Ata AKDOĞAN-SEK
Lütfü BULUT
Eyüp KARGA
Doc.Dr.Murat GÖKALP
Muhlis POLAT
Ahmet HAKAN
Hıncal ULUÇ
Bekir COŞKUN
Yılmaz ÖZDİL
Ertuğrul ÖZKÖK
Bayram ÇİĞDEM
TANRI NIN ADRESİNİ BULAMAMIŞLAR!
İNEĞE TECAVÜZE PARA CEZASI
BİR SUDAN DAHA FAYDALI NE VAR?
ABDÜRRAHİM ATATÜRK ÜN OĞLU MU?
ÇAPAN DAN CEZAEVİNDEN MEKTUP VAR
BEKLENEN MEHDİ OBAMA DIR!
KOPAN DUDAĞIMI ÇÖPTEN ÇIKARDIM!




Haberkenti
Arama    
 
K. Adı
Şifre
 

  » YENİ BİR PARTİYE İHTİYAÇ (14.03.2010)
VAR
YOK

Merhaba suan sitemizde online olan 244 kisiden birisiniz...
 
ÖLÜMÜN ADI; 'UYUŞTURUCU'    
 

 

Zoraki Ölüm, Uyuşturucu

 

Eroin, kokain ve esrarın yanısıra sentetik uyuşturucu olarak nitelendirilen captagon ve extacy, özellikle 16-45 yaş grubunu ölümle tehdid ediyor. Kullanıcıları kendisine köle yaptığı için toplumla ilişkisini olumsuz yönde etkileyerek akli ve fiziksel yapıda ciddi problemler doğuran uyuşturucu maddelerinin, insanlık tarihi kadar eski bir geçmişi var. Amerika’da ‘koka’, Asya’da ‘haşhaş’, Afrika ve diğer dünya ülkelerinde ‘kenevir’ bitkisinden imal edilen uyuşturucu maddeleri ve bu maddelerden teknolojik olarak elde edilen captagon ve extacy; yetkililerin deyimiyle bağımlı sayısı arttıkça rant kapısı haline geliyor.

 

 Tüm dünya ülkelerindeki narkotik birimleri, uyuşturucuya karşı yoğun bir mücadele veriyor. Buna rağmen insanlığı, özellikle gençleri tehdidi altında tutmaya devam ettiğini söyleyen İstanbul Narkotik Şube Müdürlüğü yetkilileri, uyuşturucu maddelere talep olduğu sürece organizasyonlar çökertilse bile bu yüksek kar marjına sahip olmak isteyen yeni organizasyonların türeyeceğini  ifade ediyor.

 

Ülkemizde uyuşturucu trafiği nasıl işliyor

 

Türkiye, kıtalararası üstlendiği köprü vazifesiyle ne yazık ki uyuşturucu ticaretine de geçit oluyor. Batıda eroin tüketim bölgeleri, doğuda ise eroin üretim bölgelerinin bulunduğu yurdumuz; captagon ve extacy nin üretim bölgesi olan Avrupa ülkelerinden, bu kez tüketici  konumunda bulunan doğu ülkeleri arasında kalıyor.

 

Güneybatı Asya ülkelerinde üretilen haşhaştan elde edilen eroin maddesinin; İran üzerinden topraklarımızdan geçerek Bulgaristan- Romanya- Macaristan ve Avusturya’ya ya da; Türkiye ve Yunanistan kanalıyla deniz üzerinden İtalya’ya geçirildiğini ifade eden narkotik yetkilileri,  Balkan Rotası diye adlandırdıkları bu güzergahta afyon ve türevlerinin doğudan batıya, kimyasal maddelerin ve sentetik uyuşturucuların ise batıdan doğuya kaçakçılığının söz konusu olup, Türkiye’nin çift yönlü bir akıma maruz kaldığını belirtiyorlar.

 

Türkiye üzerinden geçen bir diğer yol da; Kuzey Karadeniz Rotası… Kuzey Yolu; Afganistan’dan başlıyor, Orta Asya Cumhuriyetleri’ni geçerek Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya ve Polonya üzerinden Batı Avrupa pazarlarına; Güney yolu ise Afganistan’dan iran’a, oradan da kuzeye yönelerek Azerbeycan, Ermenistan, Gürcistan ve Rusya’ya devamında da Batı Avrupa’a uluşıyor.

 

Terör ve Uyuşturucu

 

Tüm dünya ülkelerinin korkulu rüyası haline gelen terörizm ve uyuşturucu madde kullanımı ve kaçakçılığı, binlerce masum insanın ölüme sebebiyet vererek maddi-manevi zararlara neden oluyor. Uyuşturucu ve terör örgütleri arasında karşılıklı menfaate dayanan bir ilişki olduğunu ifade eden narkotik yetkilileri, uyuşturucu kaçakçılarının zaman zaman teröristlerin başvurduğu yöntemlere başvurduklarını söylüyorlar.

 

2002’de adını KADEK olarak değiştiren PKK terör örgütünün uyuşturucu maddelerinin Avrupa’ya sevkiyatında emeğinin büyük olduğunu belirten yetkililer, PKK-KADEK’in hala Avrupa ülkeleri’ndeki uyuşturucu pazarlarında sokak satıcılığını kontrolleri altında tuttuklarını ifade ediyorlar. Bu pazardaki hakimiyetini artırmak isteyen PKK-KADEK terör örgütü, kontrol altında tuttukları kişileri polise ihbar etme gibi tehdidlerle bu alanda çalışmaya zorladıkları polis kayıtlarında yer alıyor…

 

PKK-KADEK, aynı zamanda bir uyuşturucu kaçakçısı!

 

Uluslar arası raporlara göre PKK-KADEK terör örgütü, en köklü uyuşturu kaçakçılarından. Türkiye’de de gerçekleştirilen uyuşturucu madde kaçakçılığı operasyonlarında yakalanan şahısların ifadelerinden, terör örgütleriyle bağlantılı suç kayıtlarından, örgüt ve hücre evlerinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerden ve dökümanlardaki uyuşturucu alışverişinin para kayıtlarından bu terör örgütünün uyuşturucu pazarındaki iddiası gözler önüne seriliyor.

 

Amerika da belgeliyor

 

2000 yılında ABD Uluslar arası Suç Değerlendirmesi Raporu’nda PKK’nın, terörist faaliyetlerine finans sağlamak için Batı Avrupa ve Güneydoğu Anadolu’da eroin kaçakçılığı yaptığı ve Türkiye’ye giren eroinden önemli ölçüde gelir sağlandığı ifade ediliyor. ABD Adalet Bakanlığı’na bağlı Uyuşturucuyla Mücadele Birimi (DEA) Başkanı Asa Hutchinson’un Amerikan Kongresi’nde verdiği bilgilere göre PKK- KADEK’in, Türkiye’nin güneydoğusu ve faaliyet gösterdiği diğer alanlarda uyuşturucu kaçakçılığından komisyon aldığı ve uyuşturucu kaçakçılarını himaye ettiği belirtiliyor.

 

KADEK faaliyet raporu

 

KADEK’ten tonlarca uyuşturucu ele geçirildi

 

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre; 1984 yılından itibaren PKK- KADEK terör örgütüyle bağlantılı toplam 294 uyuşturucu madde kaçakçılığı olayında 688 kişi yakalandı. Bu operasyonlarda 2 ton 916 kg. 409 gr. eroin, 21 ton 340 kg. 104 gr. esrar, 4 ton 297 kg. 714 gr. bazmorfin, 2 ton 125 kg. 258 gr. ve 2 milyon 484 bin üç kök hint keneviri, 22 ton 608 lt. asetik anhidrit, 604 kg. 240 gr. kokain, 277 bin amphetamin tablet, 1 ton 80 kg. sodyum karbonat, 7 kg. 673 gr. afyon sakızı, 19 kg. 238 gr. eroin artığı madde ve 2 adet uyuşturucu imalathanesi ele geçirildi. Bu rakamların 2002 yılı içinde alındığını ifade eden İstanbul Narkotik Şube yetkilileri, daha sonraki yılarda  ele geçirilen uyuşturucu maddelerin ve gözaltına alınan sanıkların belirtilen rakamları yukarı çektiğini belirtiyorlar.

 

 

Müzik kültürü uyuşturucu bağımlılığı yapıyor

 

Gençler arasında hızla yaygınlaşan tekno-müzik, beraberinde uyuşturucu bağımlılığını ve uyarıcı nitelikli hapların kullanımını getiriyor.

 

Merak ve eğlencenin uyuşturucu maddeye başlama açısından büyük rol oynadığını belirten narkotik uzmanları, uyuşturucu ile tanışmanın daha çok, arkadaş grupları aracılığıyla gerçekleştiğini ifade ederken; Türk Gençliği arasında yaygınlaşan müzik kültürü ve tekno-müzik’in uyuşturucu ve uyarıcı nitelikli hapların tüketimini artırdığı söylüyorlar.

 

Narkotik Şube Müdürlüğü’nün istatistiki raporlarına göre; eroin, kokain, esrarın yanısıra sentetik uyuşturucu olarak nitelendirilen captagon ve extacy, özellikle 16-30, 31-45 yaş grubunu ölümle tehdid ediyor.

 

Neden cazip geliyor?

 

Son dokuz yıl içerisinde; uyuşturucu maddelerinden kimyasal labaratuarlarda elde edilen ve özellikle 16-45 yaş grubunu hızla etkisi altına almaya devam eden extacy ve captagon, kullanım kolaylığı sebebiyle gençler arasında cazip hale geliyor. Türk halkının ilaç düşkünü, özellikle de hapçı bir millet olduğunu, en ufak bir baş ağrısında hapların elden ele dolaştığını ifade eden narkotikçiler; herkesin bir şekilde tablet kullanımını doğal karşıladığını belirtiyorlar. Sosyal ve kültürel etkileşimler esnasında extacy ve captagon haplarını temin etme ve saklama kolaylığının bulunduğunu söyleyen narkotik uzmanları, cazip hale gelişinin bir nedeni olarak da tabletlerin şekil ve renk olarak özendirici bir görünüme sahip olmalarına bağlıyorlar. Kişilerin içinde bulundukları gruba dahil olmak istemeleri de bu hapların kullanım sebeblerinden biri olarak gösteriliyor. Zaman zaman cinsel gücü arttırdığı yolundaki iddiaların göz önüne çıkarılması ve kendilerini bu yönde eksik hissedenlerin kullanma eğilimine girmeleri de bağımlılığa neden oluyor…Etkenlerin en önemlisinin toplum bilincinin yeterince oluşmaması; yetersiz aile ve okul eğitimi olduğunu belirten narkotik uzmanları bilhassa anne ve babaların çocuklarına karşı daha ilgili olmalarını söylüyorlar.

 

Erkekler, kadınlara oranla daha fazla uyuşturucu kullanıyor

 

İlk kez 1995 yılında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan anket çalışmasının; 2002 yılında uyuşturucu madde kullanımı suçundan dolayı haklarında yasal işlem yapılan 1574 şahsın rıza yoluyla ortaya çıkarılan anket verilerinde; erkeklerin kadınlara göre daha fazla uyuşturucu kullandığını ortaya çıkardı. Yine aynı şekilde erkekler, uyuşturucu madde suçlarına karışanlar arasında da kadınları geçiyor. 2006 yılının raporlarında da erkekler ön sırada...

 

Evlilik uyuşturuyor

 

Narkotik Şube Müdürlüğü’nün yaptığı anket çalışmasından ortaya çıkan bir diğer sonuç da;  uyuşturucu madde kullanımının evli kişiler üzerinde yoğun olması. Son üç yılda yapılan araştırmada uyuşturucu madde kullanımı bekar, evli, boşanmış ve ayrı yaşıyor olan kişilerde azalma kaydederken; evlilerin sayısı üç yılda da diğer gruplara göre farklılık gösteriyor. Psikiyatrist ve sosyologlara göre medeni durum açısından, bekar olmak çoğu zaman risk teşkil ederken, uyuşturucu madde kullanımında tersi bir durum ortaya çıkıyor. Bu gruba yönelik eğitim faaliyetlerinin arttırılması gerektiğini söyleyen narkotik uzmanları, bunun kullanımın önlenmesi açısından büyük bir önem taşıdığını belirtiyorlar…

 

 

Uyuşturucu madde bağımlıları üzerinde yapılan araştırmada en çok kullanılan maddenin esrar olduğu tespit edildi.

 

Madde kullanıcılar üzerinde yapılan araştırmada, kullanıcıların esrar üzerinde yoğunlaştığını belirten uzmanlar, eroin ve kokain kullanımında ise düşüş gözlemlediklerini belirtiyorlar.

 

Sentetik uyuşturucular

 

Kimya labaratuarlarında, uyuşturucu maddelerinden teknolojik olarak elde edilen extacy ve captagon, uyuşturucu kaçakçılarının narkotikçiler karşısında uğradıkları kayıpları karşılamak için üretime geçtikleri bir rant kapısı. Son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’ de de yaygınlaşmaya başlayan extacy ve captagon sentetikleri, Türkiye’ye Doğu Avrupa’dan giriyor.Özellikle kullanıcı kitlesini Arap Ülkeleri olan Suriye, Ürdün, Lübnan, Kuveyt, ve Suudi Arabistan’dan edinen uyarıcı haplar; cinsel gücü arttırdığı gerekçesiyle büyük rağbet görüyor. Türkiye’den geçen hava ve kara yollarını kullanan uyuşturucu organizasyonları, ürettikleri extacy ve captagonu Arap Ülkeleri’ne taşırken, ülkemizdeki gençleri de bu uyuşturucunun tehdidi altında bırakıyorlar. Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olması münasebetiyle giriş kapısı olarak İstanbul’un kullanıldığını belirten narkotikçiler; bu yüzden ülke genelinde de extacy kullanımının burada yoğunlaştığını belirtiyorlar.

 

Yapılan narkotik operasyonlarında ele geçirilen extacy haplarının çeşitli renkler ve logolar içerdiğini belirten narkotik birimleri; uyuşturucu kaçakçılarının ürettikleri hapların McDonald, Mercedes, kalp, yonca (uğur getireceğine inanılır), Playboy gibi cezbedici görünümleriyle kullanıcılar üzerinde etkili olarak pazarlarını arttırmak amacında olduklarını ifade ediyorlar.

 

LSD ve etkileri

 

Uyuşturucu maddeler konusunda sınır tanımayan zehir tacirleri 1938 yılında İsviçre’de Mısır ve Çavdar küflerinden elde edilen çok güçlü bir toz uyuşturucuyu piyasaya sürerler; ve bu gençliğin yeni zehiri olur…

 

1 gramı insanı çıldırtıyor

 

İstanbul Narkotik Polisi’nin son 5 yıl içinde 3. kez rastgeldiği LSD uyuşturucusunun 1 gramı insanı çıldırtmak için yeterli. Genelilkle Arpa, Buğday, Çavdar ve Mısır üzerinde yaşayan asalak mantarların Labaratuvar ortamında çeşitli alkolidlerin sentezi ile yapılan LSD Sandoz ilaç firması tarafından 1938 yılında İsviçre’nin Basel kentinde üretildi.

 

Avrupa’da çok az rastlanan ve Türkiye’de de ilk defa 1969 yılında rafine edilmemiş halde ele geçirilen bu tehlikeli uyuşturucunun 4/1 gramı insanda halisünasyon görmesi için yeterli.

Bir toplu iğne başı kadar LSD kullanan şahıs kendinden geçerken, bir o kadar daha alınması durumunda, intihar ve cinayete meyilli hale geliyor.  Bu çok zehirli maddenin az alınmasını sağlamak için yeni metotlar kullanan zehir tacirleri, pul ve jelatin gibi maddelerin arkasına LSD’yi sülüsyon halinde yapıştırıyorlar.

 

Ne gibi etkileri var?

 

LSD ilk alındığından itibaren insan kendini  rüya aleminde zannediyor. Bu hali, umursamazlık ve donukluk takip eder ve 10 ile 15 saat devam eder. Bu sırada ağızdan salyalar akar, dil peltekleşir ve her şeye razı olma hali baş gösterir. Bu aldatıcı halin geçmesinden sonra kişide baş dönmesi, göz kararması, bitkinlik, sindirim organlarında bozukluk, kusma, başağrısı ve uykusuzluk başlar. Kişi bu durumdan kurtulmak için tekrar LSD almak ister.

 

 

Uyuşturucuları nasıl gizliyorlar

 

Uyuşturucu organizasyonları, uyuşturucu maddelerini hedef kitleye ulaştırabilmek için yolculuk esnasında onları profesyonelce gizlemek zorundalar. Bunun için araçların gizli bölmelerini, kuryeleri, posta ve koli yöntemini kullanan zehir tacirleri, narkotik polisini bile şaşırtıyor. Özellikle ilk olarak TIR’ ları tercih eden uyuşturucu kaçakçıları, yolcu taşımacılığı yapan araçlarla da uyuşturucu sevkiyatını gerçekleştiriyorlar. Kısa mesafelerde ise küçük otomobilleri kullanıyorlar. Kullandıkları kuryelerde ise akla gelmeyecek yöntemler uygulayan uyuşturucu kaçakçıları; çanta ve valizlerin astarlarının içine gizlenmiş uyuşturcunun yanısıra, taşıyıcının midesi ve bayanlarda da cinsel organında uyuşturucuyu polis engelinden geçirmeye çalışıyorlar. Posta yolunda ise zarfa konulmuş esrardan tutunda nevresim içine sarılmış afyon sakızına kadar akla gelmeyecek yöntemler uygulayan uyuşturucu kaçakçıları, polisin operasyonları sonucunda yine de yakayı ele veriyorlar.

 

 

Özel eğitilmiş polis köpekleri, aman vermiyor

 

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Kontrol Programı, Avrupa Komisyonu ve Türk Polis Teşkilatı’nı Güçlendirme Vakfı tarafından 1997 yılında kurulan Köpek Eğitim Merkezi, uyuşturucu satıcılarının korkulu rüyası haline gelen narkotik köpeklerini yetiştiriyor. Her bir köpeğin kadrolu olarak memur statüsünde yer aldığı eğitim sonrasında narkotik dedektör köpeği, patlayıcı dedektör köpeği,  canlı insan arama köpeği, asayiş devriye köpeği olarak eğitilen branş köpekleri, polis memurlarının sağ kolu haline geliyor.

 

En son 2002 yılı içerisinde dört dönemde olmak üzere Polis Teşkilatı’na 10, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü’ne 5, Jandarma Genel Komutanlığı’na 2 adet olmak üzere 17 tane köpek ve bunların idarecilerine narkotik eğitiminin verildiği Köpek Eğitim Merkezi’nde; yine Polis Teşkilatı için 4, asayiş devriye için 3, TÜBİTAK için de 6 adet olmak üzere toplam 13 tane köpek ve idarecilerine eğitim verildiği öğrenildi.

 

Özel bir ırk

 

Narkotik Şube Müdürlüğü’nün özel olarak üretimini ve geliştirilmesi için programını Tarsus Belediyesi ile birlikte hazırladığı “Tarsus Çatal Burun” cins köpekleri, narkotiğin köpek literatürüne aday olarak gösteriliyor. Dünyada ilk kez bu köpeklere narkotik dedektör köpeği eğitimi verilmeye başlandığını belirten eğitimciler, idarecilerin tüm ihtiyaçlarının karşılanıp, mevcut köpek barınaklarının da dünya standartlarına getirildiğini söylediler. 3 ayda eğitimlerini tamamlayan narkotik köpeklerinden 28 ilde görev yapan 46  kadrolu köpek bulunuyor. 

 

 

 

 ARZU SARI - ÖZEL HABER/ AKİSTANBUL İSTİHBARAT

 
Haberi Ekleyen
: Ak İstanbul Haber Merkezi
Saat
: 16:58:38
Tarih
: 15 Subat 2006
 

 
Bu Araştırma İçin Yapılan Yorumlar
TÜM YORUMLAR
Topam 0 Yorum Yapılmıştır...
 
Diğer Araştırma Başlıkları
FADİME ŞAHİN
ÖLÜMÜN ADI; 'UYUŞTURUCU'
ALBİNO İNSANLAR
HIMBA KADINLARI
İLLUMİNATİ TARİKATI
KURTLAR VADİSİ
TEFECİLİK
FACEBOOK
NOSTRADAMUS
DEFİNECİLİK
Bu Haber 16020 Defa Okunmuştur...
Sakızcıağa Mah. İstanbul Cad.(Eski Adliye binası yanı)No .66 K:1 Bakırköy-İSTANBUL
(0212) 571 92 41 (0212) 572 46 05 (0212) 543 65 39
Bu Site Cemrenet İnternet Hizmetleri Tarafından Hazırlanmıştır...