirgede, bu hain girişimi yapmış olanların mutlaka demokratik ve hukuk çerçevesi içerisinde cezalandırılması gerektiği ve Türkiye’nin böyle felaketler yaşamaması için o bombalar altında demokrasiyi işletmiş olan parlamentoyu kuvvetlendirme sözü verildi.” diye konuştu.

    Böke, siyasi partilerin özellikle de iktidarın, o gün demokrasi için canını vermiş olanlara bir demokrasi borcu olduğunu dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu:

    “Demokrasi borcunun da birincil gerekliliği, bu alçak girişimi kim yapmışsa, kim bu girişimin olmasına imkan yaratacak ortamı hazırlamışsa onların mutlaka sorumluluğunun ortaya çıkartılıp, hukuk çerçevesi içerisinde cezalarının verilmesi gerekliliğidir. Eğer hakiki bir demokrasi yapı edeceksek önce bunu yapmamız gerekiyor.”

    Bu konuda herhangi bir adım atılmadığını savunan Böke, şöyle devam etti:

    “Bize 15 Temmuz’un öğrettiği, demokrasinin daha çok güçlenmesi ihtiyacına karşısında, maalesef iktidar bırakın demokrasiyi güçlendirmeyi, bu darbenin faillerini yakalayıp sorumluları ortaya dahil etmemek için yerleşmiş olan bir komisyonu dahi bu yönde işletmiyor. Fakat bir tane yapılması gereken acele iş var, o da Mecliste bütün siyasi partilerin bir araya gelmiş olduğu darbe komisyonunu hakikatli bir şekilde işletmek, ancak orada ne oldu? O darbe komisyonunun başına Fetullah Tebessüm Eden’e övgüler dizmiş olan bir milletvekili atandı. O darbe komisyonuna samimi olarak geçmişe dair değerlendirmelerini yapmak üzere gelen eski bürokratlar, gazeteciler, askerler, yaptıkları açıklamalardan sonra karşılarında Başbakanı buldular. Başbakan, yapılan açıklamalardan hastalık duyunca, gerçeği dinlemek istemediği için bu suç ortaklığı ortaya çıkmasın diye gerçeği söyleyenleri azarlamaya başladı.”

    Böke, bir başbakana düşen en temel görevin, gerçeğin ortaya çıkartılması, hakiki ortaya çıktıktan sonra tespit edilen sorunların bir çözüme ulaştırılması için iktidar gücünün kullanılması olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

    “Bir başbakana düşen tayin, komisyonların çalışmasını sağlamaktır. Ama şimdi Başbakan komisyonun çalışmasını engelleyici, gerçeği konuşanları korkutma eden tavrı ile AKP-FETÖ kabahat ortaklığını esasında açık açık kabul etmiş oluyor, çünkü endişesi bu suç ortaklığının gerçeklerle birlikte ortaya çıkartılması. Çıkmasın diye çaba gösteriyorlar. O vakit bize düşen ödev de Türkiye’nin yeniden böyle felaketler yaşamaması, darbelerle karşılaşmaması için Türkiye’nin demokrasisinin güçlenmesi için önce bu komisyonun dostça bir şekilde işlemesini sağlamaktır.”

    – “Türk lirası neden değer kaybediyor”

    “Hemen yarı bu iş çözülmüş gibi, Türkiye’nin tüm sorunları baştan gibi, olmayan bir sorun karşımıza çıkartılıyor ve bir Başkanlık tartışması yaratılıyor.” ifadesini kullanan Böke, burada tüm siyasi partilere Türkiye’nin gerçek sorunlarına tedavi üretmek için siyaset yapma görev düştüğünü söyledi.

    Böke, Türkiye’nin reel sorununun Başkanlık olmadığını vurgulayarak, en temel sorunu işsizlik olan Türkiye’nin uzun bir zamandır fakirleştiğini, buna da kötü ekonomi politikalarının yol açtığını savundu.

    Başkanlığın, bir tek adamlık iddiası olduğunu ileri süren Böke, şunları açıklama etti:

    “Bir tek adam iddiasının lafı deha Türkiyeyi fakirleştirmektedir. Bakın hiç apaçık yokken muhalefet partilerinden birinin isteği ile birden Türkiye, Başkanlık tartışmasına girdi. Başkanlığın adının geçtiği hafta, Türk lirası dolar karşısında ciddi bir değerinde kaybına uğradı. Ben bu ülkenin vatandaşı olarak kendi paramın layık kaybetmesinden rahatsız oluyorum. Derhal Başbakan fütursuzca çıktı dedi oysa ‘Herşey de dolara bağlanmaz. Bu dolar iner, çıkar önemli olan kasaların dolması.’ Bizde diyoruz ama o dolar inip çıktığı vakit belki sizin kasanız doluyor lakin vatandaşın cebi eriyor, niçin eriyor biliyor musunuz çünkü vatandaş Türk lirası ile para kazanıyor lakin yaptığı tüm harcamalar dolara bağlı.”

    Böke, geliri değişmeden, hiçbir şey değişmeden sadece bir tek adam iddiası ile Türkiye ekonomisinin istikrarlaştırıldığı için vatandaşın hayatının bugün daha fiyatı yüksek olduğunu savunarak, “Kuruş kuruş zam görüyoruz yakıt pompalarında. Niçin çünkü Türk lirası değer kaybediyor. Türk lirası niçin bedel kaybediyor çünkü başkanlık iddiası ile Türkiye’yi istikrarsızlaştıran bir iktidar var. Bugün vatandaşın cebinin eriyor olması, mutfakta bir yangın olmasının tek müsebbibi var o da bu istikrarsızlığı yaratan tek adam iddiasıdır. O tek adam iddiasını ortaya koyan iktidar da o tek adam iddiasını destekleyen tüm siyasi yapılar da vatandaşın fakirleşmesinin en temel sorumlusudur.” diye konuştu.

    Türkiye’nin temel meselelerini konuşmak, ihtar etmek ve çözüm önerilerini de ısrarla açıklama etmenin görevleri olduğunu dile getiren Böke, “Türkiye genç, harikulade bir coğrafyası olan bir ülke. Yeter fakat bu toprakta rant yok bir gelir görsün, yeter ama insanda oy değil bir yoldaşlık görsün, yeter ama ‘Ben değil önce Türkiye’ desin. Bunu diyen bir iktidar olmadığı, bir tek adamın rüyası için kendini zeka değil etmeyi göze alan bir Başbakan olduğu için Türkiye maalesef bugün ne gencine bir yarın yaratacak hesaplı armoni kurabiliyor ne de bu yeşil doğadan bir üretim yapacak, ekonomik düzeni yapı edebiliyor.” iddiasında bulundu.

    – “Biz galiba MHP’nin bildirmek istediğini MHP’den daha önce anlamışız…”

    Böke, bir gazetecinin, “Başkanlık konusunda MHPye yönelttiğiniz eleştirilere tepki gelmişti ancak MHP içerisindeki muhalif milletvekillerinin, Başkanlık oylamasını muhakkak referanduma götürmeyecekleri yönünde açıklamaları oldu. Bu konudaki düşünceniz nedir?” sorusu üzerine, şu yanıtı verdi:

    “Açık Konuşmak Gerekirse biz galiba MHP’nin bildirmek istediğini MHP’den daha önce anlamışız, çünkü biz kendilerine, parlamenter sistemi kuvvetlendirme mücadelesi verecekleri sözü ile aldıkları oyu hatırlattığımızda onlar da telaşla bize ‘Hayır’ diyeceklerini anlatma ihtiyacı duydular. Geçmişte verdikleri sözü hatırlamış olmalarından hoşnutluk duyarız tabii. Biz diğer partilerin yok, kendimizin ne yapacağını vurgulayalım, biz Türkiye’nin ihtiyacı olanın daha zinde bir parlamenter sistem olduğu gerçeğini, 15 Temmuz’da yaşadığımızı hatırlatmayı önemsiyoruz. Bir tek adam iddiası ekonomik istikrarsızlığı doğuruyor. Bir tek adam iddiası ülkeyi terörle ve savaşla esasında bölüyor zaten. Gerçekte milliyetçiyseniz, gerçekten bu ülkenin bütünlüğüne bir bedel veriyorsanız, fiilen siz ülkenin bekasına dair bir endişe taşıyorsanız o zaman bize düşen tek bir görev var o da her tarafta Türkiye’yi birleştirecek, istikrarsızlığın önüne geçecek parlamenter demokrasiyi güçlendirmektir. Bu sözü vermiş olan tüm siyasi partilerin de bu Türkiye bekası sorununu gözeterek siyasetlerini yürütmelerinin önemli olduğunu düşünüyoruz.”

    Bir gazetecinin “Mecliste Başkanlık referanduma götürüldüğünde 330 oyu aşacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna Böke, “Başkanlığın cebini yaktığını gördüğü sürece, bu Başkanlık iddiasının vatandaşın işsizliği anlamına geldiğini gördüğü sürece zaten bu Başkanlığı yurttaş istemiyor. Dolayısıyla tartışacak bir mevzu olmadığını düşünüyoruz.” sözleriyle cevapladı.

    – “Bir kahkaha atayım isterseniz, orada bırakayım”

    Böke, bir gazetecinin, “Başbakan, FETÖ’nün kendi iktidarlarından önce palazlandığını, bu konuda kendilerinin bir sorumluluğu olmadığını, parti yönetiminde bir cemaatçi, FETÖ’cünün bulunmadığını söyledi. Bu konudaki görüşünüz nedir?” sorusu üzerine şunları kaydetti:

    “Bir kahkaha atayım isterseniz, orada bırakayım. Başbakan neşelendirici ve sohbeti hoş bir insan ama bizim Başbakandan beklediğimiz biraz ağırbaşlılık. FETÖ her yere girmiş. Okullarda var, hak saraylarında var, emniyette var, askerde var fakat ne hikmetse siyasette değil, AKP’de de hiç olmadığı söyleniyor. Şimdi bu fakat gülünerek karşılanabilir. Şu gerçeği de anımsatmak gerekiyor 2004’te MGK’nın yaptığı bir dikkat var, kendi imzaları var onun için gülüyoruz zaten. Çünkü kendi imzasını hiçe sayan, kendini ciddiye almayan bir Başbakanlık var. Biz o imzaları ciddiye alıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nde 2004’te, AKP iktidarken Gülen cemaatinin yapılanmasının devleti fethetmek için uğraş sarfettiği uyarısı o iktidarın bilgisi kapsamında, kendi imzasıyla kağıda dökülmüş zaten. 2004’ten beri bunu görmezden gelenlerin, bugün gelip siyaseti aklamaya, bilhassa kendisini aklamaya çalışması gülmenin çok ötesinde fazla sert bir cevabı adalet ediyor esasında fakat ben nezaketimi koruyacağım.”

    öte yandan CHP Parti Meclisi Üyesi İdris Akyüz’ün de katıldığı toplantıda, CHP Trabzon İl Başkanı Turgay Güngör’ün Böke’yi konuşmaya daveti sırasında, “CHP Genel Başkanımız burada” demesi üzerine bir takım partililer, “Genel Başkan yaptın, durun bakalım. Biz Genel Başkanımızdan memnunuz.” dedi.

    Bunun üstüne Böke ise “Biz de fazla memnunuz. Öyle bir sorunumuz yok yani.” ifadesini kullandı.

    Tuğba Asistan