1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. "Obezite 21. yüzyılın en önemli sağlık sorunu"
"Obezite 21. yüzyılın en önemli sağlık sorunu"

"Obezite 21. yüzyılın en önemli sağlık sorunu"

MEDICANA International İstanbul Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Çipe, obezitenin dünyada bir salgın olarak kabul edildiğini ve Dünya Sağlık...

A+A-

MEDICANA International İstanbul Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Çipe, obezitenin dünyada bir salgın olarak kabul edildiğini ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından 21. yüzyılın en önemli sağlık sorunu olduğunun bildirildiğini belirtti.

HORMON BOZUKLUKLARINA NEDEN OLABİLİYOR

Obezitenin doğurganlığı da etkilediğini söyleyen Doç. Dr. Çipe, obezite sorunu yaşayan kadınların doğurganlığının azaldığını ve obezitenin düşük yapma oranını da arttırdığını belirtti ve şunları açıkladı:

"Hamilelik gerçekleştikten sonra da fazla kilo gebelik sırasında riskleri arttırabilir. Kilo verilmesi hem doğurganlığı hem de sağlıklı bir gebeliğe ulaşma şansını artırır. Obezite üreme sürecini etkileyen anormal hormon bozukluklarına da yol açabilir. Polikistik over sendromu (PCOS) olarak bilinen, düzensiz adet dönemleri, anovülasyon (azalmış ya da durmuş ovülasyon), yüksek erkeklik hormonu düzeyleri ile ilişkili tıbbi durumdur ve obezite ile yakından bağlantılıdır. Obezitenin kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de kısırlıkla ilişkisi var. Fazla yağ, erkek hormonu testosteronun östrojene dönüşmesine neden olur ve bu östrojenler de testislerin uyarılmasını azaltır. Bir erkeğin kilosundaki yaklaşık 10 kiloluk artışın, kısırlık olasılığını yüzde 10 kadar artırabileceğini öne sürmektedir. Bir araştırma fazla kilolu erkeklerin testosteron düzeylerinin, normal kilodaki erkeklerinkinden yüzde 24, obez erkeklerinkinin ise yüzde 26 daha düşük olduğunu göstermiştir. Eşlerde kısırlık sorunu bulunuyorsa, sıklıkla yapay döllenmeye (tüp bebek) başvurulmaktadır. Son zamanlarda yapılan bir araştırma vücut kitle indeksleri 35'ten fazla olan obez kadınların tüp bebek başarı oranlarının, fazla kilolu ya da normal kilolu kadınlara göre daha düşük olduğunu ortaya çıkarmıştır."

DÜŞÜK RİSKİNİ VE ADET DÜZENSİZLİĞİNİ DE ARTTIYOR

Şişmanlığın doğurganlık üzerinde de birçok negatif etkisi olduğunu belirten Dr. Çipe, bu etkileri şöyle sıraladı:

Adet düzensizliği, infertilite (kısırlık) ihtimalinin artışı, infertilite ile ilgili cerrahi girişimlerin artışı, düşük riskinin artışı, yüksek tansiyon riskinin artışı, gebelik sırasında şeker hastalığı riskinin artışı, gebelik sırasında idrar yolu enfeksiyonu riskinin artışı, sezaryenle doğum riskinin artışı, prematür bebek doğurma riskinin ve bebek ölüm riskinin artışı, bebeklerde omurilik ile ilgili gelişim bozuklukları riskinin artışı, fazla kilolu bebek doğurma riskinin artışı, doğum süresinin artışı, doğum sonrası kanama miktarının artışı, doğum sonrasında ciltte dikiş yerlerinde rahim ağzında yara enfeksiyonu, rahim zarında iltihap ve idrar yollarında enfeksiyon riskinin artışı.

Kilo vermenin doğurganlığa da bir sürü faydası olduğunu belirten Dr. Çipe, yüzde 5-10'luk kilo kaybının bile önemli bir oranda yumurtlama ve gebelik şansını arttırdığını açıkladı ve diğer faydalarını şu şekilde sıraladı: "Gebelik sırasında şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kalp hastalığı ile karşılaşma oranı düşer. Ayrıca infertilite sorunu olanların öncelikle sağlıklı bir kiloya ulaşmaları daha önemli. Sonuç olarak obezite, kısırlık ile yakından ilişkili olan önemli bir sağlık sorunudur. Çalışmalar kilo kaybının bu tür hastaların tedavisinde son derece değerli olduğunu, doğurganlığı arttırdığını ve normal seyrinde gebeliklere yol açtığını gösteriyor."

(FOTOĞRAFLI)

DHA

Bu haber toplam 39 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

DİKKAT:Tüm yapılan yorumların yasal sorumluluğu yazan okurumuza aittir. Yorumların yazıldığı İp adresleri saklanmaktadır.